‘Kürdistan’da işlenen suçlar bayrak ve üniforma ile gizleniyor’

  • 09:01 8 Eylül 2020
  • Güncel
BATMAN - Batman’da uygulanan devlet politikalarını değerlendiren TJA aktivisti Gülistan Sönük, “Burada yürütülen tüm politikaların planı Ankara’da yapılıyor ve burada yürürlüğe geçiyor. Kürdistan’da işlenen binlerce suç bayrak, marş ve üniforma ile gizlendi” diye belirtti.
 
Batman’da uzman çavuş Musa Orhan’ın tecavüzde bulunduğu ve 16 Temmuz’da intihara sürüklediği İpek Er, tedavi gördüğü hastanede 18 Ağustos günü yaşamını yitirdi. Failin cezasız bırakılmasına karşı ancak tepkiler yükselince tutuklanan fail Musa Orhan, 19 Ağustos’ta tutuklandıktan sonra 25 Ağustos akşamı tahliye edildi. Türkiye ve bölgede kadınlar, tecavüz faili uzman çavuşun tahliyesiyle bir kez daha açığa çıkan cezasızlık politikasına gerçekleştirdikleri eylemlerle tepki gösterdi.
 
İpek Er’in yaşamını yitirmesine neden olan tecavüz, tehdit ve baskıyı, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Gülistan Sönük değerlendirdi. Gülistan Batman’ın bu tür politikalar için pilot bölge seçildiğine işaret ederek, kararların Ankara’dan alındığını vurguladı.
 
‘Yürütülen tüm politikaların planı Ankara’da yapılıyor’
 
Devletin Kürtlere yıllardır saldırıda bulunduğunu belirten Gülistan, Kürtlerin asimile edilmek istendiğini vurguladı. Gülistan, bir güç yok edilmek istendiğinde kirli politikalara başvurulduğuna dikkat çekerek, “Genç kadınları taciz ve tecavüze maruz bırakarak toplumu iradesiz kılmak istiyorlar. Türk devleti de Kürt halkı üzerinde çeşitli politikalar denemiştir. Bu politikalar hala da devam etmekte. Zaman zaman pilot bölgeler değiştirilerek aynı politikalar yürütülmeye devam ediyor. 90’lı yıllarda pilot bölge Mardin seçilirken şu anda da Batman seçildi. Mardin’de yine Musa adında bir erkek kadınları yıllarca tecavüze maruz bıraktı. Kürt kadını şahsında Kürtleri çaresiz kılmak ve ülke dışına çıkarmak istiyorlar. Batman’ın seçilmesinin nedeni ise Batman’ın direnmesi ve mücadele etmesidir. Kadın, siyaset ve toplumsal konularda oldukça direnen bir noktada yer aldı. Burada yürütülen tüm politikaların planı Ankara’da yapılıyor ve burada yürürlüğe geçiyor” dedi.
 
‘İpek’in katledilmesi tüm kadınların davasıdır’
 
Batman’da uzman çavuş Musa Orhan’ın İpek Er’e tecavüz etmesini değerlendiren Gülistan, “Biz de durmadık, onlar da durmadı. Biz ne kadar ailenin yanında durduysak, onlar da o kadar aileyi tehdit ettiler. Süleyman Soylu, yaşananlar aile arasında bir kavgaymış gibi ‘Cenaze bizim cenazemizdir’ dedi. En başından beri söylüyoruz bu olay, İpek’in katledilmesi tüm kadınların davasıdır. Aile ile de görüştük. Anne Süleyman Soylu’nun söylemine çok tepkiliydi. Aile bu olayın üstünün örtülmesini istemiyor ve toplumun bu davaya sahip çıkmasını istiyor” sözlerini kullandı. 
 
‘Tehlike altında olanlar kadınlardır’
 
Gülistan, tepkiler üzerine tecavüz faili Musa Orhan’ın tutuklandığına dikkat çekerek, bir hafta sonra ise bırakıldığını hatırlattı. “‘Kaçma şüphesi’ olmadığı gerekçesiyle serbest bırakılan Musa Orhan’ın kaçmayacağını biz de biliyoruz. Tehlikede olduğun yerden kaçarsın, korunduğun yerde değil” ifadelerini kullanan Gülistan, asıl tehlike altında olanların kadınlar olduğunu vurguladı. Gülistan, “Kadına şiddet uygulayan, tecavüz edenler, katledenlerin önünü açıyor bu durum. Ceza, birçok suçun önünü alacaktır” dedi.
 
‘Binlerce suç bayrak, marş ve üniforma ile gizlendi’
 
Musa Orhan’ın tutuklanıp bırakılmasıyla kamuoyu tepkisi ve sosyal medya etkisinin yok edilmek istendiğine işaret eden Gülistan, “Yarın yine bir olay olması durumunda halk ‘Ayaklansak da bir şey değişmeyecek’ algısıyla tepkisiz kalacak. Kürdistan’da işlenen binlerce suç bayrak, marş ve üniforma ile gizlendi. Her yerde karakollar var ve içinde onlarca asker ve uzman çavuş bulunuyor. Köylerde ailelerle ilişkiye giriyor. Buna karşı duyarlı olmak gerek. Genç kadınlarımızla nasıl ilişkilenecekleri bile Ankara’dan organize ediliyor. Bu noktada ailelere büyük bir görev düşüyor. Çocuklarımızı üniformalılardan nasıl korumamız gerekiyor. Kardeşlerimizi katleden, dağlarımızı bombalayan, dilimizi yasaklayanlarla bir geleceğimiz olamaz” ifadelerini kullandı.
 
‘Devletin politikalarını teşhir edeceğiz’
 
TJA olarak yürütülen politikaların karşısında durmaya devam edeceklerini dile getiren Gülistan, şunları söyledi: “Bundan sonra da ayakta duracağız ve halkın içinde olacağız. Devletin Kürt halkı üzerinde yürüttüğü politikaları teşhir edeceğiz. Bizi katleden, dilimizi yasaklayan, bizi asimile edenler yârimiz olamaz. Sokaklarda olmaya devam edeceğiz. İpeklerin hakkını arayacağız ve Musalar tarafından tecavüz edilmelerine izin vermeyeceğiz. Kadınların katledilmemesi ve tecavüze maruz kalmaması için çalışmalarımız devam edecek.”