‘Sözleşmenin tartışmaya açılması ile kadınlar hedef alınıyor’

  • 09:05 24 Temmuz 2020
  • Güncel
 
VAN - İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması halinde, yargıda dahil tüm yolların kapanacağını söyleyen Star Kadın Derneği Yönetim Kurulu üyesi Emine Bozkurt, “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek kadın ve çocuğa yönelik cinsel saldırı ve katliamları daha farklı bir noktaya taşır” dedi. 
 
Türkiye’de kadın ve çocuğa yönelik tecavüz ve şiddet suçları artarak devam ederken, AKP iktidarı kadın ve çocukların şiddetten korunmasında etkili olan İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açarak, sözleşmeden çekilmeyi planlıyor. Kadınlar ise sözleşmenin tartışma konusu bile yapılmasına tepki gösterirken,  sözleşmenin maddelerinin ise uygulanması gerekliliği üzerinde duruyor. 
 
Sözleşmenin önemine dikkat çeken Star Kadın Derneği Yönetim Kurulu üyesi Emine Bozkurt, “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek kadın ve çocuğa yönelik cinsel saldırı ve katliamları daha farklı bir noktaya taşır” dedi. 
 
‘Valiliğin ‘aşırı alkolüydü ’açıklaması faili korumaya dönüktür’
 
Sözleşmeden çekilmenin gündemde olduğu bugünlerde mücadele eden kadınlara yönelik bir saldırı söz konusu olduğunu kaydeden Emine, şunları ifade etti: “Leyla Güven, Rojbin Çetin gibi birçok arkadaşa yönelik uzun süren gözaltılar oldu. Yıllardır kadın cinayetleri, tecavüzler, çocuk istismarlarına karşı mücadele yürüten, topluma öncülük eden kadınlara yöneliyorlar. Batman ve Şırnak’ta kolluk kuvvetleri tarafından genç kadına ve 13 yaşındaki çocuğa yönelik cinsel saldırılar oldu. Valilinin bu konuya ilişkin ‘aşırı alkolüydü’ açıklaması ise faili savunmaya yöneliktir. Kadınlar kolluk kuvvetleri tarafından korunması gerekirken onların tacizine maruz kalıyor. Bu olaylarda faillin görev yerinin değiştirilmesi veya farklı bir durumun uygulanması çözümsüzlüktür.”
 
‘İktidar tek tip kadın yaratmak istiyor’
 
İktidarın yaratmak istediği “tek tip” kadın tipine dikkat çeken Emine şu sözleri kullandı: “Kadına ve çocuklara yönelik cinsel saldırılar bu kadar had safhadayken devletin yaratmak istediği bir kadın tipi var ve buna karşı bütün olanaklarını kullanıyor. Kadın aktivistlerin, siyasetçilerin, kurumların devlet tarafından saldırıya maruz bırakılmasının sebebi budur. Kadının sözünün olmadığı bir toplumu yaratma, sosyal hayattan soyutlama, kadının düşüncesini yok sayan, robotlaştıran, fikri olmayan, giysisinden tutun yürüyüşüne kadar kendisinin karar vereceği bir toplum yaratmayı istiyor. Baskı uygulayarak, gözaltılar, tutuklama, KHK uygulamaları, işten atmalar sivil toplum örgütlerini kapatması buna yöneliktir. Fakat başarılı olmayacaktır.” 
 
‘AKP’de kadının söz hakkı yok’ 
 
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in “AKP’den önce kadının adı yoktu” söylemine ilişkin ise Emine, AKP siyasetinde kadınların yer alabileceğini fakat söz hakkının olmadığını söyledi. Emine, “Meclis’te sözü geçmeyecek, bakan olacak ama sözü geçmeyecek, bir imzayla sınırlı kalacak. İktidar toplumda da kadına müdahale ediyor. Bir kadın tacize maruz kaldığı zaman giyimiyle yargılanıyor. Bir erkek kadına tacizde bulunduktan sonra rahatlıkla hakimin karşısına çıkıp ‘giyiminden etkilendim, bana göre giyinmemişti’ diye savunma yapabiliyor” sözlerini kullandı. 
 
‘Sözleşmenin kaldırılması yargı yolunu kapatır’
 
İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ülke olmasına rağmen Türkiye’de hala uygulanmadığını vurgulayan Emine, “Yargıda ciddi sıkıntı var. Sivil toplum örgütlerinin, kadınların İstanbul Sözleşmesi’nin etkili bir biçimde uygulanması için eylemlerine, çağrılarına rağmen uygulanmadı. İstanbul Sözleşmesi’ne fiiliyatta bağlı kalınmıyordu, şu an iktidar tamamen ortadan kaldırmak istiyor. Oysa her maddesinin uygulanması, hayata geçirilmesi gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ile Türkiye’de çocuğa ve kadına yönelik cinsel saldırı ve cinayetler farklı bir noktaya taşınacaktır. Kadının hak ve hukukunun sayılmayacağı, bununla birlikte yargı yolunun da kalmayacağı gözüküyor” diye konuştu.