Hani'de neler oluyor?

  • 09:09 26 Temmuz 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Hani’de son iki yılda açılan 5 kafede çocukların çalıştırıldığını söyleyerek tepki gösteren Hanililer, uzman çavuşların bu kafelerde kadınlarla arkadaşlık adı altında yoz ilişki kurduğunu iddia ediyor.
 
Bölgede asimilasyon ve yok sayma politikaları bugüne kadar farklı yöntemlerle kendini gösterirken, bugün ise, Şırnak’ta ve Batman’da istismar ve tecavüz faillerinin uzman çavuş olması halkta yaşananların tesadüf değil özel savaş politikası görüşünü geliştiriyor.
 
Şırnak ve Batman olayının hemen ardından 20 Temmuz günü Hani'de Uzman Çavuş H.K.'nin kullandığı araç Hani-Dicle yolunda Arı köyünün bir kilometre yakınında sabaha karşı saat 04.00 sıralarında kaza yaptı. Araçta 18 yaşında bir kadın ve 15 yaşındaki kız kardeşi vardı. İki kardeş Hanili bir ailenin çocukları ve Hani'de oturuyorlar. 18 yaşındaki kadın ertesi gün hastaneden taburcu olurken, 15 yaşındaki çocuğun ise durumu kötü olduğu için bir süre hastanede yatacağı belirtildi. Yaptığımız araştırmalara rağmen iki kardeşin geç saatte neden araçta bulunduklarına dair net bir bilgi elde edemedik. Bizde bu kaza sonrası aklımızda oluşan sorulara Hani’de yanıt aradık. 
 
'Gece eve gelmeden tur atarken kaza yaptı'
 
İki kardeşin annesi ve kardeşleri ile yaptığımız görüşmede, kardeşlerin Hani'de ayrı ayrı cafelerde çalıştığını, 15 yaşındaki çocuğun iş çıkışında 18 yaşındaki ablasının çalıştığı cafeye gittiğini söyledi. Kaza yapan çocukların ablaları, "Gece saat 01.00 sıralarında iş çıkışı araca binmişler. Eve gelmeden önce Hani'de biraz gezmek istemişler, tur atmışlar bu sırada kaza olmuş. Biz kardeşimizin bir an önce iyileşmesini umuyoruz. Şikâyetçi olacağımız bir durum yok. Aracı kullanan kardeşimin arkadaşıdır. Komutanlar da bizi aradılar ilgilendiler. Şikâyetçi olup olmayacağımızı sordular. Biz de şikâyetçi olmayacağımızı söyledik. Ancak kardeşimin hastane masrafları ödenmese ilgilenilmezse belki şikayetçi oluruz" şeklinde cevap verdi.
 
Cevaplanması gereken onlarca soru var
 
Ancak Hani'de ismini vermek istemeyen bir kişi, iki kardeşin gece saat 00.00 sıralarında Uzman Çavuş H.K.'nin aracına bindiğini iddia etti. Ailenin ve yerel kaynakların belirttiği saatler arasında sadece bir saat fark var. Kaza sabah saat 04.00 sıralarında Hani-Dicle yolu üzerinde Arı köyüne bir kilometre uzaklıkta gerçekleşti. Kaza yapılan yer, tenha ve gezilecek herhangi bir yer yok. İki kardeşin işten çıkış saati ve kaza saati arasında 4 saatlik zaman dilimi var. Bu 4 saatlik zaman dilimi içerisinde kardeşler neredeydi, uzman çavuş iki kardeşi eve bırakmak için aracına bindirdiyse Hani-Dicle yolu üzerinde ne işi vardı? Olayla ilgili cevaplanması gereken onlarca soru var.
 
2 yılda 5 kafe neden açıldı
 
Yerel kaynaklar ise son bir yıla yakındır uzman çavuşların Hani'de genç kadınlarla arkadaşlık kurduğunu ve bu durumdan rahatsız olduklarını dile getiriyor. 2018’den bugüne kadar ilçe merkezinde 5 kafe açıldı. Hani'de konuştuğumuz esnaf ve yurttaşlar, kafelerin gençleri yozlaştırdığını belirtti. 
Kazada uzman çavuşun arabasında bulunan 15 ve 18 yaşında iki kardeşin çalıştığı kafenin 2019 Kasım ayında açıldığı ve kafelerden birinin sahibinin bekçi olduğu iddia edildi. İsmini vermek istemeyen bir yurttaş bu iki kafeninde ekonomik olarak iş yapmadığını ama ısrarla açık tutulduğunu ifade etti. Ayrıca Hani’de bulunan kafelerde uzman çavuşların genç kadınlarla arkadaşlık adı altında yoz ilişkiler geliştirdiğini de iddia etti.
 
Kürtçe ismi yerine Türkçe isim kullanıldığı iddiası
 
Bir diğer iddia ise burada çalışan çocuk ve kadınların gerçek isimlerinin Kürtçe olmasına rağmen Türkçe isimler kullanmak zorunda bırakıldığı yönünde. Nitekim kaza sırasında araçta bulunan 15 yaşındaki çocuğun ismi Türkçe bir isim olarak elimize ulaştı. Yaptığımız araştırmalar sonucu uzun süre hangi hastanede olduğunu öğrenemedik ve kendisine ulaştığımızda ise isminin kimlikte Kürtçe bir isimle kayıtlı olduğu bilgisine ulaştık.
 
Yurttaşlar tepkili
 
Hanililer bu durumdan rahatsızlık duyduklarını ancak, askerlerin kafe sahipleriyle güçlü ilişkileri olduğu için ses çıkaramadıklarını söylüyor. Yurttaşlar öte yandan bunların bir devlet politikası olarak hayata geçirildiğini vurguluyor.