‘Kadınlar iktidarın özel politikalarına karşı direnecek’

  • 09:03 29 Ağustos 2020
  • Güncel
ŞIRNAK/DİYARBAKIR - Tecavüz ettiği İpek Er’in yaşamını yitirmesine neden olan uzman çavuş Musa Orhan’ın tahliye edilmesine tepki gösteren kadınlar, iktidarın özel politikalarına karşı direneceğini vurguladı. 
 
Siirt’te tecavüz ettiği 18 yaşındaki İpek Er'e tecavüz ederek, 16 Temmuz günü intihara sürüklenmesine neden olan fail uzman çavuş Musa Orhan, gözaltına alınmış, ancak çıkarıldığı savcılıkta yurt dışı yasdağı ile serbest bırakılmıştı. İpek ise tedavi gördüğü hastanede 33 günün ardından yaşamını yitirdi. İpek'in yaşamını yitirmesi sonrası sosyal medyada gösterilen tepkiler üzerine Musa Orhan hakkında önce yakalama sonra ise tutuklama kararı çıkarıldı. 19 Ağustos günü tutuklanan Musa Orhan ise 26 Ağustos akşamı avukatlarının itirazı sonucunda "kaçma şüphesi olmadığı" gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 
 
Kadınlar ise iktidarın faili koruduğuna dikkat çekerek, serbest bırakılmasına tepki gösterdi. 
 
‘Özel bir politika çerçevesinde yapılıyor’
 
“Erkek iktidar zihniyetin bu taciz ve tecavüz karşısındaki tavrı ne yazık ki budur. Her zamanki gibi bizi şaşırtmamıştır, benzer onlarca vaka ortada ve failler toplumun içinde dolaşmaktadırlar” diyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Nuran İmir, hükümet yetkililerinin her seferinde kadına karşı söz söylemekten vazgeçmediklerini, faili savunmaya devam ettiklerini söyledi. Hukukun sadece devlet ve devlet görevlileri için çalıştığını, halk için uygulanmadığını kaydeden Nuran, “Her şey açık ve net ortadayken yargının bile bunu görmezden gelmesi faili salıvermesi bir iktidar talimatıdır. Bu olay bize bir daha gösteriyor ki ülkede bir yargı kalmamıştır, yargı da iktidarın arka bahçesi haline gelmiştir. Kürdistan’da siyasal, sosyal, ahlaki, ekolojik özel bir savaş ve bunları koruyan bir hukuk uygulanmaktadır. Uzman çavuş, asker ve polisler kadınları ağlarına düşürüp, canlarına kast ediyor. Bütün bunlar sistematik bir şekilde özel bir politika çerçevesinde yapılıyor. Söz konusu Kürt ve kadın olunca düşmanlık hukuku başka türlü işliyor” dedi.  
 
‘Gazetecisi içerde, tecavüzcüsü dışarıda’
 
TJA aktivisti Sevil Rojbin Çetin'in Mardin’de yürütülen bir soruşturma kapsamında 26 Haziran günü Diyarbakır’daki evine düzenlenen baskında üç buçuk saat köpekli işkenceye maruz bırakıldıktan sonra gözaltına alındığını ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandığını hatırlatan Nuran, “Kadına ve Kürde yapılan her türlü hakaret ve yaşam hakkını gasp etmeye kadar her şey meşru görülürken bu suçları işleyenler cezasızlık politikası ile yargı ve iktidar tarafından korunuyor. Yargı bu suçları işleyenlere uygulanmazken, mağdur olanlara, bu mağduriyetleri dile getirenlere uygulanıyor. Bu gün istismar haberlerini yapan gazeteciler cezaevlerinde istismarcılar ise görevlerinin başında. Bir kolluk kuvvetinin görevlisi bir kadını 20 gün alıkoyuyor, tecavüz ediyor, ve bu kadın bu yaşananlardan kaynaklı canından oluyor ortada birden fazla suç varken bu kişi iki gün gözaltına alınıp tahliye ediliyor. Ama İçişleri Bakanlığı açıklama yapıp hukuk böyle uygun görmüştür diyebiliyor. Hukuk bunun neresindedir” diye sordu. 
 
‘Bugün fail devlet eli ile korunuyor’
 
HDP İdil İlçe Eşbaşkanı Nafiye Geçgel ise tecavüz faillerinin korunduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Musa Orhan adalet ve hukuk yolu ile tutuklanmamıştı. Sosyal medyada artan  tepkiler sonrası tutuklandı. Ama bir hafta sonra fail serbest bırakıldı. Bugün bu faili serbest bırakan savcı ve hakimlerin hepsi bu tecavüz olayının ortağıdır. Bugün bu fail serbest bırakılırken, yüzlerce Musa Orhan yarın ortaya çıkacak. Bundan dolayı da tüm dünyaya çağrımız şudur ki bu durum karşısında sessiz kalmasınlar ve seslerini yükseltsinler. Bugün fail devlet eli ile korunuyor. Devlet de bu olayın ortağı. Bu duruma sessiz kalan herkes ortaktır. Tecavüzcüler iktidardan ve devletten güç aldığı için bu olaylar artıyor. Herkesin bu olaylar karşısında sessiz kalmaması gerek. Failler devlet eli ile korunuyor. Musa Orhan tekrar tutuklanana kadar biz kadınlar susmayacağız.”
 
‘Genç kadın kimliğine saldırı söz konusu’
 
İpek’in tecavüze uğramasının iktidarın Kürt kadınlarına yönelik zihniyetini gözler önüne serdiğini söyleyen HDP Diyarbakır Gençlik Meclisi üyesi Beritan Yaşar da, “Genç kadın kimliğine yönelik ciddi bir saldırı söz konusu. Musa Orhan sosyal medyadaki tepkiler ardından gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Fakat bu yanıltıcı ve sahte bir tutuklamaydı. Ön kapıdan alıp arka kapıdan bırakmak denir buna. Bugün Musa Orhan’ı serbest bırakanlar İstanbul Sözleşmesi'ne ısrarla saldıranlardır. İpek’ten sonra birçok kadın tacize, tecavüze uğrayıp katledilmeye devam ediyor. Ve buna sadece seyirci kalınan bir durum söz konusu. Genç kadınlar bu tuzaklara düşmemeli. Artık adalet hukuk bunların hepsi bir bir cenaha hizmet eden bir sektör durumundadır” dedi. 
 
‘Kadınlar bu politikalar karşısında direnecek’
 
HDP Gençlik Meclisi üyesi Fatma Özkan ise Musa Orhan ve onun gibilerin iktidar tarafından korunduğunu ve cesaretlendirildiğini belirtti. Fatma, Musa Orhan’ın devletin arkasına sığınarak Kürt kadınlarına tecavüz ettiğini dile getirerek, “Bu zihniyet kadınların mücadelesi ve direnişiyle mahkum edilecektir. Ne İpek’i ne de katleden yüzlerce kadını unutmayacağız ve hepsinin hesabını soracağız. Kürdistan özelinde ortaya çıkan politika Kürt halkının kimliğini, ahlakını hedef alma politikasıdır. Kürt halkını kadınların bedenleri üzerinden terbiye etmeye çalışma durumudur. İktidar ve iktidarın üniformalı askerleri bunu bilerek ve isteyerek yapıyor fakat Kürt halkı bu oyunlara ve politikalara boyun eğmeyecek. Kadınlar bu politikalar karşısında direnecek” diye konuştu.