70 yaşında gözaltına alınan Hayriye: Bu devlet bize düşmandır

  • 10:33 16 Temmuz 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Rosa Kadın Derneği’ne üye olduğu gerekçesi ile gözaltına alınan ve katıldığı eylem ve etkinlikler suç sayılan Hayriye Türkekol, gözaltında 2 saat boyunca su verilmediği söyledi. Hayriye, “Biz bu devletten hiçbir şey beklemiyoruz. Bu devlet bize düşmandır” diyerek tepkisini dile getirdi.
 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 14 Temmuz günü sabah saatlerinde aralarında 70 yaşındaki Hayriye Türkekol’un da olduğu 23 kadın gözaltına alındı. Lice ilçesine bağlı Fis Mahallesi’nde bulunan evinde gözaltına alınan Hayriye, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Burada 24 saat kalan Hayriye, alınan emniyet ifadesinin ardından savcılığa sevk edildi. Savcılık ifadesinden sonra Hayriye, serbest bırakılması talebi ile Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildi. Adliye salonuna bastonuyla getirilen Hayriye, hakimlik tarafından “yurtdışı yasağı” ile serbest bırakıldı.
 
Hayriye'nin çocuğu Tekin Demir ise 1992’de PKK’ye katılarak 1993’te çıkan çatışmada yaşamını yitirdi, ancak cenazesinin nerede olduğu bilinmiyor. Hayriye’nin oğlu Abdullah Demir ise siyasi gerekçelerle aldığı müebbet hapis cezası nedeniyle 25 yıldır cezaevinde.
 
90’lardan bugüne süren baskı ve mücadele
 
1990’lı yıllarda baskı ve tutuklamaların tanıklığını yapan Hayriye, eşinin yaşamını yitirmesiyle çocuklarını tek başına büyütmek zorunda kalmış. Tutsak oğlu Abdullah Demir’in, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevine katıldığı süreçte Hayriye de, hem oğlu hem de açlık grevinde olan tüm tutsaklar için aktif bir şekilde alanlarda oldu.
 
‘2 saat su verilmedi’
 
Evine yapılan baskın sırasında köyde olduğunu söyleyen Hayriye şunları dile getirdi: “Beni kapıya çağırdılar ve ardından evde arama yaptılar. İki şehit oğlumun fotoğrafı asılıydı, onu kayda aldılar. Ne için geldiklerini söylemediler. Sonra Rosa Kadın Derneği’ne üye olduğum için evimi bastıklarını söylediler. Ben dernek üyesi değilim ama olsam bile ne fark eder. Dernek illegal bir dernek değil. Kadınlar çalışıyor. Ardından beni Lice’ye götürdüler, 2 saat orada kaldım. Başım çok ağrıyordu, bir bardak su istedim ama su vermediler. 2 saat boyunca su vermediler. Bastonumla zar zor durabiliyordum. Sürekli çocuklarımın fotoğraflarını açıp, ‘bunlar terörist’ diyorlardı. 2 saat sonra da beni Amed’e getirdiler. Başımın ağrısı hiç dinmedi, defalarca kez hasta olduğumu söyledim ama oralı olmadılar. Bağlar karakoluna götürdüler, bir gece orada kaldım. Beni insan yerine bile koymadılar.”
 
‘Çocuklarım devletin zulmüne dayanamadı’
 
Gözaltında iken kendisini polis düşmanlığı ile suçladıklarını ifade eden Hayriye, “Neden Ankara’ya gittin?” diye sorduklarını kaydetti. Hayriye, açlık grevi sürecinde cezaevinde olan oğlunun da açlık grevine girdiğini ve bu yüzden Ankara’ya gittiğini belirterek, “Bunun bile hesabını vermemizi istiyorlar. Her şeyi araştırıp önümüze çıkarıyorlar. Ben de o zaman çocuklarım için gidip, çocuklarımın ölüm eşiğinde olduğunu söyledim. O zaman 4 polis bana hakaret etti. Ama yine de ben haklıyım. Neden 70 yaşındaki bir anneye hakaret ve küfürler ediyorlardı? Onların bu kadar hakkı var mı ki böyle hakaret etmeye. Bizler de insanız. Şu anda bir çocuğum 25 yıldır cezaevinde. Sadece iki tanesi tahliye edildi. Polisler bana çocuklarımın terörist olduğunu söyleyerek hakaret ediyordu. Hepsi sizlerin suçu, çocuklarımın dağa gitmesinin sebebi de sizsiniz. Çocuklarım devletin zulmüne, baskısına dayanamadı. Vicdanları rahat etmedi. Bu yüzden gittiler” diye konuştu. 
 
‘Bu devlet Kürtlere düşmandır’
 
Annelerin gözaltına alınmasının hukuksuzluk ve adaletsizlik olduğunu dile getiren Hayriye, “Annelere bu kadar zulüm yapma hakkını nereden alıyorlar?” diye sordu. Hayriye, “Dünya artık Kürtlere kalmamış. Dünyadaki hiçbir devlet Kürtlere yardım etmiyor. Eğer Kürtler bunları biraz düşünürse ihaneti bırakmalı ve namusunu parayla satmamalıdır. 70 yaşındaki bir anneye düşmanca yaklaşıp hakaretler eden bir devletten Kürtlerin hiçbir beklentisi olmamalıdır. Çocuklarımın hepsi okumuş ve bilgili insanlardı. Biz bu devletten hiçbir şey beklemiyoruz. Bu devlet Kürtlere düşmandır” sözlerini kullandı.
 
‘Onların yolu doğru olan yoldur’
 
Hayriye, 45 yıl boyunca yaşadığı zorluklara değinerek şöyle konuştu:  “Üzerimizde çok zulüm vardı. Eşime ve çocuklarıma çok işkence ettiler. Bütün çocuklarım işkenceden dolayı dağa gitti. Çocuklarım çok bilgiliydi ve kitap okurlardı. Şehit düşen bir çocuğuma günde 3 defa işkence ediyorlardı. Bu işkenceler karşısında oğlum dağa gitmeyi seçti. Çok fakirlik ve zorluk yaşadım ama çocuklarımla başım diktir. Kim ne derse desin davamı asla bırakmayacağım ve asla pişman da değilim. Onların yolu doğru olan yoldur.”