Gözaltında tecavüz tehdidi ses kaydı ile teşhir edildi

  • 09:02 23 Temmuz 2020
  • Güncel
Habibe Eren
 
ANKARA - Gözaltına alındığı sırada telefonundaki ses kaydı açık kalan Yüksel direnişçilerinden Nazan Bozkurt, aylar sonra polisin kendisi ve Melek Çetinkaya hakkında cinsiyetçi küfür ve tecavüz tehditlerini teşhir etti. Polislerden şikayetçi olacağını aktaran Nazan, “Teşhir ettiğimiz sürece böyle davranışta bulunamayacaklar” dedi.
 
Çankaya Nüfus Memurluğu’ndaki görevini yürüttüğü sırada 2016 yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Nazan Bozkurt, Ankara’da bulunan Yüksel Caddesi’nde başlatılan “İşimizi geri istiyoruz” eylemini 3 yıldır sürdürüyor. Müebbet hapis cezası alan Harbiyeli oğlu için “Adalet” yürüyüşü başlatan Melek Çetinkaya’nın eylemine destek verirken gözaltına alınan Nazan, açık unuttuğu ses kaydını aylar sonra fark etti. Ses kaydında polislerin kendisi ve Melek Çetinkaya hakkında cinsiyetçi küfür ve tehditlerin yanı sıra, bir amirin “cinsel organına kadar arayın” diyerek tecavüz tehdidinde bulunduğu duyuluyor.
 
Nazan söz konusu polisler hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi.
 
‘Gözaltında telefonumu zorla aldılar’
 
Melek Çetinkaya’nın çağrısıyla 19 Ocak’ta  Güvenpark’tan başlayan ve Silivri’de sona erecek bir “Adalet yürüyüşü”  çağrısı yapıldığını hatırlatan Nazan, gözaltına alınışını şöyle anlattı: “Polisin her yeri çevirdiğini ve sokaktan geçenler de olmak üzere herkesi gözaltına aldığını gördüm. Siyasi şube polisleri GBT yapmak istediğini söyledi. Bir polis kimliğimi aldı, GBT çok uzun sürdü.  Görüntü çektirmeme engel olurlar diye ses kaydı alayım dedim. Çünkü etrafta sesler vardı her yerden çığlık sesleri geliyordu. En azından bu durumu haberleştirebilirim diye. Telefonum cebimdeydi ses kaydı yaptığımı bile unutmuşum. GBT yapıldı kimliğimi de cebime koydum. Sonra Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun etrafını çeviği sardığını gördüm. Sadece insani olarak ‘Ömer Bey nasılsınız’ diye seslendim bu kadar. O da sinirli olduğunu ifade eden bir el hareketi yaptı. Ben de kendi eylem alanıma karşıya geçmeye çalıyordum. Polisler biliyordu Yüksel’deki eylem alanıma gideceğimi. Bir anda birileri beni çekmeye çalıştı. Arkaya döndüm bir baktım 5-6 tane kadın çevik göndermişler bile beni gözaltına almak için. ‘Ne yapıyorsunuz? Karşıdan karşıya geçen bir insan neden gözaltına alınır?’ diye sordum. Sonra hemen el çabukluğu marifetiyle cebimden telefonu çekivermişler.”
 
Tecavüz tehdidi kayıtlara yansıdı
 
Telefonunu aldıklarında “Talimat mı var neden alınıyorum, gözaltında mıyım, savcılık talimatı olmadan telefonuma el koyamazsınız” dediğini aktaran Nazan, kaydın gözaltı süresince devam ettiğini söyledi. Polisin, telefonu kapatana kadar geçen bütün konuşmaları kaydettiğini söyleyen Nazan, şöyle devam etti: “Telefonu aldım ve dinlemeye başladım. Çok uzun bir kayıttı, birkaç güne yayıldı dinlemem. İlk dinlemede fark etmeyip sonra fark ettim. Melek Çetinkaya’ya ve bana iğrenç bir hakarette bulunuyor polisler. Zaten birkaç tanesi var devamlı bizi hedef alıyorlar. Melek Çetinkaya’yı, beni ve çekim yapan kadınları cinsel organımıza kadar aramalarını hatta araya kadar bir şey sokmaktan bahsediyor polisler. Bu ses kaydını dinledikten sonra gerekli yerlerle iletişime geçtim, suç duyurusunda bulunacağım. 3 buçuk senedir Yüksel’de gözaltına alınıyorum. Güvenlik Şube Müdürlüğü'nün neredeyse tamamını tanıdığım için o sesin sahibini de tanıyorum.”
 
‘İşkence çeşitleri cinsiyete göre değişiyor’
 
İşkence çeşitlerinin cinsiyete göre de değiştiğine dikkat çeken Nazan, “Yüksel’deki eylemlerde Mehmet Dersulu arkadaşımızın kafasına, bacaklarına tekme atma şeklinde saldırıyorlar. Kadınlara fark şekilde işkence uyguluyorlar. Mesela; yine bir eylemde Acun hocanın göğüslerinden çekip itti bir çevik amiri. Acun Hoca tacize yönelik şikayette bulundu ancak bir işlem yapılmadı. Hatta polise ‘sapık’ dediği için Acun hocaya dava açıldı ve ceza aldı. Hakimler, bu kararları ile ‘seni istedikleri gibi taciz edebilirler’ diyor. Yüksel’deki polisler geçtiğimiz yıl Merve Demirel’e bulundukları taciz sonrası çok fazla teşhir olmaya başladılar. Çünkü ‘benim türbanlı bacım’ dedikleri bir kişiydi aslında Merve. Ondan sonra da kadın polisleri getirmeye başladılar, tepkilerin önünü almak için. Ama ondan önce o kadar korkunç şeyler yapıyorlardı ki. Polisin biri bana yönelik tam üç kez tacizde bulundu. Bacaklarımın arasından tutmaya çalışıyordu sürekli, artık üçüncüsünde teşhir ettim” ifadelerini kullandı.
 
‘Teşhir ettiğimiz sürece böyle davranışta bulunamayacaklar’
 
Cumhurbaşkanının kızı Esra Albayrak’a yönelik cinsiyetçi küfürlerin ardından faillerin tutuklandığını, bu polislerin de tutuklanması gerektiğini belirten Nazan, “Bizim suçumuz ne? Babamızın cumhurbaşkanı olmaması mı? Biz bunları teşhir ettiğimiz sürece böyle davranışta bulunamayacaklar. Geçen yıl beni yerlere atan polis, polis kameramana ‘devrem görüntüleri silersin’  diyor. Bunu da kamera kayıttayken söylüyor. Kendine güvenleri tam. Açığa çıkınca bir yaptırım olmayacağını biliyorlar. Yine geçen yıl polislerin saldırısı sonucu elmacık kemiğim kırıldı, ‘takipsizlik” kararı verildi. Göz kemiğimi kıran polisin sonrasında Melek Çetinkaya’nın koluna yumruk atmasının sebebi cezasızlıktır. Her şeyi yapabileceklerini sanıyorlar ama şunu unutuyorlar, faşizm sizinle işi bittiği zaman sizi bir kenara atan bir sistemdir. Tıpkı çok güvendikleri o savcıların sonu gibi. Bunların son çırpınışları olduğunu biliyorum. O yüzden halkımız ümitsizliğe kapılmasın. AKP gidecek, kamu emekçileri halk emekçileri direnen halklar kalacak” diye konuştu.