‘Kadınlar çocukları ile tehdit ediliyor’

  • 09:01 21 Temmuz 2020
  • Güncel
Melike Aydın
 
İZMİR - Çocuğunun yanında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Şehriban Özadikti, son dönemlerde gerçekleşen gözaltıların, kadını eve kapatma amacı taşıdığını belirterek, “Kadının cesaretini kırmaya dönük bir politika. Özellikle çocuklu kadınlara yönelim var. Çocuğu ile tehdit ediliyor” dedi. 
 
İzmir’in Menemen ilçesinde 8 Temmuz’da gözaltına alınıp 10 Temmuz’da tutuklanarak Şakran Kadın Kapalı Cezaevine götürülen Şehriban Özadikti, avukatının itirazı sonrası 17 Temmuz’da tahliye edildi. Bir dönem milletvekili danışmanlığı yapan Şehriban’ın gözaltına alınmasının nedenlerinden biri olarak, Kasım 2019’da gözaltına alınan bir gazetecinin ajandasında isminin bulunması gösterildi. Şehriban hem gözaltında yaşadıklarını hem de Şakran Cezaevi’ndeki duruma ilişkin gözlemlerini paylaştı.
 
‘Psikolojik şiddet vardı’
 
Gözaltına alındığı günü anlatan Şehriban, 3 yaşındaki çocuğu Deniz Agrin ile birlikte arkadaşının evinde olduğu gece onlarca polisle baskın yapıldığını, kelepçelenerek kendi evine götürüldüğünü söyledi. Şehriban, “TEM’e götürürken ters kelepçe yaptılar. Nezaret o kadar kirliydi ki orada hastalık kapmak işten değil. Hastane kontrolleri ise yüzeysel oldu. Doktor soyunmamı bile istemedi. Pandemi nedeniyle ateşe bakıldı sadece. TEM’de ise psikolojik şiddet vardı sürekli bağırdılar” dedi.
 
Vekil danışmanlığını yapması soruldu
 
TEM’de avukatı olmadığı için ifadesini avukatsız verdiğini belirten Şehriban’a burada 2007-2014 yılları arasında dönemin Demokratik Toplum Partisi (DTP) milletvekili Fatma Kurtulan ile daha sonra da Halkların Demokratik Partisi (HDP) önceki dönem milletvekili Mülkiye Birtane’nin danışmanlığını yapması soruldu. Gözaltında özel hayatına ilişkin sorular sorulduğunu, ancak yanıtlamadığını dile getiren Şehriban, “Ben ifadeden sonra bırakılacağımı düşünüyordum ama günlerce nezarette tutuldum. Çocuğum arkadaşımın evinde ve ne durumda bilmiyordum. PKK’ye bağlı ‘Stratejik Araştırma Merkezi’ adıyla istihbarat örgütü kurmakla suçlandım. Daha önce gözaltına alınan bir gazetecide benim telefonum bulunmuş. Gazeteciyi hatırlamıyorum. Belki de tanıştım. Çalışırken yüzlerce gazeteciyle çalıştık ve binlerce insana numaramı verdim” diye konuştu.
 
‘Karantina koğuşunda hijyen yok’
 
Şehriban, gözaltı sürecinin ardından çıkarıldığı mahkemece “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanarak, Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Salgını gerekçesiyle tek hücreye alındığını ifade eden Şehriban, buranın da hijyen açısından kötü durumda olduğunu kaydetti. Şehriban, burada da doktorun yüzeysel kontrol yaptığını ve koronavirüs testi yapıldığını söyledi.
 
‘Agrin travma yaşadı’
 
Çocuğunun olmasına ve emzirmesine rağmen yanına alınmadığını, çocuğuna ilişkin kendisine bilgi verilmediğini ifade eden Şehriban, “Kızım Agrin aslında cezaevindeyken getiriliyor ama koşullar gerekçe gösterilip verilmiyor. Sağlık ocağından test sonucu öğrenilmeye çalışılıyor. Tahliye edilmesem çocuğum yanıma getirilir miydi bilmiyorum. Kızım çıktıktan sonra benimle iki gün konuşmadı. Onu terk ettiğimi düşündü. Ben yokken yaşadığı şeyleri anlatıyor ailem, üzülüyorum. Çocuğum elimi sıkı sıkı tutarak uyuyor. ‘Anne yine mi gideceksiniz’ diye soruyor. Psikolog veya pedagoga gitmeyi düşünüyorum. Yaşadığı bu sarsıntı kolay geçmeyecek” diye belirtti.
 
‘Kadınları çocukları ile tehdit ediyorlar’ 
 
Gözaltına alınmasının siyasetin içinde olan kadınlara karşı yürütülen bir sindirme politikası olduğunu vurgulayan Şehriban, “Son dönemlerde gerçekleşen gözaltılar, yükselen, ses getiren kadın mücadelesi karşısında, kadını politikadan, iş hayatından uzaklaştırmak, bütün alanlardan alıkoyup eve tıkama amacını taşıyor. Kadının cesaretini kırmaya dönük bir politika. Özellikle çocuklu kadınlara yönelim var. Çocuğu ile tehdit ediliyor” ifadelerini kullandı.
 
‘Didem Akman’ın sağlık durumu kritik’
 
Şehriban, tutuklu bulunduğu koğuştan, “adil yargılanma ve cezaevi koşullarının düzeltilmesi” talebiyle ölüm orucunda olan Didem Akman’ı da pencereden gördüğünü söyleyerek, durumunun ağır olduğuna dikkat çekti. Şehriban, Didem’in durumuna dair şunları paylaştı: “Esmer güzel bir kadın volta atıyordu. Başını zorlukla kaldırdı. Yorgun ve kısık sesiyle ‘merhaba’ dedi. Didem’in kürek kemikleri dışarda bir dirhem et kalmamış, yüzü siyah lekeler içinde. Gözleri çukurlaşmış. Bana koşullarının iyileştirilmesini istediklerini söyledi. Havalandırmaya günde iki saat çıkabilirken şimdi bir saate düşürülmüş. Kimseyle görüşme hakları yok. Ona destek için birkaç kişi açlık grevine girdiler. Didem’in durumu kısa süre sonra ağırlaşacak. Sadece çok az sıvı tüketiyor. B12 vitaminini de kendi parası ile alıyor. Devlet karşılamıyor. Didem ölüm orucundayken vazgeçirmek için zorla hastaneye götürülüyor.”
 
Her geçen gün Didem’in durumunun ağırlaştığının altını çizen Şehriban, “Didem için duyarlılık çağrısı” yaptı.