Zuhal Sezer: Gençlik üzerinden kendi programlarını uygulamaya çalışıyorlar

  • 09:05 11 Ağustos 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Eğitim Sen Diyarbakır 2 Nolu Şube Eşbaşkanı Zuhal Sezer, iktidarın “dindar nesil” politikalarını Diyarbakır özelinde değerlendirdi: “Diyarbakır’da 508 bin ortaokul öğrencisi, 38 bin imam hatip öğrencisi var. Pandemi döneminde çocuklar sıkış sıkış sınıflarda otururken, imam hatip okullarının sınıfları bomboş.”
 
Türkiye'de AKP iktidarı ile birlikte sayıları artmaya başlayan imam hatip okullarının bu artışı, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından daha da hızlandı. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen) verilerine göre, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında imam hatip liselerinin sayısı 450 iken, 2012 yılında 4+4+4 eğitim sistemi yasalaştıktan sonra imam hatip ortaokullarının yeniden açılması kararının ardından 2019 yılında 5 bin 138’e ulaştı. Ancak, imam hatip okullarına rağbet, bu artış ile doğru orantılı değil. Normal okulların sayıca az olması sonucu zorunlu olarak imam hatiplere kayıt yaptıran öğrenciler de veliler de durumdan şikayetçi.
 
Geçtiğimiz günlerde Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Valiliği öncülüğünde 38 İslami kuruluş, iktidara yakınlığıyla bilinen Eğitim-Bir-Sen ile il ve ilçe Milli Eğitim müdürlerinin katılımıyla 27 Temmuz tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Öğretmenevi’nde gizli bir toplantı düzenlendiğini duyurmuştu. Toplantıda ortaokul öğrencilerinin, her ilçede belli bir sayı hedeflenerek imam hatip ortaokullarına kaydedilmesi hedefi konulduğu iddia edildi.
 
Eğitim Sen Diyarbakır 2 Nolu Şube Eşbaşkanı Zuhal Sezer, iktidarın dini eğitim politikalarını değerlendirdi.
 
'Genç nesil üzerinden kendi programlarını uygulamaya çalışıyorlar'
 
İktidarın her fırsatta “dindar nesilden” söz ettiğini belirten Zuhal, "Propagandaları, çalışmaları ve aldıkları kararlar bu yönde. Sürekli genç nesil üzerinden kendi planlarını programlarını uygulamaya çalışıyorlar. Ancak 18 yıldır şunu bir türlü ya göremiyorlar veya gördükleri halde kabul etmiyorlar. Dindar nesil yetiştiremiyorlar. Hangi konuda olursa olsun siz mobbing uyguladığınız sürece ters teper. Israrla dindar nesil yetiştireceğiz diye uğraşırken kindar bir nesil yetiştirdiler. Kendinden olmayanı dışlayan, insani değerleri yitiren, asla arkadaşına yardımcı olmayan, dönüp bakmayan, bencil, sürekli tüketen bir nesil yetiştirdiler " dedi.
 
'Yapboz gibi eğitim sistemiyle oynanıyor'
 
Eğitim sisteminin sürekli değiştirildiğini hatırlatan Zuhal, bu değişim için “Sürekli yapboz şeklinde eğitim sistemiyle oynanıyor” yorumunda bulundu. Eğitim sisteminin tutarlı olmadığını ifade eden Zuhal, “Sundukları eğitim sisteminin içi boşaltılmış, müfredat bomboş. Çocukların gerçekten ihtiyacı olan eğitim sunulmuyor. Tamamen dayatma. Çocuğun kendisinin düşünmesini, çözüm üretmesini, muhakeme yapabilmesini sosyal zekasının gelişimini engelleyen bir tarz, bir müfredat var. Bunun sonucunda da imam hatip okullarına yönlendirme var. Çünkü önlerine dindar yetiştirme hedefi koyuyorlar" şeklinde konuştu.
 
'İmam hatibe isteyen gitsin'
 
"İmam hatip imkanı sunun, kim istiyorsa onlar gitsinler. Adrese dayalı öğrenciler kayıt yapmak zorunda kalıyorlar. Çünkü farklı bir alternatifleri yok" diyen Zuhal, "Örneğin Bağlar ilçesinde bir imam hatip ortaokulunda 360 tane kayıtlı öğrenci var. Ama bunun sadece 67 tanesi okula devam ediyor. Geri kalan 293 öğrenci nerede, ne yapıyor, bu devamsızlıklar takip ediliyor mu? Bu öğrencilerin nerede olduğu biliniyor mu? Hayır. Çünkü kendi gönül rızalarıyla imam hatip okulunu tercih etmemişler. Mecbur bırakıldıkları için gidiyorlar. İmam hatibe devam eden birçok öğrencinin de dine karşı bir tepkisi oluşuyor. Zaten ara sınıflarda birçoğu okulu bırakıyor" ifadelerini kullandı.
 
'İmam hatiplerin sınıfları bomboş'
 
Diyarbakır'da valilik öncülüğünde gerçekleştirilen gizli toplantıya dikkat çeken Zuhal, her ilçede imam hatiplere kayıt için öğrenci kotasının belirlendiğini dile getirdi. Bunun mecburi kılındığının altını çizen Zuhal, şöyle devam etti: "Tabi bunu oluşturabilmek için okulları imam hatiplere çevirecekler. Velileri ve çocukları alternatifsiz bırakacaklar. Alternatifsiz bıraktıktan sonra kayıtları yapacaklar. Bu toplantının amacı ortada. İlçelerdeki ortaokulları imam hatibe çevirip velileri alternatifsiz bırakarak imam hatip kayıtlarını arttırmayı hedefliyorlar. Sonrasında bakın halkımız imam hatip istiyor diyecekler. Bunu kanıtlamaya çalışıyorlar. Diyarbakır’da 508 bin ortaokul öğrencisi var. 38 bin imam hatip öğrencisi var. Valilik veya milli eğitim sadece bu 38 bin öğrenci ile mi ilgileniyor? Diğer kalan binlerce çocuk onları ilgilendirmiyor mu? Bugün pandemi döneminde çocuklar sıkış sıkış sınıflarda otururken, imam hatip okullarının sınıfları bomboş. Çocuklarımıza bunu mu reva görüyorlar? Bunların cevabı verilmek zorunda."
 
'Korkunç bir tablo ortaya çıkar'
 
Projenin hayata geçmesi halinde Diyarbakır'da korkunç bir tablonun ortaya çıkacağını söyleyen Zuhal, "Çocuklarımızın eğitim hakları elinden alınmış olacak. Çünkü birçok çocuk okula devam edemeyecek. İmam hatiplere gittiklerinde birçoğu ara sınıflarda bırakacaktır. Eğitimlerine devam edemeyecekler. Ki şu anda da durum bu. Nereye varmış olacaklar. Diyarbakır'ı baz alacak olursak, gençliğimiz eğitimsiz, kendini geliştirmemiş, sorgulamayan, muhakeme yeteneğinden yoksun bomboş bir gençlik ortaya çıkacak. Diyarbakır için düşündüğümüz zaman belki de varmak istedikleri hedef budur. Çünkü batı illerinde bu derece yoğun bir baskı olduğunu düşünmüyoruz. Okulların sürekli imam hatipleştirilmesi çalışması bu derece yoğun değil. Ama bizim bölgemizde bu özellikle yapılıyor. Gençliğimizi heba edebilmek için yapılıyor" diye belirtti.
 
'Çocuklarımıza sahip çıkacağız'
 
Eğitim sistemi ve politikalarının bu haliyle kabul edilemeyeceğini vurgulayan Zuhal,  "Gençliğimizin geleceği ile oynamasınlar. Bunun vebali çok büyüktür. Biz Eğitim Sen olarak her zaman bunun mücadelesini verdik. Bundan sonra da vereceğiz. Çocuklarımıza sahip çıkacağız. Gençliğimize planladıkları kötülüklerin önüne geçeceğiz " dedi.