Korona testi pozitif çıkan aile İzmir’de mahsur kaldı

  • 09:02 26 Temmuz 2020
  • Güncel
İZMİR - Doğum için Salihli ve Mersin’den İzmir’e gelen aile bireyleri koronavirüs testinin pozitif çıkmasıyla İzmir’de mahsur kaldı. Hastane eve gönderirken, otellere de yerleşemediklerini belirten Evin Enterili, “Yaşadıklarımız sağlık sistemindeki çarpıklığı gösteriyor” dedi. 
 
İzmir’de öğrenci olan Evin Enterili, pandemi sürecinde Manisa Salihli’deki ablası Ayşe Acar’ın yanına yerleşti. Doğum yapmasına az bir süre kalan Ayşe ise Salihli’deki hastanelerin dolu olması nedeniyle İzmir Balçova’da bulunan 9 Eylül Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Evin, Ayşe, Ayşe’nin eşi, Mersin’den gelen annesi ve kardeşi Rozerin, doğumdan 15 gün önce İzmir Gaziemir’e gelerek buradaki akrabalarında kalmaya başladı. 13 Temmuz’da gerçekleşecek doğumun hemen öncesinde yapılan testlerde annede koronavirüs testi pozitif çıktı.  Bunun üzerine Gaziemir’deki ev karantinaya alındı. 
 
Evin, “Benim testim negatif çıktı ama ciğerlerimde leke göründü. Kardeşim Rozerin’in pozitif çıktı. Ancak hastane ‘durumunuz ağır değil’ diyerek eve gönderiyor. Fakat kalabileceğimiz ev karantinada ve pozitif olanlar il dışına çıkamıyor, oteller de almıyor. Gidecek bir yer kalmadı” dedi.
 
Bebeklerin yanında virüslü hasta tutuldu
 
Ciğerinde lekenin olması nedeniyle hastaneye yatışının yapıldığını ve bu şekilde annesine refakatçi olarak kalabildiğini söyleyen Evin, “Geceye doğru yatış odasına gittik. Annemin kemikleri ağrıyordu, kötüleşti. Annem 47 yaşında. Sabah gelen doktorlar ‘sizi aynı odaya kim koydu’ dedi. Biz de anlattık nedenini. Annemi ayırdılar. Benim test sonuçlarım da negatif çıktı. Yine de benim de karantinaya alınmam gerekirdi. Kardeşim Rozerin, koronavirüs şüphesine rağmen bebek servisinde refakatçi bırakıldı. Zaten pozitif çıktı. Ama ‘yeni bir refakatçi gelene kadar çıkartamayız’ dediler. Ancak salı öğleden sonra çıkışını verdiler” diye belirtti.
 
‘Hastane yetkililerinin tacizine maruz kalındı’
 
Bebeğin yanından çıkan Rozerin’in de ne Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi ne de Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne yatışının yapılmadığını belirten Evin, “Eniştem ablamın yanında kaldı, annem de burada karantinada. Bebek 3 gün önce taburcu olarak Salihli’de akrabaların yanına gönderildi. Rozerin de ‘burası otel değil’ tacizlerine maruz kaldı. Kimseyle temas halinde olmasını istemiyorduk. Kalacak yerimiz yok diye Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne başvurduk. Sonra otele geri döndük kardeşimin ishali başladı. Perşembe akşamı 16 Temmuz’da elinde valizle yeniden hastaneye (Yeşilyurt) gittik. Doktorlar ‘valizle mi geziyorsunuz artık’ dediler. CİMER’e yazdık cevap verilmedi. HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan’ın devreye girmesiyle İl Sağlık Müdürlüğü arandı. Cumartesi akşamı Rozerin, Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne alındı. İlle vekillerin mi araya girmesi gerekiyor? Ben kaymakamlığa da gittim. ‘Daha önce farklı bir sistem vardı ama kaldırıldı. Tek bir insan için size ev açmazlar’ dediler. Masrafları tanıdıklarımızın desteğiyle denkleştirdik. Eniştem birkaç kez kaymakamlığa başvurmuş onların verdiği bin 500 lira. ‘Ev tutulsun, idare etsinler’ demiş. Bir miktar para verip susturmaya çalışıyorlar” dedi. 
 
‘Devlet vatandaşını önemsemiyor’ 
 
Tüm yaşadıklarının sağlık sistemindeki çarpıklığı ortaya koyduğunu belirten Evin, “Ya ben de pozitif olsaydım ailemin ihtiyaçlarını kim götürecekti? 184’ü defalarca aradık ‘banklarda yatıyoruz’ dedik evimiz yok. 112 hastaneye bağlı değilmiş ve hastanenin de ambulansı yok. Bu nedenle il dışına da götürülmedik. İsveç’ten uçak getiriliyordu oysa. Devletin yurttaşlarını önemsemediği ortaya çıkıyor. Konumuna göre değerlendiriyor. ‘Fakirsen öl’ diyorlar” şeklinde konuştu. 
 
Öte yandan Rozerin ve anne taburcu edilirken, İzmir’de tuttukları bir evde karantinaya alındı.