'HDP'nin çıkışı demokrasi cephesine umut verdi'

  • 09:10 21 Haziran 2020
  • Güncel
ANKARA - 15 Haziran’da başlattıkları “Demokrasi Yürüyüşü”nü değerlendiren HDP’liler, yürüyüşle partilerine yönelik tüm saldırıların halk nezdinde bir karşılığının olmadığını görüldüğünü kaydetti. 
 
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), 15 Haziran’da Hakkari ve Edirne’den başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün son etkinliği dün Ankara’da sonuç deklarasyonunun açıklanması ile son buldu. Meclis Parkı’nda bir araya gelen yüzlerce HDP’li, mücadele mesajı verirken, program kapsamında 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne kadar bir dizi eylem ve etkinlik gerçekleştirilmesi planlanıyor. 
 
Demokratik Mücadele Programı kapsamında gerçekleştirilen “Demokrasi Yürüyüşü”nü değerlendiren HDP’liler, yürüyüş boyunca AKP- MHP faşizmine bir kez daha cevap verildiğini kaydetti.
 
‘HDP’ye hem fiziki hem ideolojik saldırılar gerçekleşti’
 
HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, tüm faşizan politikalara ve engellemelere rağmen halkların bir kez daha sesini yükselttiğini kaydetti. Dirayet, “Tüm bu koşullarda ve şartlarda bizimle yürüyen sesini sözünü bu yürüyüşe katan herkese özellikle Colemergli annelere çok çok teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Uzun bir dönemdir partimize yönelik siyasi tasfiye operasyonu gündemde. Gözaltılar, tutuklamalar, sürgünler, siyaset olarak izlendi. Tabi buradan başarı elde edilmedi. Bu yüzden HDP’yi kriminalize eden, fikriyatına ve gücüne yönelik hem fiziki hem ideolojik saldırılar baş gösterdi” dedi.
 
‘Algı operasyonunun halkın nezdinde bir karşılığı olmadığını gördük’
 
Hükümetin, "HDP siyasetinin bu coğrafyanın sorunlarına muhatap olamayacağı" algısı yaratmaya çalıştığını vurgulayan Dirayet, sözlerini şöyle sürdürdü:“ HDP'yi toplum nezdinde muhataplıktan çıkarmaya çalıştılar. Bizler elbette ki bunun bir saldırı siyaseti olduğunun farkındaydık. Ama bu yürüyüşle açığa çıkan fotoğrafta; HDP’ye yönelik oluşturulan algı operasyonu ve  saldırıların, HDP fikriyatını ortadan kaldırma gibi bir algının halkımızın nezdinde bir karşılığı olmadığını gördük. Halkımız tüm bu saldırıların hükümetin konseptinin ve projesinin olduğunu çok iyi biliyorlar. Demokrasi talebimize ve bu anlamda gerçekleştirdiğimiz yürüyüşe bütün engellere ablukalara ve polis şiddetine karşın sahiplenme ciddi düzeyde oldu. Bu iradenin arkasında durduğunu gösterdi. Artık bu iktidarın HDP üzerinden yarattığı algı operasyonu ve siyasette bu anlamda karşılık bulmayacak.”
 
'HDP'nin çıkışı demokrasi cephesine umut verdi'
 
Türkiye’de hakim olan siyasetin "korku siyaseti" olduğunu vurgulayan Dirayet, “Gerçekten şiddetle korku ile toplum dizayn edilmeye çalışıyor. Bu korku siyaseti karşısında bu çıkışın HDP’den gelmesi halklara ve demokrasi cephesine umut verdi. Yürüyüşe kadınların katılımı çok güçlüydü. Eylemler kadın direnişine dönüştü. Kadınların sahiplenmesi ve itirazını yükseltmesi çok güçlü bir mesajdı” ifadelerini kullandı.
 
‘Saldırılar ile halka mesaj verilmek istendi’
 
Yürüyüş devam ederken Kuzey ve Doğu Suriye, Şengal, Maxmur ve  yönelik  gerçekleştirilen  hava saldırılarını anımsatan Dirayet, “Bu saldırılarda sivil kayıplar yaşandı. Kürdistan’ın her yerinde gerçekleştirilen saldırılarla, korona pandemisinde halklara bir mesaj verildi. Bu aynı zamanda bu yürüyüşe de bir mesajdı. Ancak Kürtlerin taleplerini baskı ile zulümle bombardımanla çözülemeyeceği bunun yolunun demokratik siyaset olduğunu halkımız bir kez daha vurguladı” diye konuştu.
 
‘Halkın beklentisi vardı’
 
HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan da 15 Haziran’dan beri yollarda olduklarını belirterek, gittikleri her yerde halktan ve sivil toplumdan ciddi bir destek aldıklarını ifade etti. Güzergah boyunca gittikleri her yerde büyük bir coşku ile karşılandıklarına işaret eden Fatma, “Meğer ne kadar beklenti varmış. Meğer insanların sokaklara çıkma talebi ne kadar güçlüymüş. Yürüyüşte Marmara kolunda yer aldım. Edirne hattındaydım. İstanbul’da çok yoğun temaslarımız oldu. Esnaf ziyaretlerimizi yaptık. Gerçekten adalet, barış, aş, iş bu ülkenin en temel sorunları olarak karşımıza çıktı.  Yürüyüşümüzü başlatmadan önce eş genel başkanlarımızın deklere ettiğini başlıklar etrafında halkların yürüyüşe destek verdiğini gördük” şeklinde konuştu. 
 
‘AKP-MHP ittifakına yürüyüş ile yanıt vermiş olduk’
 
HDP Kadın Meclisi üyesi Nadiye Gürbüz ise yürüyüşün özgürlük ve demokrasiye olan ihtiyacı bir kez daha gösterdiğini ifade ederek, “Yol boyunca hem Hakkari kolunda hem Edirne kolunda çok ciddi engellemeler karşılaştık ama halk bu engellemelere rağmen partimizle birlikte bir kez daha bu mücadeleyi verdi. Özellikle pandemi döneminde kadınlara ‘sokağa çıkmayın’ deyip özgürlüklerini kısıtlayan, kadınların kazanılmış hakları gasp etmeye yönelik özel bir çaba içerisinde olan AKP- MHP faşizmine karşı en iyi yanıtı bu yürüyüşle vermiş olduk” diye konuştu.
 
‘Yürüyüş kazanılmış haklarımızı alana kadar devam edecek’
 
Demokrasi mücadelesinin ilk etabının finalini Ankara’da gerçekleştirdiklerini ancak etkinliklerinin 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne kadar devam edeceği bilgisini veren Nadiye,  “Bu iki koldan başlayıp biten sembolik bir yürüyüş gibi gözükmesin. Bu yürüyüş bu ülkede yaşayan bütün halkların kazanılmış olan bütün haklarına tekrar alana kadar devam edecek” dedi.