Rabia Naz'ın dosyasının kapatılmasına tepki: Karar manidar

  • 09:11 20 Temmuz 2020
  • Güncel
Habibe Eren
 
ANKARA - Rabia Naz’ın şüpheli ölümüne ilişkin açılan soruşturmada takipsizlik kararı verilmesine tepki gösteren baba Şaban Vatan, “Çok rezil bir sistem var. Hak, hukuk, adalet bu ülkede yok. Çocuklarımızın canına kıyılıyor, iktidar bu duruma seyirci kalıyor” derken, HDP’li Filiz Kerestecioğlu ise çok fazla ihmal varken verilen bu kararın manidar olduğuna dikkat çekti.  
 
Giresun'un Eynesil ilçesinde 12 Nisan 2018 tarihinde 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan, şüpheli şekilde yaşamını yitirmişti. Rabia Naz’ın yaşamını yitirmesine ilişkin açılan soruşturma neticesinde Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kararda, “Soruşturma dosyası, araştırma sonucunda elde edilen tespitler, tanık beyanları, alınan adli tıp raporları ve diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; Rabia Naz Vatan’ın ölümünün yüksekten düşme sonucu meydana geldiği, başkası tarafından kasten ya da taksirle öldürüldüğü yönünde herhangi bir delilin tespit edilmediği, bu nedenle CMK’nın 172/1 maddesi gereğince kovuşturma olanağı bulunmadığından ‘Kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına..” ifadeleri kullanıldı. 
 
Rabia Naz’ın şüpheli ölümünün aydınlatılması için bugüne kadar çabalayan babası Şaban Vatan ile “Rabia Naz Vatan Başta Olmak Üzere Şüpheli Çocuk Ölümlerinin Araştırılması ve Bu Konuda Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla” oluşturulan Meclis Araştırma Komisyonu’nda yer alan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu karara tepki gösterdi.
 
‘Yolumuza İstanbul Barosu ile devam edeceğiz’
 
Takipsizlik kararı veren savcının daha önce kendisine “akıl yargılamasında” bulunduğunu anımsatan Şaban, 11 ay boyunca başta Rabia Naz olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun kararını beklediklerini kaydetti.  Komisyonun raporu Meclis’e sunduğunu, aynı zamanda rapora şerh düşüldüğünü ifade eden Şaban, “Talimatlar yine devam ediyor. Çünkü dosyanın kapanmasıyla ilgili sunulan durum ‘yüksekten düşme’ olarak tespit ediliyor.  Rabia Naz’ın üstüne giydiği elbisenin üzerinde araç lastik izi çıkıyor ve olması gerektiği gibi bunu incelemeye göndermiyor savcı hanım. Avukatlar, hukukçular, siyasetçiler de biliyor ki; bu şekilde olayı kapatmaya gittiler ama kapatamayacaklar. Biz mücadelemize devam ediyoruz. Yolumuza İstanbul Barosu ile devam edeceğiz” dedi.  
 
‘Siyasi güç etkisini korumak için her şeyi yaptı’
 
Dosyanın savcısı Emine Öveyk’in Rabia Naz’ın şüpheli ölümüne “ intihar” diyerek kendini bu durumdan soyutladığını dile getiren Şaban, “Çünkü dosyayı incelemiş olsaydı her detay ve savcının da işin içinde olduğu ortaya çıkmış olacaktı. Dosya incelenmek yerine saptırıldı ve Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan, dosyanın savcısı olmadığı halde basın açıklaması yaptı. Aynı zamanda TBMM komisyonunda da konuşma yaptı. İtme var diyor ama yalan olduğu ortaya çıkıyor. Olayın başından beri tüm rezilliklerine devam ettiler, siyasi güç etkisini korumak için her şeyi yaptı. Biz iddianame üzerinde durmaya devam ediyoruz. Her şekilde davamızın arkasında duracağız, Rabia’mızın adaleti için mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabia’nın adaleti tüm çocukların adaletidir, asla arkasını bırakmayacağız” sözlerini kullandı. 
 
‘Adalet Bakanı bizle bir kez dahi görüşmedi’
 
Ülkede yargının bağımsız olmadığını ve iktidarın verdiği talimatlarla sürecin işletildiğine dikkat çeken Şaban, “Türkiye Cumhuriyeti’nde maalesef yargının ve hukukun nasıl bitirildiğini, Cumhuriyet savcısı Emine Öveyk’in kararı ve Başsavcı Abdurrahim Alan’ın yapmış olduğu durumlar bir kez daha ortaya çıkardı. Ülkemizin Adalet Bakanı sayın Abdülhamit Gül Bey ben ‘savcılığa güveniyorum, ailenin yanındayız’ dedi. Ancak bizimle bir kez dahi görüşme yapmadı. Ama çocuk katili olan Coşkun Somuncuoğlu ile görüştü" diye belirtti. 
 
‘Lanet olsun böyle sisteme’
 
Rabia Naz’ın yaşamını yitirmeden önce ailece AKP’ye üye olduklarını ve yönetiminde yer aldıklarını söyleyen Şaban, “AKP seçmenlerine vicdansızca adaletsizlik yaparak kendi makamlarını koruyor ama seçmen çocuklarını asla göz önünde bulundurmuyor. Bizim hakkımız hukukumuz yoksa lanet olsun böyle sisteme” dedi. 
 
‘Yönlendirme ve talimat olduğu açık’
 
Eşi Atika Vatan’ın bu süreçten çok etkilendiğini aktaran Şaban şöyle konuştu:  “Yeni çocuğumuz olduğu için eşimi bu durumdan uzak tutmaya çalıştık, çünkü çok fazla etkileniyor. Uzun bir süre anneliğine iftira atıldı. Olayı böyle kapatmaya çalıştılar. Sonra bu vicdansızlık her yerden tepki görünce bu sefer İçişleri Bakanı  ‘hastaymış hastalığından dolayı psikolojisi bozulmuş’ dedi.  Şimdi burada bir yönlendirme, bir talimat olduğu çok açıktır. Tanıkların beş kez ifade değiştirme durumu var. Sürekli ifadeler değiştirilmiş.”
 
‘Çok rezil bir sistem var’
 
“Çok rezil bir sistem var. Hak, hukuk, adalet bu ülkede yok. Çocuklarımızın canına kıyılıyor, iktidar bu duruma seyirci kalıyor” diyen Şaban, sürecin takipçisi olacaklarını yineledi. 
 
‘Karar manidar, çok fazla ihmal var’
 
Komisyon üyesi HDP’li milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise komisyonun bir yargı mercii olmadığını ancak var olan ihlalleri tespit edebileceğini belirterek, “Biz de onu yapmaya gayret ettik. Özellikle komisyonun raporunun açıklanması ile birlikte hemen akabinde takipsizlik kararı verilmesi bana gerçekten manidar geliyor, anlaşılmaz buluyorum. Çünkü pek çok ihlal var bizim tespit ettiğimiz. Yani olay yeri incelemesi 2 sene sonra yapılabilecek bir şey olmayabilir ama olay yeri simülasyonu, adli mimari açısından düşme mi itme, mi ya da başka bir şey mi bunların araştırılabilmesi tespit edilebilmesi mümkündü” diye konuştu.
 
'Takipsizlik kararını asla doğru bulmuyorum'
 
Dosyada bu kadar ihlal varken verilen takipsizlik kararını doğru bulmadığını kaydeden Filiz, bu kararın kamuoyunun adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. Diğer yandan da bu eksikleri ihmalleri gerçekleştirenlerle ilgili bir idari soruşturma yürütülüp yürütülmediğini bilmediklerini vurgulayan Filiz, sözlerine şöyle devam etti: “Olay yerine dahi gitmeyen savcı,  sonrasında kıyafetlerini ailesine teslim edilmemesi,   doğru dürüst bir inceleme yapılmaması, kıyafet üzerindeki lastik izi benzeri şeylerin kimyasal incelemesi yapılmaması...  Bütün bu ihmalleri yapanlarla ilgili bir idari soruşturma yürütülüyor mu bunun da kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklanması lazım. Çünkü bunlar komisyonun yapabileceği bir şey değildir, bunlar savcılık makamının adli yargı makamlarının yapabileceği şeylerdir. Dolayısıyla bu takipsizlik kararını asla doğru bulmadığımı ifade etmek isterim.” 
 
'Zedelenen adalet duygusunun giderilmesi gerekiyor'
 
Filiz son olarak şöyle konuştu: “Muhalefet şerhinde de şunu ifade ettim: Kesin bir kanaate varacak bir bilgiye sahip değiliz. Çünkü her şey bir yıl sonra yapılmaya başlanmış.  Dolayısıyla şüpheli ölümün bir kaza mı itme mi atlama mı ya da düşme sonucu mu gerçekleştiğini ortaya çıkarabilecek durumda değiliz. Bu anlamda bir yargıda bulunmak istemiyorum ama burada en dikkat çekici olan şey şu: Tüm kamuoyu sadece Rabia Naz değil birçok farklı olayda mutlaka bir siyasi müdahalenin ya da karartmanın olduğunu düşünüyor. Yani aslında vahim olan şey budur. İnsanların yargıya güvenmemesi ve belki de öyle olmayan bir olay için de bu şüpheyi taşımaları dikkat çekici. İşte bu adalet düşüncesinin zedelenmesinin toplumda giderilmesi gerekiyor. Bu da tabi bu iktidarla olabilecek bir şey değil diye düşünüyorum.”