Musa Orhan’ın korunmasına tepki: Faili aklayan her kişi faildir

  • 09:03 9 Eylül 2020
  • Güncel
Melike Aydın
 
İZMİR - İpek Er’e tecavüz eden ve intihara sürükleyen “Musa Orhan tutuklanana kadar öfkelerinin dinmeyeceğini” dile getiren kadınlar, “Biz ‘Faili aklayan her kurum, her kişi aynı zamanda faildir diyoruz” dedi.
 
Batman’da İpek Er’e tecavüz eden ve intihara sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan, gözaltına dahi alınmazken, fail ancak İpek’in ölümünün ardından kamuoyu tepkisi ile 19 Ağustos’ta tutuklandı, 25 Ağustos’ta ise tahliye edildi. Tecavüz faili uzman çavuş Musa Orhan’ın, İpek’in yaşamını yitirmesine neden olduktan sonra korunması, başta kadınlar olmak üzere birçok kesimin tepkisini çekti. Kadınlar, failin korunmasına tepkilerini dile getirmeyi sürdürüyor. İzmir’de kadın mücadelesinde yer alan kadınlar, tecavüz faili Musa Orhan örneği üzerinden cezasızlık politikalarını değerlendirdi.
 
‘Hakkını arayanlara karşı bir savaş’
 
Asker ve polisler tarafından gerçekleştirilen tecavüz ve tacizlerinin ilk defa yaşanmadığını ve bunun bir devlet politikası olduğunu dile getiren Demokratik Alevi Derneği (DAD) İzmir Şube Eşbaşkanı Nebahat Çelik, Musa Orhan’ın kadınların tepkisi sonucunda gözaltına alındığını anımsattı. İpek’in mektubunda da yer alan ve Musa Orhan’ın tecavüzden sonra söylediğini belirttiği “Bana bir şey olmaz” ifadelerine dikkat çeken Nebahat, “’Daha önce yaptım bunları’ diyor. Kürt ve Alevi kadını daha çok hakkını aramaya başlayınca kadınları bastırmak için de elinden geleni yapacaklar. Alevi ve Kürt kadını üzerinden daha çok politika yürütülüyor. Amaç kadınları susturmak çünkü kadınlardan korkuyorlar. Savaş olduğu için bu haldeyiz. Muhalefete, kadınlara, çocuklara, hakkını arayanlara, mücadele verenlere karşı savaştır. Zaten politikası da kadın bedeni üzerindendir” şeklinde konuştu.
 
‘Cezasızlık arttıkça şiddet meşrulaşıyor’
 
Cezasızlık arttıkça şiddetin meşrulaştığını ve artmaya devam ettiğini söyleyen Mor Dayanışma aktivistlerinden Büşra Yeşilbaş da erkek egemen yargının ve medyanın failleri koruduğuna bir kez daha şahitlik edildiğini ifade etti. Büşra, “Devlet erkekleri koruyabilmek için paketler çıkararak, tecavüzleri serbest bırakmaya çalışıyor. Özsavunma gösteren kadınlar müebbet hapis cezaları ile yargılanarak hayatlarını cezaevinde geçiriyor. İpek’in katledilmesi erkek egemen sistem, düzenle alakalı. Musa korunmasaydı, İpek ölmeyecekti” sözlerine yer verdi.
 
‘Kadınlar tek bir yürek olarak mücadele ediyor’
 
Devletin Kürt kadınına yönelik artan şiddetinin Kürt kadınlarının Türkiye’nin her yerinde direngen olmasından kaynaklandığını vurgulayan Büşra, şöyle konuştu: “Kadınlar susmadığı için biz bu süreçleri yaşıyoruz. Çok fazla sindirilen taciz, tecavüz olayları var.  Şimdi sosyal medya var ve bunun üzerinden birlik sağlıyoruz. Devlet iktidarı, erk iktidar bizler için bir koruma oluşturmuyor. Erkek sistem için bu düzen hep devam ediyor ama Kürt kadınları, mülteci kadınlar tek bir yürek olarak mücadele ediyoruz.”
 
‘Faili aklayan, aynı zamanda faildir’
 
Türkiye’de asker ve polislerin işlediği suçların cezasızlıkla sonuçlandığının altını çizen Üniversiteli Genç Umut üyesi Pınar Usta, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun, cumhurbaşkanı dahil her statüden insanı kapsadığını hatırlattı. Yaşanan sürecin Şili’de başlayan Las Tesis’i hatırlattığını dile getiren Pınar, “İktidar tarafından bilinen ve doğrudan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da muhatabı olduğu meseledir. Doğrudan devletin bütün kurumları bu suçu üstlenmiş oluyor. Biz ‘Faili aklayan her kurum, her kişi aynı zamanda faildir diyoruz. İzmir’de trans kadınlara yönelik taciz, tecavüz, hatta ölüm haberleri alıyorduk. Doğrudan kolluk kuvvetleri tarafından meşru kabul edilmesi için mahallesinden semtine kadar algı ürettikleri bir süreç vardı. Yaşamak bir suç haline getirilmiş oldu” dedi.
 
‘Musa Orhan tutuklanana kadar öfkeli olacağız’
 
Kadınların yaşamın her alanında erkeklikle karşılaştığını, asker ve polislere de güveninin olmadığını dile getiren Pınar, “şiddete maruz kalan ve devlete güven duymayan halkın bir gün hesap soracağını” söyledi. Pınar, “Çünkü halkın, kadınların yapabilecek bir şeyi kalmadı. Çünkü kazanılmış haklarımıza saldırılıyor. Bütün kadınlar sokak sokak, mahalle mahalle birbirine destek olmalı, dayanışmalı, haklarını birlikte savunmalıdır. İktidarın bu saldırılarını devam ettirmesi halinde bu öfke birikecek. Sorunlarımıza dair çözümler üretilmedikçe mekanizmalar oluşturulmadıkça öfkemiz dinmeyecek. Musa Orhan tutuklanana kadar da öfkeli olacağız” diye konuştu.