‘Ayşe’nin gözaltına alınması iktidarın hakikat ile savaşıdır’

  • 09:05 16 Temmuz 2020
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Diyarbakır’da gazeteci Ayşe Güney’in gözaltına alınmasına tepki gösteren meslektaşları, “Her bir gazetecinin gözaltına alınması ya da tutuklanması iktidarın hakikat ile savaşıdır. Kürt medyası karşılaştığı saldırılar karşısında bugüne kadar ilkelerinden taviz vermedi. Bundan sonra da bu tür saldırılar boşa düşürülecektir” dedi.
 
Diyarbakır’da 14 Temmuz günü evlere yapılan baskınlarla gözaltına alınanlar arasında Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) Sözcüsü ve ajansımız editörü Ayşe Güney de bulunuyor. Meslektaşları, Ayşe’nin gözaltına alınmasını ve basına dönük baskıları değerlendirdi.
 
‘Sebebi, gerçekleri karartma çabası’
 
Artı Gerçek Ankara muhabiri Derya Okatan, Ayşe Güney’in gözaltına alınma nedenini, “Bir gazetecinin neden gözaltına alındığını bilmeyecek kadar ‘tecrübesiz’ değiliz. Gazetecilerin gözaltına alınmalarında ya da tutuklanmalarında hep tek bir sebep olmuştur: Gerçekleri karartma çabası” şeklinde değerlendirdi. “Her bir gazetecinin gözaltına alınması ya da tutuklanmasını iktidarın hakikat ile savaşı olarak görüyorum” diyen Derya, kadına yönelik şiddetin, yoksulluğun arttığı, kadınların kazanımlarının yok edilmeye çalışıldığı, askeri operasyonlarda sivillerin katledildiği pandemi sürecinde hedef alınmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi. 
 
‘Kürt medyası ilkelerinden taviz vermedi’
 
Ayşe’nin de aynı sebeplerle gözaltına alındığını kaydeden Derya, şunları belirtti: “Ayşe hem bir kadın gazeteci hem de bir kadın gazeteciler örgütünün temsilcisi olması nedeniyle hedef alınmıştır. Polis fezlekelerinde, savcılık sorgularında öne sürülecek iddiaların bizlerde hiçbir ehemmiyeti yoktur. Bu saldırı, aynı zamanda Jinnews’e yani kadın haberciliğine yönelik bir saldırıdır. Kadınlar başta olmak üzere halkın haber alma hakkına yönelik bir saldırıdır ve gazetecilik mesleğine bir saldırıdır. Ayşe’nin gözaltına alınmasıyla tüm gazetecilere de gözdağı verilmeye çalışılmaktadır. Kürt medyası karşılaştığı saldırılar karşısında bugüne kadar ilkelerinden taviz vermedi. Bundan sonra da bu tür saldırıların boşa düşürüleceğinden eminim. Sevgili Ayşe’nin ve Jinnews’in yanındayız ve bir an önce serbest bırakılmalarını istiyoruz. İktidarın gazetecileri artık hedef almaktan vazgeçmesi gerekiyor.”
 
‘Her operasyonda hedef gazeteciler’
 
Her siyasi operasyonda mutlaka bir ya da birkaç gazeteci de eklenerek toplumsal bir algı yaratılmaya çalışıldığına dikkat çeken Yeni Yaşam gazetesi editörü Reyhan Hacıoğlu da, "Bunlar gazeteci değil” söylemlerinin de bu şekilde yaygınlaştırıldığına işaret etti. Reyhan, bölgede kadın iradesine yönelik bir operasyon başlatıldığını dile getirirken, “Biz Ayşe'nin gazeteciliğine tanık meslektaşlarıyız. Ayşe de bu onurlu geleneğin ve mesleğin bir üyesi olarak onlara boyun eğmedi. Daha önce de gözaltıları, tutuklamaları oldu ama yine yeniden kalemini aldı. Öyle de olacak. Topyekun kadın iradesini sindirmeye çalışanlar basında da bunu yapmaya çalışıyorlar ama kadınlar her gün daha çok görünür oluyor ve Ayşe de bunun mücadelesini veren bir gazeteci. Bu operasyon bir mesajdır bütün kadınlara. Basın olarak biz de ısrarla ve inatla bu çizginin değişmeyeceğini biliyor ve söylüyoruz. Ayşe gazetecidir” diye konuştu.
 
‘Kalemimizden ve sözümüzden vazgeçmeyeceğiz’
 
Ayşe'nin gözaltına alınması ile birçok hakkın da gasp edildiğini ifade eden Evrensel gazetesi İzmir muhabiri Dilek Omaklılar ise “Emekçilerin, kadınların, hakları için sesini duyurmaya çalışan herkesin sesine aracı olmaya çalışan basını da bu şekilde susturmaya çalışıyor” dedi. Dilek, saldırıların tüm kadınlara ve kadın örgütlerine dönük yapıldığını vurgularken, “Gözaltına alınan, tehdit edilen tüm kadınların yanındayız. Tek adam yönetiminin tüm baskılarına karşı yan yana durmaktan, mücadele etmekten, kalemimizden, sözümüzden vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
 
Baskıların basın özgürlüğü açısından her geçen gün daha karanlık bir tablo oluşturduğunu dile getiren Dilek, “Ama bizler baskıları kabul etmiyor, ezilen tüm emekçilerin, kadınların sesi olmaya devam edeceğiz diyoruz. Gazetecilik, AKP faşizminin tekelinde değildir. Bizler baskı ve gözaltılara, tutuklamalara karşı dayanışmamızı büyütüyoruz. Ayşe gazetecidir ve gazetecilik suç değildir” dedi.