HDP’nin Diyarbakır durağı: Gözaltına alınan kadınları serbest bırakın

  • 19:41 14 Temmuz 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - “Demokrasi Buluşmaları” kapsamında  Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde yapılan açıklamada, tecrit ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekildi. 14 Temmuz direnişçilerinin anıldığı açıklamada, bugün gözaltına alınan kadınların da biran önce serbest bırakılması gerektiği vurgusu yapıldı.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) kampanyanın ikinci ayağı olan "Demokrasi Buluşmaları" çerçevesinde, geçmişte işkence ve kötü muamele merkezleri haline gelen Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde hukuk ve insan hakları buluşması gerçekleştirdi. Cezaevi çevresini ablukaya alan polisler, cezaevi önünde açıklama yapılmasını engelledi. Bunun üzerine heyet cezaevinin arka kapısının bulunduğu Keresteciler sokağında açıklamayı gerçekleştirdi.
 
 Açıklamaya Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Idil Uğurlu, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran, HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay, HDP'li milletvekilleri, HDP MYK ve PM üyeleri ile HDP Gençlik Meclisi üyeleri, HDP ve DBP il ve ilçe örgütü, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır şubesi, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
 
Açıklamada, "Hep beraber hukuk ve insan hakları için buluşuyoruz" yazılı pankart, "Tekoşîn bi hevre", "Em bi hevre hez in" yazılı dövizler taşındı.
 
'Tecrit ihlallerin başında gelmektedir'
 
ÖHD Diyarbakır Şube eşbaşkanı Avukat Halise Dakalı  hak ihlallerinin başında cezaevlerinin geldiğini belirterek cezaevlerinin ülkenin hiç dinmeyen sızıları ve kanayan yaraları olduğunu söyledi. Halise salgının gerekçe yapılarak tutsakların tamamen tecrit edildiğini söyleyerek, "Her şey olduğu yerden devam ederken sadece avukat ve aile görüşlerine kısıtlama getirilmesi hak ihlallerin başlıca göstergeleridir. Türkiye’nin kuruluşundan bu yana gündemden düşmeyen bir konu var. Bu konu hapishanelerde yaşanan hak ihlalleridir. Bugün de güncel olan birçok sorunla birlikte tecrit bu ihlallerin başında gelmektedir. Tecridin en ağır haliyle uygulandığı yer İmralı hapishanesidir. Sayın Abdullah Öcalan 20 yıldan fazla bir zamandır İmralı hapsihanesindedir. Ceza Muhakemeleri Kanununda bulunan haklarından yararlanamamaktadır" ifadelerine yer verdi.
 
'Bedenler ölüme yatırılıyor'
 
Halise, "Açlık grevleri cezaevlerinden başladığı için, Türkiye’de hapishaneler ile açlık grevleri birbirlerini çağrıştırmaktadır. Dünya cezaevleriyle ilgili taleplere ve açlık grevlerinin nedenlerine bakıldığında var olmayan bazı hakların talep edilmeleriyle ilgilidir. Ne yazık ki bizdeki durum, var olan haklarından yararlanmamaktan kaynaklanmaktadır. Yalın tabirle yasaların uygulanmamasıdır. Çok ilginçtir ki insanlar yasaların uygulanması için bedenlerini ölüme yatırmaktadırlar. Bu duruma ilişkin, bundan tam 37 yıl önce Mehmet Hayri Durmuş, Ali Çiçek, Kemal Pir ve Akif Yılmaz 14 Temmuz 1982 yılında, önünde bulunduğumuz bu cezaevinin içinde ölüm orucuna başladılar ve yaşamalarını yitirdiler. Yine yakın zamanda Grup Yorum sanatçıları Helin Bölek ve İbrahim Gökçek sanatlarını özgürce icra edemedikleri için yaşamlarını yitirdiler. Halen Çağdaş Hukukçular Derneği Üyeleri meslektaşlarımız, Avukat Ebru Timtik ve Avukat Aytaç Ünsal ölüm orucundadırlar. Bu izahatı zor hukuksuz, haksız uygulamaların bir an evvel sonlandırılması için yetkilileri ve kamuoyunu duyarlılığa davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
 
'Kadın mücadelesi dimdik ayakta'
 
Ardından konuşan HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay, Diyarbakır Cezaevi'nin tarihin en kara işkencehanesi olduğunu hatırlatarak, "Hala faillerinin hesabını vermediğini bir işkencehane olarak Türkiye'de varlığını korumaya devam ediyor. Diyarbakır Cezaevi’nde sevgili Sakine Cansız 2009 yılında bir komplo ile katledildi. Tam da barış sürecinde yapılan bir komplo ve bu komplo aslında barışa yapılan bir komploydu. Halkların kardeşliğine yapıldı. Bugün Diyarbakır'da bu açıklamaya hazırlanırken Sakine'nin ardılları olan  TJA'lı kadınlar Diyarbakır'da operasyonla gözaltına alındılar. Başlatılan kadın mücadelesi bugün dimdik ayakta ve bizler de bu mücadeleyi devam ettireceğiz" dedi.
 
Açıklama "Siyasi tutsaklar onurumuzdur" ve "Bijî berxwedana zindana" sloganları ile sonlandı.