Serbest kürsüde buluştular: Ya direneceğiz ya direneceğiz

  • 18:35 22 Haziran 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - HDP Kadın Meclisi, “Kadın mücadelesi her yerde” kampanyası kapsamında serbest kürsü gerçekleştirdi. Burada konuşan kadınlar, “Ya direneceğiz ya direneceğiz. Başka yolumuz yok” mesajı verdi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, “Kadın Mücadelesi Her Yerde” kampanyası kapsamında Yenişehir ilçesi Ofis Köprüsü girişinde serbest kürsü gerçekleştirmek istedi. Serbest kürsünün polisler tarafından engellenmesi üzerine kadınlar etkinliğe kürsü kurmadan devam etti. Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri ile birçok kadın kurumunun da katıldığı etkinlik öncesi kadınlar mor ve beyaz balonlarla, kurdelelerle çevreyi süslerken, katledilen ve tutuklu bulunan kadınların fotoğrafları ile üzerinde “Kadın cinayetleri politiktir”, “Kadınlar her yerde”, “Jin jiyan azadî” ve “Jin jiyane, jiyanê nekûje” yazılı lolipoplar taşıdı.
 
Şiddetsiz bir dünya ve özgürlük talebiyle mor ve beyaz balonların uçurulduğu etkinlikte kadınlar, mikrofon alarak değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Tutuklu kadınları selamlıyoruz’
 
Etkinlikte konuşan HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen, “Kanımızla katilimizi yazmak istemiyoruz. Biz öldürülmek istemiyoruz. Biz yaşamak istiyoruz. Biz özgür olmak istiyoruz. Biz irademizin gasp edilmesine karşı, kadın katliamları ve çocuk istismarına karşı alanlarda olacağız. Faşizme karşı alanlarda olacağız. Kadın mücadelesinde bedel ödeyen arkadaşlarımızı saygı anıyor ve tutuklu kadınları da selamlıyoruz. Kadın örgütlülüğünü her yerde büyütmeliyiz” dedi.
 
‘Bu zihniyet bizi yok etmek istiyor’
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır İl Eşbaşkanı Seval Gülmez de kadınlara yönelik kirli politikaların her dönem devrede olduğunu belirterek, “Bugün kadınlar katlediliyor. Kadınlarla birlikte bütün bir toplum katledilmiş oluyor. Kadınları katleden erkekler bir kravatla ya ceza indirimi alıyor ya da yargılanmıyor. Bu ataerkil zihniyet bizi yok etmek istiyor. Kadınlar yıllardır kazanımlarına sahip çıkıyor ve kadın mücadelesi yürütüyor. Bizler kadınlar olarak örgütlülüğümüzü büyütmeli ve bu saldırı, baskı, sindirme politikaları karşısında direnmeliyiz” ifadelerine yer verdi.
 
‘Ya direneceğiz ya da direneceğiz’
 
TJA Sözcüsü Ayşe Gökkan ise kadın mücadelesinin önemine dikkat çekerek, “Erkek şeriatı kan döküyor, kadın katlediyor, toplumu yok ediyor. Erkeklerin verdiği tüm kararlar kadın düşmanlığıdır. Erkeklerin kanunları kadınların kanunları değildir. Biz o kanunları tanımıyoruz ve kabul etmiyoruz. Ya birlik olacağız ya da tek tek öleceğiz. Mecliste verilen kadın düşmanı kararlar geri alınmalıdır. Ya direneceğiz ya da direneceğiz. Başka yolumuz yok” diye belirtti.
 
‘Yaşasın kadın dayanışmamız’
 
Kadınların tüm kazanımlarının hedefte olduğuna işaret eden Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyesi Arin Zümrüt, konuya ilişkin görüşlerini şu sözlerle ifade etti: “Şiddet normal bir şey gibi hayatımızda normalleştirilmek isteniyor. Kadına ve çocuğa yönelik şiddet gittikçe artıyor. Bu şiddeti ortadan kaldırmak ve çocuklarımızı koruyabilmek adına bu mücadelemizi devam ettireceğiz. Cezasızlık politikaları bizi öldürüyor. Kadın katilleri ve tecavüzcülerin serbest kalmasına karşı itirazlarımızı yükselttiğimizde hedef oluyoruz ve yine katlediliyoruz. Kadınlar olarak her yerde örgütlenmeli ve sesimizi yükseltmeliyiz. Yaşasın kadın dayanışmamız.”
 
‘Baskıyla davamızdan vazgeçiremezler’
 
Etkinlikte söz alanlardan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi Nihal Yanık, ülkenin devlet eliyle yaşanılamaz bir hale getirildiğini aktararak, iktidarın eliyle çocuk yaşta evliliğin önünün açılmaya çalışıldığına dikkat çekti. Nihal, yılda ortalama 8 bin çocuğun cinsel istismara maruz kaldığına vurgu yaparken, “Türkiye’de son 9 yılda 2 bin 816 kadın katledildi. Bu kadınların 152’sini kimin katlettiği tespit edilemedi, bir kısmı evli olduğu erkek, bir kısmı boşandığı erkek, bir kısmı da hayatında olan erkekler tarafından katledildi. Kazanılmış kadın haklarını elinden almaya çalışan, kadın gücünü, yapabilirliğini yok sayan, kadını toplumda kabul görmeyen, eşitlik hakkını tanımayan anlayış, artık şunu iyi bilmeli ki; baskıyla, tehditle, korku salarak bizi haklı davamızdan asla vazgeçiremeyecektir” sözlerine yer verdi.