‘Engellemeye çalıştıkları kadın özgürlük çizgisidir’

  • 09:09 16 Temmuz 2020
  • Güncel
İZMİR - Diyarbakır merkezli gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaların, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının, çocuk istismarına affın konuşulduğu dönemde gerçekleştiğine dikkat çeken İzmirli kadınlar, “Engellemeye çalıştıkları kadın özgürlük çizgisidir. TJA’ya yönelik saldırı tüm kadınlara yapılmıştır” dedi. 
 
Diyarbakır’da 14 Temmuz  günü yapılan ev baskınlarıyla Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) Sözcüsü gazeteci Ayşe Güney, Tevgera Jinên Azad (TJA) Sözcüsü Ayşe Gökkan, TJA aktivistleri ve 70 yaşındaki Hayriye Türkekul’un da içinde olduğu 23 kadın gözaltına alındı. Hayriye, dün ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemede yurtdışı yasağıyla serbest bırakıldı.
 
Gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren kadınlar, saldırıların tüm kadınlara dönük olduğu belirtildi. Kadınlar ayrıca, gözaltıların İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme, çocuk istismarına af tartışmalarının yaşandığı günlerde gerçekleşmesine de dikkat çekti. 
 
‘Saldırılar tesadüf değil’
 
Kadın özgürlük hareketlerinin güçlendiği bir dönemde TJA aktivisti Rojbin Çetin’in işkence ile gözaltına alınmasının, kadın özgürlük mücadelesinin önemli aktivistlerinin peş peşe tutuklanmasının tesadüf olamadığını ifade eden Sosyalist Kadın Meclisleri’nden (SKM) Gülcan Taşkıran, “Rejimin karşısında durabilecek bütün kadın aktivistlere dönük saldırılar mevcut. Kürt kadın hareketi de Kürt illerinde kayyım politikalarına itiraz eden, kayyımın yaratmaya çalıştığı antidemokratik uygulamalara itiraz etmeye çalışan ve aynı zamanda kadın cinayetlerine, kadına dönük şiddete de itiraz eden kadın örgütlüğü ve iktidar kadınları susturmaya çalışıyor” dedi. 
 
‘Gün TJA olma günüdür’ 
 
TJA’ya yapılan saldırının SKM’ye ya da Kadınlar Birlikte Güçlü’ye yapılmış sayıldığını ifade eden Gülcan,  çocuk istismar yasası, İstanbul Sözleşmesi tartışılıyorken esas engellenmeye çalışılanın kadın özgürlük çizgisi olduğunu vurguladı. Gülcan, “Eşitlik, özgürlük, adalet isteyen, kadın bedeni üzerindeki politikaların son bulmasını isteyen bütün kadın kurumlarına dönük bir saldırıdır. Tüm kadın kurumlarının TJA’yı sahiplenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gün TJA olma, kadın özgürlük mücadelesini susturmaya çalışan AKP ve MHP faşist bloğu karşısında birleşik bir mücadele direniş örgütleme günüdür” diye konuştu.
 
‘Annelerden ne istiyorsunuz?'
 
Hayriye Türkekul'un gözaltına alınmasını kınayan İzmir Barış Anneleri İnisiyatifi Sözcüsü Behiye Yalçın ise şunları dile getirdi: “Anneler akan kanı durdurmak için, barış için kendilerini feda ediyorlar. 70 yaşındaki bir kadını cezaevine atma nedeniniz ne? Binlerce kadın erkek eliyle katledilirken annelerden ne istiyorsunuz? Zaten anneleri yüreği yanmış, basın açıklamalarında iki cümle konuşmuş diye gözaltına alınıyor. Tutuklanan anneler bütün annelerin dili olmuştur. Annelere ve kadınlara dönük bu zulme son verin, artık yeter."
 
‘Kadınlar seslerini yükseltti’
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Eşbaşkanı Besriye Tekgür ise , iktidarın, Kürt kadınlarının Türkiye ve dünyadaki kadınlarla ilişkisinin kesilmesini ve terörize etmek istediğini belirterek, “Kürt kadınları dirençlidir, mücadeleye devam edecektir. Özellikle gazetecilerinin gözaltına alınması da kadınların seslerini duyurmasını engellemek içindir” dedi. 
 
HDP Kadın Meclisi’nin düzenlediği “Kadın mücadelesi her yerde” kampanyasının ses getirdiğini, dikkatleri çektiğini ifade eden Besriye, “HDP’li kadınlar AKP-MHP politikasına seslerini yükseltti. Ama talepleri görmezlikten gelip kadın aktivistleri tutukluyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar kadınlar kazanımlarından vazgeçmeyecektir” diye konuştu.