‘Devrimle beraber kadının rol ve misyonu değişti’

  • 09:33 19 Temmuz 2020
  • Güncel
Roj Hozan
 
QAMIŞLO - Rojava Devrimi’yle demokratik sistemi oluşturmaya devam ettiklerini söyleyen PYD Eşbaşkanı Eyşe Hiso, devrimle beraber kadının yaşamdaki rol ve misyonunun da değiştiğine dikkat çekti. Eyşe, kadının demokratik sistemle özdeşleştiğini ve kurulan sistemin toplumda değişim yarattığını vurguladı. 
 
Suriye’de 19 Temmuz 2012’de başlayan sürecin ardından tarihi bir direniş ile gerçekleşen Rojava Devrimi tüm dünyada tanındı.  Özellikle kadın devrimi diye adlandırılan Rojava Devrimi, tüm kadınlar için hem mücadele hem de umut kapısını araladı. Demokratik sistemin inşası ile devam eden devrim ile bugün kadınların ve halkların mücadelesiyle demokratik toplum oluşturuluyor. 
 
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Eyşe Hiso, kadın kazanımları ve kurulan yeni yaşamla ilgili sorularımızı yanıtladı.  
 
*19 Temmuz Rojava Devrimi’nden bu yana ne gibi gelişmeler oldu? Devrim kadın mücadelesi ve kazanımları üzerinden nasıl bir etki yarattı?
 
19 Temmuz tarihi direniş ve mücadeleyle hafızalara kazındı. O dönemi değerlendirdiğimizde kadını da o minvalde adlandırıyoruz. Rojava Kürdistan’da yaşayan kadının kimliğidir. Kadınlar tüm yaşam alanında kendilerini ispat etti. Eskiden özellikle siyaset alanı kadınlara yasaktı. Siyaset sadece erkeğin zihniyeti ile karşımıza çıkıyordu. Çoklu siyasi partilerin ve PYD içindeki eşbaşkanlık sistemiyle kadınların sesi ve rengi daha çok ortaya çıkıyor. Kadınlar bugün siyasi alanda belirli rol ve misyon üstlenmiş durumda. Aynı zamanda Kürt kadın özgürlük mücadelesi sayesinde kadınlar askeri alanda da özsavunma birimlerini kurarak mücadele etti.  YPJ öncülüğünde tüm kirli zihniyetler karşısında mücadele devam ediyor. Yönetici konumda da kadınlar önemli öncülükler yapmakta. Tüm bu kazanımlar 19 Temmuz ile kalıcılaştırıldı. 19 Temmuz devrimi kadın devrimidir. Devrimimiz tekrardan tüm kadınlara kutlu olsun.
 
*Rojava Devrimi’nden sonra açılan kadın kurumları toplum içinde nasıl bir etkide bulundu?
 
İktidar sistemi bilindiği üzere kadını köle olarak görüyor. Kadınlar özünden uzaklaştırılarak sadece evin kadını konumunda misyon üstenmişti. Bugün görüyoruz ki kadınlar büyük bir mücadele yürütüyor. Aynı zamanda demokratik sistemi oluşturmak için çalışmalar yürütüyor. Özerk yönetim sistemi çerçevesinde kadınlar toplumda büyük bir değişim sağladı.  Rojava Devrimi bugün tüm dünyada tanınıyor. Elde ettiğimiz birinci şey, kadın kimliği ikincisi kadın öncülüğü ve üçüncüsü toplumun değişimi. Kadınlar özgürlüğü için mücadele ediyor. Demokratik aile ve toplum için örgütlenme çalışmaları sürüyor. Adalet ve eşitlik kadının sisteminde var. Kadınlar Kuzey ve Doğu Suriye’de demokratik sistemlerin inşasını yapıyor. Rojava Devrimi ulus devletlerin kadın düşmanlığına karşıdır. Demokratik sistem kadınlarla tanımlanıyor.
 
*Türkiye ve diğer devletler tarafından kadın kazanımlarına yapılan saldırıları nasıl görüyorsunuz?
 
“Öncelikle kadın kazanımlarını nasıl koruyabiliriz?” üzerinde durmak gerekir. Önemli olan noktalardan biri demokratik ulus sistemini savunmak gerekir. Bugün Kuzey ve Doğu Suriye’de kurulan sisteme bir saldırı hakim. Ulus devletler ve Türkiye bu sistemi yok etmek istiyor. Türk devletinin işgal ettiği Suriye topraklarının çoğunda halkın varlığını göremeyiz. Kadın özgürlüğü bu topraklarda hakim olduğundan ötürü her taraftan saldırılar gelmeye devam ediyor. Örnek olarak Efrîn’i verebiliriz. Efrîn’de kadın rengi ve kadın tarihinin hakim olduğu topraklardı. Girê Spî ve Serêkaniyê aynı saldırı ve işgalle yüz yüze kaldı. Burada yaşayan kadınlar kadın kimliğiyle yaşam sürmesi işgalciler için tehlikeydi.
 
Kazanımlarımızı bu gün koruyacağız.  Demokratik Suriye için mücadele edeceğiz. Türk devleti bugün Osmanlı’nın elindeki topraklar için tekrar işgal planlaması yapıyor. Sistemimiz bizi temsil ediyor. 19 Temmuz’da Demokratik Suriye için mücadele yürüten kadınların mücadelesini bizler bugün devam edeceğiz. Ortadoğu da bulunan kadınlar için hep mücadele edeceğiz. Bu bizim için görevdir.