‘Mezar taşlarımızla savaşıyorlar’

  • 09:08 11 Ağustos 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Lice'de bulunan Sîsê Mezarlığı’nın yakılmasına tepki gösteren aileler, "Ölülerimizle, kemiklerimizle, mezar taşlarımızla savaşıyorlar" dedi.
 
Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Yolçatı (Sîsê) Mahallesi’nde bulunan mezarlık farklı tarihlerde üç kez saldırıya uğramıştı. Mezarlığa dönük son saldırı ise Kurban Bayramı’ndan önce gerçekleşti. Aileler, bayram dolayısıyla mezarlığı ziyaret ettikleri sırada mezarlığın ateşe verildiğini gördü. Çocukları Sîsê Mezarlığı'nda bulunan aileler, mezarlığın tahrip edilip yakılmasına tepki gösterdi.
 
'Ölülerimiz, kemiklerimiz ve mezar taşlarımızdan korkuyorlar'
 
Mezarlığın yakılmasının zulüm olduğunu dile getiren Asiye Kılınç, dünyanın başka bir yerinde böyle bir olayın yaşanamayacağını ifade etti. Asiye, “İnsan bir kez ölür, kaç kez ölebilir. Buranın yiğitlere, kahramanlara ait olduğunu biliyorlar. O yüzden korkup, yakıyorlar. Mezardakilerin yeniden kalkacağını sanıyorlar. Ölülerimizden, kemiklerimizden, mezar taşlarımızdan korkuyorlar. Mezarların ayaklanmasından korkuyorlar" dedi.
 
'Biz kimsenin vatanını işgal etmedik'
 
“Mezarlıklarımızdan, ormanlarımızdan ne istiyorsunuz” diye soran Münevver Pasin, “Bu zulüm niye? Bizim yüreğimiz yanmış. Gelip mezarlıklarımızı görüyoruz yüreğimiz daha da yanıyor. Müslüman, olduklarını söylüyorlar ama maalesef Müslümanlık adına hiçbir şey yok onlarda. İnsan olan, Müslüman olan mezarlık yakmaz. Tarihin neresinde görülmüş mezarlığın yakıldığı? Annelerin yüreğini daha fazla yakmasınlar. Biz onların memleketine gidip talan etmedik. Biz kendi topraklarımızda vatanımızdayız" şeklinde konuştu.
 
'Devlet eninde sonunda yola gelecektir'
 
Devletin Kürtleri yakarak bitirmek istediğini söyleyen Rabia Tekin de şunları kaydetti: "Bu ormanlarda binlerce canlı var. Orman ile birlikte binlerce canlı yanıyor, ölüyor. Mezarlıktaki insanlar ölüdür. Toprağın altındadır. Buna rağmen mezarlıklardan niye korkuyorlar bilmiyorum. Kürtler var olduğu sürece davasından vazgeçmez. Bu dava devam eder. Ölsek de mücadelemizi sürdürüyoruz. Devlet ne yaparsa yapsın, eninde sonunda yola gelecektir. Ölülerin kalkıp, önlerine geçmesinden korkuyorlar. Bu kadar zulüm yaparsa korkması da normal. Ne yapıyorlarsa davamızdan vazgeçiremiyorlar. Sonunda gelip mezarlıkları yakıyorlar." 
 
'Ölülerle savaşıyor'
 
Mezarlıkların yakılmasının özel savaş politikasının bir parçası olduğunu söyleyen Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) Eşbaşkanı Yüksel Almas, iktidarın doğadaki tüm canlılarla savaştığını belirtti. İktidarın savaşarak bir sonuç elde edemediğine dikkat çeken Yüksel, “Siyasette de başarısızlığa doğu gidiyor. Artık yapacağı bir şey kalmamış. Son çare Kürtlerin mezarlarına el atıyor. Ölülerimize el atıyor. Sadece canlılarla değil ölülerle de savaşıyor. Mezarlıklarımızı her ziyaret ettiğimizde yüreğimiz acıyor" sözlerine yer verdi.
 
'Mezarlıklara yönelik tahammülsüzlüğü kabul etmesinler'
 
Mezarlıklara yapılanlar karşısında insanlığın sessiz kalmaması gerektiğini ifade eden Yüksel, "Çünkü ölen insanların, artık bu dünyada bir sorumluluğu kalmamıştır. Günahsız bir varlığa saldırılıyor. Bütün insanlık mezarlıklara yönelik saldırılara ses çıkarmalıdır. Mezarlıklara yönelik tahammülsüzlüğü kabul etmesinler. Buraya her geldiğimizde vahşice bir saldırı ile karşı karşıya kalıyoruz. Mezarlıklarımıza sahip çıkıyoruz. Ailelere resmen işkence yapıyorlar. Attıkları her adım insanlığa karşı. Kilyos'ta cenazelerimiz kanallara gömülmüş. Bu bile tek başına büyük bir suç. Bugün Kürtlerin mezarlarına saldırı oluyorsa, bu bütün insanlığa saldırı anlamına geliyor. Toplumda ahlaki olmayan bir davranış. Hukuki anlamda suçtur ve insanlık suçu içeriyor" diye konuştu.
 
Orman yangınları ve mezarlık yangınıyla birlikte yüzlerce canlının yaşamını yitirdiğini vurgulayan Yüksel, hayvan hakları savunucularının bu duruma neden sessiz kaldığını sordu. Yüksel, bütün aileleri mezarlıklara sahip çıkmaya çağırdı.