Bahar’ın katledilmesinde fail tek başına olmayabilir

  • 09:43 19 Temmuz 2020
  • Hukuk
Safiye Alağaş
 
BİNGÖL - Karlıova'da Osman Topal’ın katlettiği Bahar Topal’ın ailesi görüşme taleplerini reddederken, avukat Nuran Aydın ise failin tek başına olmadığını düşündüklerini belirterek, “Tek başına ısrarlı ve fiziki takiple üç gün içerisinde Bahar'ı bulmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını düşünüyoruz. HTS kayıtlarının incelenmesini, soruşturmanın derinleştirilmesini talep ettik” dedi.
 
Sığınma evlerinin güvenliğinin yeniden tartışmaya açıldığı 27 yaşındaki Bahar Topal’ın 7 Temmuz gecesi Bingöl’ün Karlıova ilçesinde katledilmesiyle ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Karlıova’da yaşayan Bahar, evli olduğu Osman Topal’ın kendisini şiddete maruz bırakması sonucu 2 ay önce Bingöl’den ayrılarak İstanbul’a gitmiş, burada Sultanbeyli Polis Karakolu’na başvuruda bulunarak, talebi üzerine sığınma evine yerleştirilmişti.  Ancak daha sonra Osman Topal, sığınma evinden ayrılan Bahar’ı İstanbul’da bularak Bingöl’e getirmiş ve katletmişti.
 
Uzaklaştırma kararına rağmen zorla Bingöl’e getirdi
 
İstanbul’da bir süre sığınma evinde kaldıktan sonra kendi rızasıyla ayrılan Bahar’ın, polis karakoluna giderek Osman Topal hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı, Osman Topal'ın ise silahlı bir şekilde Bingöl’den İstanbul'a giderek Bahar’ı aradığı belirtildi. İstanbul'da Bahar'ı bulup zorla Karlıova'ya getiren Osman Topal, bir hafta sonra (7 Temmuz gecesi) Turgut Özal Mahallesi’ndeki Sanayi Sitesi civarında Bahar’ı katletti. Ardından polise giderek Bahar'ı katlettiğini ve cenazesinin bulunduğu yeri söyleyen fail, gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı Karlıova Sulh Ceza Mahkemesi’nce "tasarlayarak öldürme” suçundan tutuklandı.
 
Aile görüşmeyi reddetti
 
Telefonla ulaştığımız ve konuya ilişkin görüşmek istediğimizi belirttiğimiz Bahar’ın ailesi önce görüşeceklerini belirtseler de sonra bu talebimizi reddetti. Bahar'ın babası, taziyenin ardından görüşeceklerini belirtirken, annesi de bizimle görüşmek istediğine dair mesaj iletip telefon numarasını göndermişti. Ancak telefonu yakını olduğunu söyleyen bir kişi yanıtlayarak, müsait olmadığını ileri sürdü. 
 
Ertesi gün ise baba önce görüşmeyi kabul etti ancak birkaç saat sonra, "Gelmeyin, görüşemeyeceğiz. Her şey oldu bitti. Ne söyleyebiliriz ki? Konu bizim için kapanmıştır" dedi.
 
Bahar daha önce şikayette bulundu mu? 
 
Yerel kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, Bahar, failin maruz bıraktığı şiddet nedeniyle birçok kez polise giderek şikayetçi oldu. Ancak dosyayı takip eden Bingöl Barosu Kadın Hakları Merkezi’ne üye avukat Nuran Aydın, dosyada Bahar'ın daha önce şiddete maruz kaldığına dair herhangi bir dilekçenin olmadığını söyledi. Bu durum Bahar'ın şikayetinin işleme konulup konulmadığına dair soru işaretleri oluştururken, Nuran Aydın’ın talebi ise soruşturmanın derinleştirilmesi. 
 
'Tek başına olmadığını düşünüyoruz'
 
Baro Kadın Hakları Merkezi olarak dosyaya müdahillik taleplerini Cumhuriyet Başsavcılığına sunduklarını ancak henüz bir cevap alamadıklarını dile getiren Nuran, “Kişi İstanbul'a üzerine silahla gittiğini söylemekte. Israrlı takip ile Bahar'a ulaştığını söylemektedir. İfadesinde ‘Sultanbeyli'den bir uzaklaştırma kararı bana tebliğ edildi. Uzaklaştırma kararı alınca artık sığınma evinde kalmadığını düşündüm. Çünkü sığınma evinde olsaydı bana uzaklaştırma kararı göndermezdi. İstanbul'da olduğunu öğrendim ve öyle gittim. Israrlı takip sonucu Fikirtepe'de kendisini buldum' diye bir iddiası var. Tek başına ısrarlı ve fiziki takiple üç gün içerisinde Bahar'ı bulmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını düşünüyoruz. Başkalarından destek aldığını, eşine nasıl ulaştığının tespit edilmesi için HTS kayıtlarının incelenmesini, soruşturmanın derinleştirilmesini yazılı olarak talep ettik. Savcılığın olayın gerçekleştirildiği güne kadarki olayın HTS kayıtlarını alarak bu şahsın kimlerle irtibatta olduğunu, kimlerden bilgi aldığını, nasıl ulaştığını tespit etmesini istiyoruz" diye konuştu.
 
'Uzaklaştırma kararının içeriğinin dosyaya alınmasını istedik'
 
Bahar'ın sığınma evinden ön kabulden sonra çıktığını ve uzaklaştırma kararı aldırdığını kaydeden Nuran, “Daha önce fiziksel şiddete yönelik bir başvurusu yok. Sanığın savunması sadece aldatma üzerineydi. Aldatmanın diğer tarafı olan üçüncü kişiyi bularak Bahar'a ulaştığını söylüyor. Biz bu yüzden uzaklaştırma kararının içeriğinin de dosyaya alınmasını talep ettik” dedi.
 
‘ŞÖNİM açıklama yapmalı’  
 
Failin Bahar’ı sığınma evinden aldığı yönündeki haberlere işaret eden Nuran, şunları söyledi: "Biz bu haberler üzerine İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi'nin çalışması ile oradan teslim alınmadığını öğrendik. Savcılığa başvuru yaparak bununla ilgili yazılı bir açıklama yapılmasını ve ŞÖNİM’den alınan belgelerin sunulmasını talep ettik. Eğer sığınma evinden teslim alındıysa bu ciddi anlamda bir sorun teşkil eder. Bunun açıklanması gerekiyor ki en azından sığınma evlerinin güvenilirliğinin tartışmaya açık olup olmadığını öğrenmek gerekiyor. Çünkü sığınma evlerine gerçekten önem veriyoruz.”
 
‘İnfaz söz konusu’
 
Failin, “Bahar ile anlaşarak Karlıova’ya geldikleri, geldikten sonra kavga ettikleri ve ardından öldürme eylemini gerçekleştirdiğine” dair beyanlarına dikkat çeken Nuran, “Bu bencilce yapılmış bir eylem olmuş olsaydı eğer, İstanbul'a üzerinizde silahla gittiğiniz halde orada da yapardınız. Aldatma duygusu ile tahrik altında yapsaydınız orada yapardınız. Ancak barışma vaadiyle buraya getirip burada öldürüldü. Biz burada bir ‘namus’ cinayeti sorgulaması yapmak zorundayız. Basına yansıdığı kadarıyla bir infaz şekli söz konusu. Taleplerimiz kabul edildiğinde detaylara ulaşacağız” diye konuştu.
 
Aile ile görüştükten sonra vekalet üzerinden dosyaya devam edeceklerini ifade eden Nuran, soruşturmayı daha etkin bir şekilde takip edeceklerini dile getirdi.