Patnos L Tipi Cezaevi'nde çeşmelerden kirli su akmaya devam ediyor

  • 10:37 9 Eylül 2020
  • Güncel
VAN - ÖHD, TUHAY-DER ve Van Barosu’nun Patnos L Tipi Cezaevi’ne ilişkin hazırladıkları ortak raporda yer alan tutsakların aktarımına göre, cezaevinde su sorunu devam ederken, pandemiye karşı ise alınan önlemler yetersiz. 
 
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi, Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) ve Van Barosu Cezaevi Komisyonu, koronavirüs (Covid-19) salgını tehlikesiyle karşı karşıya olan tutsaklara ilişkin ilişkin Patnos L Tipi Cezaevi’nde yaptıkları incelemelere ilişkin hazırladıkları raporu paylaştı.
 
'Cezaevlerindeki riskli durum bir kez daha kendini göstermiştir'
 
Raporda, salgın nedeniyle kimi önlemlerin alındığı ancak bunların yeterli olmadığı kaydedildi. Raporda, “Genel itibariyle Patnos L Tipi Cezaevi’nde mahpusların sağlık haklarına erişimlerinin sınırlı olduğu ve tedavilerinin sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilemediği, cezaevi personel ve idarelerinin vaka sayısı ve bilgi paylaşımı konusunda şeffaf yaklaşmadıkları görülmektedir. Avukatların gözlem ve tespitlerini paylaşmasının akabinde cezaevlerindeki riskli durum bir kez daha kendisini göstermiştir” denildi.
 
Sağlık ihlali
 
Doluluk oranlarının fazlalığı, hijyen imkanlarından, koruyucu malzemelerden yoksunluk, sağlık ve tedavi imkanlarına erişememe sebebiyle tutsakların yaşam haklarının risk altında olduğu belirtilen raporda şunlara yer verildi: “Özellikle maske, eldiven, dezenfektan gibi koruyucu malzemelerin mahpuslara parayla satılması, birçok cezaevinde fiyatların fahiş olması, yine koğuşlarda dezenfekte işlemlerinin kapsamlı ve sık sık gerçekleştirilmemesi ve özellikle telefon görüşüne giden mahpuslara sosyal mesafe kurallarına uyulmadan arama yapılması gerek mahpusların gerek infaz koruma memurlarının yaşam haklarındaki riski kat ve kat artırmaktadır. Covid-19 salgınında mahpusların bağışıklık sisteminin korunması yönünde önlemler alınması gerekirken kirli su ve bu suyla yapılmış kötü yemeklerin olması aynı zamanda sağlık hakkı ihlali oluşturmaktadır. Cezaevi idaresinin mahpusların genel sağlığını koruma yükümlülüklerine uygun olarak kirli kuyu suyunun arıtılması için gerekli önlemleri bir an önce alması gerekmektedir.” 
 
'Eşit ve adli bir infaz değişikliği gerçekleştirilmelidir'
 
Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşme hükümleri de göz önüne alınarak öncelikle tüm cezaevlerinde alınan tedbirler arttırılması istenen raporda, testi pozitif çıkan tutsakların sistemli bir biçimde ihtiyaçları tespit edilerek gerekli tedavi imkanları sağlanması ve temaslı olan tüm tutsaklara test kitinin sağlanması gerektiği vurgulandı. Raporda, “Bunun dışında tüm mahpusların yaşam haklarını koruyacak uygulamalar ile öncelikle hasta, yaşlı ve çocuklu mahpusların tahliyesi sağlanmalı ve tüm mahpusları kapsayacak eşit ve adil bir infaz değişikliği gerçekleştirilmelidir” diye belirtildi. 
  
Raporda, cezaevinde incelemeler sonucu yapılan tespit ve gözlemler şöyle sıralandı:
 
"* Patnos L Tipi ve Açık cezaevlerinin bulunduğu cezaevi kampüsü içerisindeki çöp konteynırlarının ağzı açık vaziyette olduğu, plastik tabaklar, galoş vb. çöplerin çevreye dağılmış olduğu gözlemlenmiştir. 
 
* Cezaevi girişinde cezaevi personeli ve görevli askerlerin eldiven, siperlik ve maske taktıkları, koruyucu tulum giydikleri gözlemlenmiştir.
 
 * Cezaevi girişinde avukatlara ateş ölçümü yapıldığı ve ziyarete gelmeden önce Sağlık Bakanlığı’nca belirlenmiş korona tedbirlerine uyulup uyulmadığına dair taahhüt imzalatıldığı gözlemlenmiştir.
 
* Avukat görüşleri kapalı görüş odasında yapılmakta olup odalar ve telefonlar görüşme öncesi veya sonrası dezenfekte edilmemektedir.  Aynı zamanda kapalı görüş odalarında yerlerde atık plastik eldiven ve galoşlar olduğu gözlemlenmiştir.
 
* Mahpuslardan ve cezaevi personelinden alınan bilgilere göre cezaevi içerisinde Covid-19 testi pozitif çıkan infaz koruma memurlarının bulunup bulunmadığına dair bilgi edinilememiştir."
 
Görüşülen tutsakların aktarımları ise şöyle:
 
“* Koğuşlarda 15-20 günde bir dezenfekte işlemi yapıldığı ama bu işlemin çok yüzeysel bir şekilde gerçekleştirildiği,
 
* 8 kişilik koğuşlarda 17 kişi, 15 kişilik koğuşlarda 24 kişinin kaldığı,
 
* Kendilerine ücretsiz temizlik malzemesi sağlanmadığı, kantinde satılan temizlik malzemelerinin çoğunun bulunmadığı, olanların ise fiyatlarının yüksek olduğu,
  
* Spor ve benzeri hiçbir sosyal faaliyetin yapılmadığı,
 
* Haftalık 20 dakika aile telefon görüşü ve ayda 1 defa kapalı aile görüşü gerçekleştirdikleri, 
 
* Talep edilen gazetelerin getirilmediği,
 
* Dilekçelerinin ilgili makamlara ulaştırılmadığı,
 
* Kronik hastalığı olan, yaşlı ve çocuklu mahpuslar için durumlarına özgü herhangi bir önlem alınmadığı, 
 
* Hastaneye götürülmek durumunda olan mahpusların hastane dönüşü 14 gün süresince tekli odalarda karantinaya alındıkları, yaşlı ve hasta mahpusların bu durumdan kaynaklı hastaneye gidemedikleri ve tedavilerinin aksadığı,
 
* Kirli, kurtçuklu ve kötü kokulu su sorununun aynen devam ettiği, savcıya bildirildiği halde henüz bir çözüm bulunulmadığı, aynı su ile yemek yapıldığından bazen yemeklerden kurt çıktığı ve yemeklerin çok kötü olduğu,
 
*İçme suyunu ücretli olarak kantinden karşılamak zorunda kalındığı, su sorununa ilişkin mahkumların ilgili savcı ile görüştüklerini ve şikayet dilekçelerinin verildiği,
 
* Banyo suyunun sıcak gelmediğini, suyun geldiğinde ise 10-15 dakika içerisinde tekrar kesildiği,
 
* Eskiden 15-20 günde bir verilen tıraş makinesinin talep edildiği halde verilmediği aktarıldı."