Muğla’da kadın katliamlarına karşı perşembe eylemleri başlıyor

  • 08:28 24 Temmuz 2020
  • Güncel
MUĞLA - Muğla Kadın Platformu kadın katliamlarına karşı her Perşembe Sınırsızlık Meydanı’nda buluşacak.
 
Muğla Kadın Platformu, Cemal Metin Avcı tarafından katledilen Pınar Gültekin için Sınırsızlık Meydanında basın açıklaması düzenledi. “Susumuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz, kadına karşı şiddete direniyoruz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada “bedenim benimdir, hayır hayır demektir”, “sözleşmeyi uygula kadını yaşat”, “erkek vuruyor devlet koruyor” ,“jin jiyan azadi” sloganları atıldı. Basın açıklamasını Platform adına Berfin Karabağ okudu.
 
‘Gizlilik kararı ile neyi saklamaya çalışıyorsunuz?’
 
Cemal Metin Avcı’nın canavarca hislerle ve planlayarak Pınar’ı katlettiğini ve cenazeye işkence ettiğini belirten Berfin, failin ailesinin davaya gizlilik kararı koydurmak istediğini hatırlattı. Bu gizlilik kararı ile neyin saklanmaya çalışıldığını soran Berfin, “Bunun adı kadın kırımı, yaptığınız saklama inkar etme. Biz bunların hepsini daha önce işlediğiniz kadın kırımlarından tanıyoruz. Ne giydiğimiz ne yiyip içtiğimiz nerde olduğumuz neden orda olduğumuz ve ne yaptığımız hiçbir kişinin kullanabileceği ifadeler değildir. Yaptığınız katliamları kadın kırımlarını bu eril zihniyeti barındıran cümlelerinizle aklayamayacaksınız, aklatmayacağız” dedi.
 
‘Sistem için kadının özgürleşmesi sorun’
 
Muğla’da kadınların maruz kaldıkları şiddetin tesadüf olmadığını söyleyen Berfin, katliamlardan İstanbul Sözleşmesini uygulamayan, kaldırmak isteyen ve katliamlara sessiz kalanların sorumlu olduğunu belirtti. Erkek egemen sistem için kadın katliamlarının değil kadının özgürleşmesinin sorun olduğunu söyleyen Berfin, “Kadın mücadelesiyle elde edilmiş tüm kazanımlarımızı yok etmeye, İstanbul Sözleşmesini kaldırmaya ve hatta kadını tecavüzcüsüyle evlenmeye vardıracak kadar yasal zorlamaları dayatmaktadırlar. Bu sistemi istemiyoruz” diye belirtti.
 
‘Yasaları uygulamayan görevlilere yaptırım uygulandı mı?’
 
İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı kanunun görevlilerce uygulanmadığını söyleyen Berfin, ilgili yasalara ve hükümlere uymayan görevliler hakkında kaç işlem yapıldığını sordu. Berfin, “Polis, jandarma ve bekçilere Türkiye'nin de imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi 15. madde uyarınca, şiddet olaylarının önlenmesi ve tespit edilmesi, kadın-erkek eşitliği, mağdurların ihtiyaçları ve haklarının yanı sıra, ikincil mağduriyetlerinin önlenmesi konusunda uygun eğitim verildi mi? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kaldırmaya çalıştıkları İstanbul sözleşmesi ve 6284 ü hatırlatarak katliamların takipçisi olmayın bunları önlemeye yönelik olan yasaları uygulayın. Bunları uyguladığınız takdirde takipçisi olacağımız böylesi canice kadın kırımları söz konusu olmayacak” diye konuştu.
 
Muğla Kadın Platformu olarak yetkililere seslenen Berfin, taleplerini şu şekilde sıraladı:
 
*Şiddet gören veya tehlikede olan kadınlar için şiddet uygulayan evden uzaklaştırılmalı, kendisine yaklaşması engellenmeli ve yakın koruma verilmeli, gerekiyorsa kadının adresi, kimlik ve ilgili diğer bilgileri değiştirilmeli veya gizlenmeli, bu bilgilerin paylaşımını yapanlar da cezalandırılmalı,
 
*Şiddet uygulayanın silahı teslim alınmalı, şiddete uğrayan kadına geçici velayet veya tedbir nafakası veya geçici maddi yardım verilmeli ve oturduğu eve aile konutu şerhi konulmalı,
 
*Devlet, kadına yönelik şiddetle bütüncül bir mücadele için kurumsal, mali ve eşgüdümlü yapılar kurmalı; etkili, kapsamlı ve birbiriyle koordineli politikalar oluşturmalı,
 
*Toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı öfke ve nefret söylemlerinde bulunan, taciz, istismar ve tecavüzde bulunan personeller, yapılan taciz istismar tecavüzü destekleyen öğrenciler ve eğitimciler; üniversite ve diğer tüm eğitim-öğretim alanlarından kesin bir şekilde cezalandırılarak uzaklaştırılmalı,
 
*Evlilik yoluyla çocuk istismarını meşrulaştıran, kadına şiddetin, kadın cinayetlerinin her gün artmasına rağmen ve bir türlü yakalanmayan, yakalanmak istenmeyen failler olduğu halde kadına şiddet ve cinsel saldırı suçlarından içerde bulunan erkekleri toplum içine tekrar salan Yeni İnfaz Yasası gibi bir düşünce yaşam hakkımızı hiçe saymaktadır. Bu şahıslara getirilen af kabul edilemez. İstismarın, tecavüzün, şiddetin, cinayetin affı olmaz! İnfaz yasasında ve TCK'nın  102, 103, 104 ve 105. maddelerinde düzenlenmeye gidilmeli,
 
*Çocuk bakımı kadına atfedilen bir sorumluluk olmamalı, çocuk ve ev işi emeğini kadına atfeden söylemler, politikalar ve etkinlikler yasaklanmalı, yerel yönetimler çocuk bakım evleri oluşturarak çalışmak ve gelişmek isteyen kadınların özgürleşmesini desteklemeli,
 
*Hiçbir yerde güvende olmayan biz kadınlar için yerel yönetimler sokakları ışıklandırma ve kamera açısından düzenleme yapmalı, güvenliğimiz her alanda sağlanmalı,
 
*Üniversite yönetimi itibar kaygısı gütmek yerine taciz ve tecavüzden doğru ismi zikredilen akademisyenler öğrenciler üzerinde etkin bir çalışma yürütüp bu gibi konularda ismi geçen kişileri açık bir şekilde gerekli hukuki süreci başlatmak üzere iletmeli, 
 
*Gerekli sorumlulukları alıp; Üniversitede olan tüm kadın öğrencilere beden saygısı, şiddet nedir şiddete karşı ne yapılır üzerine bilinç yükseltme atölyeleri yapacak sivil toplum örgütleri üniversite yönetimi tarafından desteklenmeli,
 
*Şiddet özgeçmişi bulunan silahlı kolluk kuvvetleri ve güvenlik personellerinin, kadın katliamlarında nitelikli kadın katili olma ihtimali olduğu göz önünde bulundurularak emniyet yönetimi eve giden silahlı personellerin silahına mesai saatleri dışında el koymalı,
 
*Kadına yönelik şiddet için önleyici tedbirlerin alınmamasının hemen ardından gerçekleşen kadın katliamlarına karşın, mahkeme heyetlerinin caydırıcı cezalar uygulamaması tedbirlerin alınmamasının devamı niteliğindedir. Mahkeme heyetleri bağımsız yapılarını koruyarak hiçbir etki altında kalmadan caydırıcı cezalar vermeli.
 
‘Her Perşembe Sınırsızlık Meydanında olunacak’
 
Kadınlar özgür olana kadar alanlardan çekilmeyeceklerini söyleyen Berfin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı uygulanan baskı, şiddet ve katliamlar son bulana kadar her perşembe, saat 18:00’de Sınırsızlık Meydanı’nda buluşacaklarını beyan etti.  
 
Açıklama, gerçekleştirilen gürültü eylemi ile son buldu.