Feleknas Uca: Türkiye soykırımı tanımalı

  • 11:12 30 Temmuz 2020
  • Güncel
HABER MERKEZİ - 3 Ağustos Şengal Katliamı’nın yıldönümü nedeniyle yazılı açıklama yayımlayan HDP’nin Êzidî Milletvekili Feleknas Uca, “Türkiye de Şengal’de yaşananları soykırım olarak tanımalı, Êzidî halkının maruz kaldığı, katliam sebebiyle 3 Ağustos gününü Êzidî Soykırım Günü olarak kabul etmelidir” dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Feleknas Uca, DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’de yaptığı Êzidî katliamının altıncı yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yayımladı. Feleknas açıklamasında, tarih boyunca 72 kez soykırımdan geçirilen Êzidîlerin, 73’üncü kez aynı fermanla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.
 
Açıklamada DAİŞ’in gerçekleştirdiği ferman ve saldırının sonuçlarını değerlendiren Feleknas, DAİŞ’in 5 ile 7 bin Êzidî kadın ve çocuğu esir aldığını, köle pazarlarında sattığını, binlercesini katledip toplu mezarlara gömdüğünü anımsattı. Katledilmekten kurtulmaya çalışan 450 bin Êzidînin göç etmek zorunda bırakıldığını dile getiren Feleknas, “Sıcaktan, açlıktan ve susuzluktan sağ kurtulabilen binlerce insan Diyarbakır, Urfa, Şırnak, Siirt, Mardin ve Batman’a sığınmıştır. 73’üncü Ferman burada bitmemiş, binlerce Êzidî, Avrupa yollarına düşmüş, kimisi öldürülmüş, kimisi sularda boğulmuş, cenazeleri dahi bulunamamıştır. Bugün halen IŞİD’in elinde 3 bin esir bulunmaktadır” dedi.
 
‘Türkiye katliama kör ve dilsiz kalmıştır’
 
Birçok ülke tarafından katliamın “soykırım”, “insanlığa karşı işlenen suçlar” olarak tanımlandığını kaydeden Feleknas, “Ancak ne var ki aradan geçen altı yıllık zaman zarfında bu katliam, Türkiye'de henüz katliam olarak tanınmamıştır. Katliamın tanınmasına yönelik verdiğimiz kanun teklifi ve çağrılarımıza henüz bir yanıt alamadık.  AP’de tanınan bu katliama, Türkiye, kör ve dilsiz kalmıştır. Üstelik Şengal katliamının yaraları sarılmadan, Şengal köyleri tekrar bombalanmış, Afrin işgali sırasında ibadethaneler tahrip edilmiş, köylerimiz Türkiye tarafından bombalanmış, yine binlerce Êzidî, topraklarından edilmiştir. Böylece Afrin’in demografik yapısı da değiştirilmiştir. Bir bölgenin demografik yapısının değiştirilmesi savaş suçu sayılmaktadır. İnançları gereği, önce 72 millet için, sonra kendileri için dua eden bir halk size ne yapmış olabilir ki bunları onlara reva görüyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
 
‘Bir travmaya daha sebep olmayın’
 
Katliamın üzerinden altı yıl geçmesine rağmen hala kayıpların bulunamadığını söyleyen Feleknas, DAİŞ’in 2014’te Emir (10) ve Emira Khudeda Hussein (12) iki çocuğu Kırşehir’de bir yetimhaneye bırakıldığını anımsattı. Çocukların izine rastlayan ablalarının, çocuklar için vesayet davası açtığını, ancak mahkemenin, vesayetin 6 yıldır kayıp olan anne babada olduğu gerekçesiyle, davayı reddettiğini dile getiren Feleknas, hükümete ve Adalet Bakanlığı’na şu soruları yöneltti: “IŞİD’li aile bu çocukları nasıl bu kadar rahat bir şekilde sınırdan geçirdi? Çocukları yetimhaneye bırakan IŞİD’li aile neden tutuklanmadı? Çocuk kaçıran bir aile hakkında neden soruşturma açılmadı? Neden Irak’taki karar görmezden geliniyor ve çocuklar ablaya teslim edilmiyor? Bu barbar çetelerin korunmasındaki amaç nedir? Bunlara dair bir açıklamanız var mı? Yıllardır bu barbar çetelerin Türkiye’de yaptıklarıyla ilgili sorularımız yanıtsız kalıyor. Buradan tekrar çağrıda bulunmak istiyorum. Bu hukuksuzluğa, IŞİD’in yaptıklarını meşrulaştırmaya çalışmaya bir son verin. Çocukları ailelerine teslim edin ve bir travma daha yaşamalarının sebebi olmayın.” 
 
‘3 Ağustos Êzidî Soykırım Günü kabul edilsin’
 
Katliamın ardından yaşadıklarının yanı sıra Viranşehir, Midyat ve Beşiri’de yaşayan Êzidîlerin, aynı zamanda topraklarının gasp edilmesine karşı da mücadele ettiğine dikkat çeken Feleknas, Kelhok köyündeki arazileri gasp edilmiş Êzidîlerin, açtıkları davayı kazanmalarına rağmen topraklarını süremediklerini vurguladı. Feleknas, “Şengal halkı, yaralarını sarıp Şengal’i yeniden inşa ediyor. Kadın meclisleri, gençlik meclislerini kuran Şengalliler bir daha aynı katliama maruz kalmamak için öz savunma güçlerini oluşturmuş ve Şengal’e statü talep etmektedirler. Başları dik bir şekilde yeni yaşamı kuran bu direngen halkın yaralarını sarmak, katliamı tanımak ve bu halkın mücadelesine destek vermek hepimizin ortak görevidir. Kadim Êzidî toplumunun kutsal topraklarını barındıran ülkelerden biri olarak Türkiye de Şengal’de yaşananları soykırım olarak tanımalı, Êzidî halkının maruz kaldığı, katliam sebebiyle 3 Ağustos gününü Êzidî Soykırım Günü olarak kabul etmelidir. Şengal’de yaşanan katliamı asla unutmayacağız, Şengal’i unutmak Kürt halkının yaşadığı acıları unutmak, görmezden gelmektir. Şengal’in kadınlarını, çocuklarını unutmak tarihi inkâr etmektir” diye konuştu.
 
Feleknas, Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu’nun çağrısını da hatırlatarak, “3 Ağustos aynı zamanda Kadın Kırımına Karşı Mücadele Günü ilan edilsin. 3 Ağustos saat 11.00’de tüm illerde yapacağımız 3 Ağustos Êzidî katliamı anmasına tüm dostlarımızı bekliyoruz” dedi.