YKS’nin stresi sosyal mesafeyi unutturdu

  • 09:09 29 Haziran 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Sosyal mesafenin dikkat edilmediği YKS’den çıkan öğrenciler sınavın stresini taşırken, soruların çelişkili olduğunu belirtti. Ebeveynler ise sınav sistemini eleştirerek daha az stresli ve beceriye odaklı bir sistemin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
 
2 milyon 437 bin 119 öğrencinin üniversiteye gidebilmek için aylardır hazırlık yaptığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) tarihi pandemi dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2 defa değiştirildi. YKS’nin ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) 27 Haziran’da, ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Sınavı (AYT) ise dün gerçekleşti. Pandemi sürecinde sınava girmek durumunda kalan öğrencilerin sınav saatleri içerisinde sokağa çıkma kısıtlaması getirilirken, öğrenciler sağlık noktasında alınan tedbirlerin yetersizliğinden de şikayet etti.
 
Mikrofonumuza konuşan öğrenci ve aileler mevcut eğitim sisteminden rahatsızlıklarını dile getirirken, sosyal mesafe kurallarının da ihlal edildiğinin altını çizdi.
 
‘TYT zor AYT daha kolaydı’
 
Sınavdan çıkan öğrenci Beyza Oğuz sınavı değerlendirirken, TYT’nin oldukça zorlayıcı olduğunu ifade etti. Özellikle de Türkçe sorularının çok zorlayıcı olduğunu söyleyen Beyza,  Matematik bölümünün ise Türkçeye oranla daha normal düzeyde olduğunu dile getirdi. Beyza, “AYT ise salt bilgiye dayalı olduğu için TYT’yle kıyaslandığında daha iyiydi. Eğitim sistemi biraz daha geliştirilebilir. Ben psikoloji bölümü istiyorum. Pandemi sürecinden önce dershaneye gidiyordum ama eve geldiğimde yeniden çalışmak zorunda kalıyordum” ifadelerini kullandı.
 
‘Berbat bir eğitim sistemi var’
 
Beyza’nın annesi Ziynet Üstün ise kötü bir eğitim sisteminin var olduğunun altını çizdi. Sorular arasında şarkıcı Mabel Matiz’in de sorulmasını eleştiren Ziynet, “Özellikle TYT’de çıkan Türkçe testinde ‘Mabel Matiz’in o soruda ne işi var?’ diye sormak istiyoruz. Bir tarihçinin, bir şairin ya da tarihi, geçmişi olan bir yazarın sorulması anlaşılırdır ancak sınava giren bir öğrenci Mabel Matiz’i bilmek zorunda değil. Neden bunu dayatıyorlar ki? Bu durumun çocuklar üzerinde büyük bir etkisi oldu. Bu çok kötü bir durum. Öğrencilere bu kadar zoru dayatırsan çocuk bunun altından nasıl kalkacak? Öğrenciler bu durumda barajı bile geçemezler. İktidar bunu hiç düşünmüyor mu?” sorusuyla eğitim sistemine tepki gösterdi.
 
‘Devlete nasıl güvenebilirim?’
 
Öğrencilerin dışarıda nefes dahi alamadığını söyleyen Ziynet, şunları kaydetti: “Ben bu devlete nasıl güvenebilirim? Bu çocuklar geleceğe nasıl hazırlanabilirler? Bu koşullar altında çocukların sınavdan başarılı olmalarını nasıl bekleyebilirler? Benim kızım belki bir alanda çok yeteneklidir. Bilgi anlamında olmasa da el becerisi çok iyidir. Keşke çocukların becerileri ve yeteneklerine göre bir sınav olsaydı. Çocuklar mahvolmuş bir durumda. Kızım hem TYT hem de AYT’ye girdi, şu anda ise istediği bir mesleği elde etmeyi düşünmek yerine meslek edinme kaygısına girerek ‘Ne tutarsa’ düşüncesine kapıldı. Pandemi sürecinde çocukların psikolojilerini düşünebilirlerdi. Bu çocuklar böylesi bir süreçte nasıl çalıştılar, ruhsal durumları sınava yatkın mı? Bütün bunlar düşünülmeliydi. Çok sağlıksız bir sistemi yaşıyoruz.”
 
‘Daha az strestli bir eğitim sistemi istiyoruz’
 
Sınava ikinci defa giren Rojbin Korkmaz da sınav ortamının evdeki çalışma ve hazırlanma atmosferi ile bir olmadığını ifade etti. Uzun bir süre boyunca çalışıp çaba sarf edildiğini ancak sınavın 2-3 saatte sona erdiğini dile getiren Rojbin, “Sorular kolay olmasına rağmen çözülmüyordu. Her şey çalışmakla alakalı bir durum. Geçen sene çalışmadığım için sınavda süre sıkıntısı yaşadım. Soruları okuduğumda şıklarda cevabı bulamıyordum. Diş hekimliği veya hemşirelik istiyorum. Elimden geleni yapmaya çalıştım. Eğitim sistemi daha farklı olabilirdi. Herkesin yetenek ve becerilerine dayanan bir eğitim sisteminin olması çok iyi olurdu. Pandemi sürecindeki krizi kendi adıma fırsata çevirdim. Hem bizim hem de ebeveynlerimizin daha az stres yaşayabileceği bir eğitim sistemi istiyoruz” sözlerine yer verdi.
 
‘Eğitim sistemi her zaman aynı’
 
 Rojbin’in annesi Sultan Korkmaz ise eğitim sisteminin her zaman aynı olduğunu dile getirdi. Eğitim sisteminin değişip daha kolay bir sistem haline dönüşmesinin çok iyi olacağını değerlendiren Sultan, “Çocuklarımızın daha çok stres yaşamaması için sınavın bir an önce yapılıp bitmesini istiyoruz” dedi.
 
‘Sosyal mesafeye dikkat edilmedi’
 
Öğrenci Merve Fidan Can da sınava girmenin her öğrenci için çok stresli olduğunu ifade etti. Zorlu bir süreçten geçildiğine işaret eden Merve, “Bu stresli ortamı sürekli yaşıyoruz. Sınava girmek yerine 4 yıllık lise ortalamamızla üniversiteye yerleşirsek daha az stres yaşamış olacağız. Sağlık önlemlerinin alındığını ve sosyal mesafeye dikkat edildiğini söylüyorlar ama ortada sosyal mesafe diye bir durum yoktu. İçeriye alınırken bile sosyal mesafeye dikkat edilmeden kalabalık bir ortam oluştu. Sınıfta da yeteri kadar mesafe alınmamıştı. Pandemi sürecinden herkesin etkilendiği gibi biz sınava giren öğrenciler daha çok etkilendik” diye konuştu.   
 
‘Sosyal mesafe göz önünde bulunduruldu’
 
Sınavda görevli olarak bulunan eğitimci Betül Bulut ise, bunun bir ÖSYM sınavı olduğu için çok ciddi davrandıklarını dile getirdi. Mesafe göz önünde bulundurularak, öğrencileri 1 buçuk metrelik mesafeler ile içeri aldıklarını söyleyen Betül, “Öğrenciler heyecandan mesafeyi unutabiliyordu ama biz sürekli hatırlattık. Tüm öğrencileri, tek tek dezenfekte ederek içeri aldık. Yanı sıra yanlarına ıslak mendiller de verdik. Sınav esnasında görevliye maske takma zorunluluğu vardı ama öğrenciye maske ile zorlanılacağı düşünüldüğü için o zorunluluk uygulanmadı. Sağlık tedbirleri doğrultusunda klimalar da açılmadı. Sınav olması gereken bir tarihte yapıldı. Pandeminin ağır süreçlerinde yapılmak yerine öğrencinin psikolojisi de gözetilerek ileri bir tarihe alındı. Virüs testi pozitif çıkan öğrenciler için ise ayrı bir sınıf açıldı ve o öğrenciler orada sınava girdi” diye anlattı.