Özlem Gündüz: Dayanışma ile bu saldırıları boşa çıkarabiliriz

  • 09:04 28 Haziran 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR- Rosa Kadın Derneği’ne yönelik operasyonda gözaltına alınıp tutuklanan ve ardından serbest bırakılan HDP MYK üyesi Özlem Gündüz, “Ne savcı ne de hakim bizi hiçbir şekilde dinlemedi. Bu da bize tutuklamaların bir talimat ile yapıldığını gösterdi” dedi.
 
Son aylarda özellikle kadınlara yönelik gözaltı operasyonları hızını kesmeden devam ediyor. Diyarbakır’da son 2 ayda Rosa Kadın Derneği başta olmak üzere farklı kurumlarda, “Kadına yönelik şiddete karşı” yürütülen çalışmalar gerekçe gösterilerek onlarca kadın gözaltına alınıp tutuklandı. Mayıs ayında Rosa Kadın Derneği üyelerine yapılan baskınla 18 kişi gözaltına alınırken 12 kişi ise  tutuklandı. Tutuklananlar arasında bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Özlem Gündüz 11 Haziran’da tahliye edildi.
 
Özlem, gözaltı ve tutuklama gerekçelerinin trajikomik olduğunu söyleyerek bu gerekçelerin aslında iktidarın kadınlardan ne kadar çok korktuğunun göstergesi olduğunu belirtti. 
 
 ‘Son yıllarda kadına saldırı arttı’
 
Rosa Kadın Derneği başta olmak üzere geçtiğimiz haftalarda kadınlara dönük yapılan gözaltı ve tutuklamaları hatırlatan Özlem, “Yapılan bu operasyon yine kadınlara dönük çok bilinçli bir operasyondur. Bakıldığı zaman iktidar ilk günden bugüne sürekli kadının nasıl yürüyeceğine, nasıl güleceğine, nasıl giyineceğine kadar kendisi karar veriyor. Özellikle son 6 yıllık süreçte hem kadın kurumlarını hem de kadınları hedef alma politikalarını devam ettiriyor” dedi.
 
‘Gözaltılar erkek zihniyetin yansımadır’
 
Pandemi sürecinde atanan kayyımlarla birlikte kadın kurumlarının kapatıldığını, kadına dönük şiddetle mücadele eden bütün kurumların kapatıldığını ifade eden Özlem, böylesi bir süreçte operasyonun yapılmasının manidar olduğuna dikkat çekti. Özlem, “Uluslararası birçok veride pandemi sürecinde kadına dönük şiddetin arttığını açıklayan birçok rapor var. Böylesi bir süreçte bölgede kadına yönelik şiddetle mücadele eden neredeyse tek dernek olan Rosa Kadın Derneği yöneticilerine ve üyelerine dönük yapılan bu operasyon devletin kadın düşmanı politikalarının sonucudur. Derneğin kapısını kırarak, derneğin evraklarına el koyarak, kadına yönelik şiddete ilişkin yapılan açıklamalara, pankartlara el konulması ve bunu suç unsuru sayması iktidarın ve devlet mekanizmalarının içerisindeki erkek egemen zihniyetin yansımasıdır” şeklinde konuştu.
 
 ‘Tutuklama gerekçeleri komikti’
 
Tutuklanma gerekçelerine de değinen Özlem şunları söyledi: “Gerekçeler çok komikti. Örneğin 5 Ocak’tan bu yana kayıp olan ve hala bulunamayan Gülistan Doku’ya ilişkin, ‘Gülistan nerede’ diye sormamız suç oldu. 8 Mart eylem ve etkinlikleri, kadına dönük şiddetle ilgili yaptığımız basın açıklamaları, ‘kadınlar barış diyor’ konulu bir etkinliğe katılmamız hatta buna ilişkin bize gelen mesajlar dahi suç sayıldı. Bunun dışında HDP’de MYK üyesi olduğum biliniyor. Siyaset yapan biri olarak bulunduğum alanda yürüttüğüm çalışmalar suç unsuru olarak gösterildi. Kadın eşbaşkanların aday tanıtımı, açıklamalar gibi trajikomik şeyler. Önümüze suç diye çıkardıkları şeylerin hiçbiri suç teşkil etmiyor. Rosa Kadın Derneği tüzüğü ortadadır. Kadına yönelik şiddetle mücadele eden, eşitliği savunan ve dernekler masasının onayından geçen bir dernek olduğu biliniyor.”
 
‘Kadın mücadelesi kesintiye uğramadı’
 
Gözaltından sonra çok bilinçli bir şekilde ve talimatla sürecin yürütüldüğünü fark ettiklerini kaydeden Özlem, ne savcının ne de hakimin kendilerini hiçbir şekilde dinlemediğini ifade etti. Özlem baskılara karşı kadınların örgütlülüğünü büyütmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kadınlara tehdit ve korku salmaya çalışılıyor. Geri adım attırılmaya çalışılıyor. Fakat göz ardı edilmeyecek bir durum var. Bütün kadın kurumları gerek Türkiye’nin dört bir yanında olsun gerek uluslararası boyut olsun, kadın mücadelesinin hiçbir şekilde kesintiye uğramayacağı mesajını verdiler. Kadın mücadelesini sahiplenme konusunda kendi iradelerini ortaya koydular. Bu da tabi ki bizler açısından sevindirici ve umut vericidir. Bu saldırılara karşı da kadınlar olarak öz savunmamız kadın örgütlülüğüdür. Dayanışma ile bu saldırıları boşa çıkarabiliriz” diye konuştu.