‘İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına onayımız yok’

  • 09:05 18 Temmuz 2020
  • Güncel
Melike Aydın  
 
İZMİR - İstanbul Sözleşmesi’nin hali hazırda yeterince uygulanmadığı için kadına yönelik şiddetin arttığına dikkat çeken kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına onayımız yok. Kadınları ve çocukları koruyan böyle bir sözleşmeden neden çıkılır ki” diye sordu. 
 
Kadınları koruyan önemli uluslararası sözleşmelerden biri olan, Türkiye’nin de ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi, AKP tarafından gündeme getirilerek, tartışmaya açılırken, son olarak AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Nasıl usulünü yerine getirerek imzalanmışsa, usulünü yerine getirerek sözleşmeden çıkılır” sözlerini kullandı. Kadınlar ise “Kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” diyerek sözleşmeye sahip çıkmaya devam ediyor. 
 
‘Tepki göstermemiz onları rahatsız ediyor’ 
 
Meral Zeytin, kadınların eve kapatılmaya çalışıldığı, şiddetin arttığı Türkiye’de kadınların tek dayanağının İstanbul Sözleşmesi olduğunu belirterek, “O da elimizden alınma isteniyor. Kadınlar, çocuklar mağdur ediliyor.  Bizi ve çocukları savunmasız bırakmak istiyorlar. 13 yaşındaki bir çocuğun evlenmesinden bahsediyorlar. Getirilmek istenen şey belli, kadınlar susturulmaya çalışılıyor. Bir şeyleri öğrenmemiz, tepki göstermemiz, örgütlenmemiz ciddi anlamda rahatsız ediyor onları. Oysa kadın özgürleşirse toplum da özgürleşir. İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı yıl kadın cinayetlerinin en az yaşandığı yıl. Kaldırılması kadın cinayetlerinin ve her türlü baskının daha da artması demek. ‘Senin de anan bacın var’ denerek bu sorun çözülmez. Bu da hakaret. Bize ana, bacı değil insanız. Kadınız ve bu insan hakları ihlali. Bir insanın yaşam hakkını elden almış oluyorsunuz” diye konuştu. 
 
‘Kadınlar ayağa kalkmalı’
 
Sakine Sakın ise, AKP’li vekil Özlem Zengin’in “Kadının adı AKP ile anılmaya başlandı” sözlerine dikkat çekerek, “Doğru, çünkü kadınlar AKP döneminde zarar gördü, tecavüze uğradı, öldürüldü ve bunlar gündeme bile getirilmedi. Kadınlar haklarını mücadele ederek kazandı. Eğer onlar da elimizden alınacaksa hep birlikte ayağa kalkmalıyız” dedi. 
 
‘Yasalar var ama uygulanmıyor’ 
 
Yasaların kadını her türlü şiddetten korumaya yeterli olduğunu kaydeden Güneş Kural, “Yasalar var ama uygulanmıyor. Durum ortada, her gün kadın cinayetleri okuyoruz. Önlemler alındığı halde mi öldürülüyor? İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmak istenmesi çok anlamsız. Kimlerin işine geliyor? Sus pus her deneni yapan ataerkil bir toplum yapmak istiyorlar. Çocuklar da öldürülüyor.  Çocukları da koruyan böyle bir sözleşme varken bundan çıkmanın mantığı nedir aklım almıyor” ifadelerini kullandı. 
 
‘Kadını kim koruyacak’ 
 
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yeterince verilmediğini dile getiren Hediye Gümüşkul, “Kadının güçlenmesi için çalışması lazım. Eşim ‘çalışma evde otur’ diyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılırsa hayat zindan olur kadına. Eşinden şiddet gören kadının gidecek yeri yok. Yoksa kim onlara bakacak. İstanbul Sözleşmesi’nden kesinlikle çıkılmamalı” diye konuştu.
 
Zuhal Doğu ise, “Sessiz kalınırsa şiddet daha çok artacak. Halkın buna onayı yok, olamaz. Kadın haklarının kaldırılmasına kimsenin onayı olmamalı” sözlerini kullandı. 
 
‘Erkekler de tepki göstermeli’
 
Kadınların kazanılmış hakları için direnmesi gerektiğini söyleyen Elif Güneş, “Kadınların birbirine daha çok destek olması gerekiyor. Amaç kadını kısıtlamak, gerici bir toplum yaratmak. Sadece kadınlar değil erkekler de tepki göstermeli” diye değerlendirdi. 
 
Kendisinin de hak ihlaline uğradığını ancak kanunlarla hakkını kazandığını ifade eden Meltem Kukuş Talaş da şunları dile getirdi: “Kanunlar bana cömertti ama herkes aynı şeyi yaşayamıyor. Ben olumlu sonuçlar aldım. İstanbul Sözleşmesi çocukları da koruyor, böyle bir sözleşme neden kaldırılır?” diye sordu.