Ebru ve Aytaç için hastane önünde yaşam nöbeti

  • 17:03 3 Ağustos 2020
  • Güncel
İSTANBUL - Tutuklu Avukat Aileleri, ölüm orucundaki tutsak avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın kritik aşamada olmasına karşı hastane önünde nöbet eylemi başlattı. Burada konuşan tutsak avukat Engin Gökoğlu'nun eşi Meral Gökoğlu, "Onları sesi soluğu olacak, onları yaşatacağız" dedi.
 
İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “Hapishanede kalmaları uygun değil” raporuna rağmen tahliye edilmeyerek hastanelere gönderilen ölüm orucundaki avukatlardan Ebru Timtik eyleminin 214’üncü gününde, Aytaç Ünsal ise 183’üncü gününde. Tutuklu Avukat Aileleri, Aytaç’ın tutulduğu Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya, ölüm orucunda olan avukatların meslektaşlarının yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamada “Devrimci avukatlar onurumuzdur”, “Zorla müdahale işkencedir” ve “Ebru ve Aytaç’ın talepleri kabul edilsin” sloganları atıldı.
 
‘Adil yargılanmanın sağlanması bu kadar mı zor?’
 
Aileler adına açıklama yapan tutuklu avukat Engin Gökoğlu’nun eşi Meral Gökoğlu, “İftiracı tanıklara, düzmece delillere rağmen, dava dışı yayınlanan broşürlere rağmen ortaya suç olacak bir eylem, bir davranış çıkaramadılar. Bu kadar çabaya rağmen evlatlarımıza yasadışı bir eylem atfedemediler. Çünkü avukatlıktan başka bir şey yapmamışlardı” ifadelerini kullandı. Avukatların hukuksuzluklara karşı ölüm orucuna girdiklerine işaret eden Meral, Yargıtay’da olan dosya hakkında aylardır bir karar verilmediğini vurguladı. Meral, “Öncelikle Yargıtay’a soruyoruz; neyi bekliyorsunuz? Adil yargılanma hakkının sağlanması bu kadar zor mu? Ebru ve Aytaç'ın sağlıkları gittikçe kötüleşiyor, onları kaybetmek istemiyoruz. Onlar da ölmek değil, adil ve adaletli bir şekilde yaşamak istiyor” diye konuştu. 
 
‘Ya sakatlık ya ölüm istiyorlar’
 
Geçtiğimiz hata İstanbul ATK’nin verdiği “Hapishanede kalmaları uygun değil” raporuna dikkat çeken Meral, “Ebru ve Aytaç'ın tahliye edilmeleri gerekirken, tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Bu yetmezmiş gibi bir de hastaneye sevk edildiler. Ebru ve Aytaç tedavi olmak istemiyor, onlar istemezken hastanede tutuluyorlar. Adil yargılanma talepleri, dolayısıyla yaşamaları için bir adım atmak, bir yol açmak değil, yaşamları konusunda kafa yorulmaksızın sonucu ölüm olacak olan zorla müdahale niyetindeler. Ya sakatlık ya ölüm istiyorlar” ifadelerini kullandı.
 
Meral, “Zorla müdahale işkencedir” vurgusu yaparken, “Hapisken daha ağır hapisteler şimdi. Gece odanın ışığının kapatılmaması gibi bir dizi işkence, ağır koşulların somut örneklerinden biri. Ebru ve Aytaç'ın adil yargılanma hakları ellerinden alındı, şimdi yaşam hakları ellerinden alınmak isteniyor” dedi. 
 
‘Yaşatmak için dayanışma’ çağrısı
 
Meral, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ebru ile Aytaç'ın yaşamalarını, adil yargılanma taleplerini kabul edilmesi isteniyor olsalardı hastane ya da hapishanede tutmazlardı, tahliye edilirlerdi. Şimdi hep birlikte adil yargılanmaları için, tahliye edilmeleri için harekete geçelim. Bu zamana kadar yaptıklarımızın daha fazlasını, en iyisini yapalım. Onlar halk için mücadele etti, şimdi biz de onları yalnız bırakmayalım. Onları yaşattığımız gün bizim gururumuz olacak. Bunca yaşadığımız adaletsizlik, hukuksuzluk son bulmalı. Aileleri olarak her iki hastanede de nöbetteyiz. Onları sesi soluğu olacak, onları yaşatacağız. Herkesi Ebru ve Aytaç'ı yaşatmak için dayanışmaya çağırıyoruz.”
 
Açıklamanın ardından aileler hastane önünde nöbet eylemine başladı.