Kadınlar Birlikte Güçlü: Gözaltındakiler serbest bırakılsın

  • 21:19 26 Eylül 2020
  • Güncel
İZMİR - “Kobanê soruşturması” kapsamında gözaltına alınan kadınlar için açıklama yapan Kadınlar Birlikte Güçlü, kadınların bir an önce serbest bırakılmasını istedi.
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “Kobanê soruşturması” kapsamında aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski yöneticilerinin ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Eşsözcüsü Perihan Koca’nın da olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına ilişkin İzmir Kadınlar Birlikte Güçlü, Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. “Gözaltılar kadın iradesini teslim alamaz” pankartının taşındığı açıklamada kadınlar, “Jin jiyan azadi”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” ve “HDP umuttur umut dimdik ayakta” sloganlarını attı. HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay’ın da katıldığı açıklamada basın metnini Kadınlar Birlikte Güçlü’den Mehtap Alişan ve Nihan Akyıldız okudu. 
 
 ‘Kadınları değil katilleri yargıla’
 
Açıklamada konuşan Kadınlar Birlikte Güçlü’den Ebru Dinçer, iktidarın derdinin yasal bir parti olan HDP’yi kriminalize etmek olduğunu, yasal temsilcilerinin ise itibarsızlaştırılmak istendiğini dile getirdi. Ebru, şöyle devam etti: “Hangi tecavüzcünün kapısına sabahın köründe dayandınız. Musa Orhan nerde? Musa Orhan’ı tutuklayacaksınız. Ayla’yı değil Aleyna’nın katilini tutuklayacaksınız. Perihan’ı değil tecavüzcüleri tutuklayacaksınız, kadın eşbaşkanlarını, kadın siyasetçileri, kadın aktivistlerini değil. Bu ülkede düşünceyi ifade etme, örgütleme ve siyaset yapmayı engellemek istiyorsunuz. Sizin gibi düşünmeyen yaşamayan herkese düşmansınız. Bu arkadaşlar sadece HDP’li, sosyalist oldukları için değil, sizin kadın düşmanı politikalarınızı her daim deşifre ettikleri için gözaltına alındılar.”  
 
‘HDP bir kadın partisi’
 
HDP’de eşbaşkanlık sistemi olduğunu, bir kadın partisi olduğunu ve belediyelere atanan kayyımların ilk olarak kadın kurumlarını kapattığını söyleyen Ebru, Toplumsal Özgürlük Partisi Eşsözcüsü Perihan Koca, HDP eski milletvekilleri Emine Ayna ve aynı zamanda Rosa Kadın Derneği kurucu üyesi Ayla Akat Ata’nın da aralarında bulunduğu 9 kadının ismini okudu.
 
‘Saldırı sadece HDP’ye değil toplumun tüm kesimlerine’
 
Ardından söz alan Serpil Kemalbay, AKP-MHP iktidarının 2015’ten bu yana ayakta kalmak için kutuplaştırıcı politikalara sarıldığını ifade ederek iktidarın bir avuç kişinin ülkeyi sömürebilmesi için düzen yaratmaya çalıştığını ve faşizmi kurumsallaştırmaya çalıştığını belirtti. Saldırının sadece HDP’ye Kürtlere, kadınlara değil toplumun tüm kesimlerine yapıldığını belirten Serpil, “Çünkü demokratik siyasete yapılmış bu saldırı da kimsenin geleceği güvencede değildir. Kimsenin hakları güvencede değildir. Her türlü hukuku çiğneyerek her şeyi yapabileceklerini söylüyorlar. Hayatınıza her türlü şekilde müdahale edebiliriz. Herkes şunu düşünmeli ki AKP-MHP faşizmi her şeyi yapabilir ve hepimize yapabilir. O yüzden faşizmi durdurmak için, demokratik bir ülkeyi inşa için hep birlikte hareket etmeliyiz” sözlerini kullandı. 
 
‘Demokrasi mücadelesi verenler kadınları örnek almalı’
 
HDP’lilere dönük baskıların darbe sürecinin bir parçası olduğunu dile getiren Serpil, iktidarın indirilmediği ve demokratik sürecin inşa edilmeye başlanmadığı sürece baskıların bitmeyeceğini ifade etti. Bugün HDP ve Kürtlere yapılanların yarın herkese yapılabileceğini kaydeden Serpil, “Kadın mücadelesi bugün kadınlara yapılan her türlü saldırıya karşı hangi kadın nerede olursa olsun harekete geçiyor ve dayanışıyor. İşte bunu Türkiye demokrasi güçlerini ‘faşizme karşıyım’ diyenlerin örnek alması gerekiyor. Kadın mücadelesinden öğrenmesi gerekiyor” dedi. 
 
HDP’nin demokrasi güçlerinin en önünde yer alan, kurucu mücadele yürüten bir kadın partisi olduğunu ifade eden Serpil, HDP ile dayanışma çağrısında bulundu. 
 
‘İktidar kadınların zaferini kadınlardan almaya çalışıyor’
 
Serpil’in ardından yapılan açıklamada, iktidarın kaybetme korkusunun muhalefete yönelik saldırı girişimini gözler önüne serdiği dile getirildi. Açıklamada, iktidarın Kobanê eylemlerinde yaşanan saldırı ve ölümlerin gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmasını engellerken 6 yıl öncesini bugün siyaset malzemesi yapmakta beis görmediğini belirtildi. Açıklamanın devamında şunlara yer verildi: “Kayyım atamalarıyla kadın kazanımı olan eşbaşkanlık sistemine saldıran, kadın siyasetçileri, aktivistleri cezaevlerine atan, kadın kurumlarını kapatan iktidar, şimdi de düzmece operasyonlarla IŞİD barbarlığına karşı kadın öncülüğünde kazanılmış zaferin intikamını yine kadınlardan alıyor.”
 
‘Mücadele büyüyecek’
 
Gözaltı operasyonlarının hukuki değil birlikte mücadele ettikleri kadınlara, yönelik siyasi bir operasyon olduğu ifade edilen açıklamada, patriyarkal kapitalizmin baskı ve yok etme siyasetine boyun eğilmeyeceği ve daha güçlü adımlarla devam edileceği vurgulandı. Açıklamada, “Bu tür baskılarla kadın mücadelesi engellenemeyecek, aksine daha da güçlenip büyüyecektir. Bir kere daha kadınların siyasette yer almasına, söz söylemesine gözaltılarla yanıt veren erkek egemen iktidara karşı kadınlar alanlarda, meydanlarda, kürsülerde mücadeleyi büyütecekler” diye belirtildi. 
 
‘Saldırılar başta kadınlara yapılmıştır’
 
İktidarın taciz, tecavüz ve kadın katliamı faillerini yargılamak yerine serbest bıraktığı kaydedilen açıklamada, iktidarın aynı zamanda kadınlara, sosyalistlere, yurtseverlere karşı operasyonlar düzenlediğine dikkat çekildi. Açıklamada, “Hukuksuz gözaltı ve tutuklamalarla verilen mücadelenin önü kesilmek isteniyor. Demokratik siyasete yönelik yapılan tüm saldırılar başta kadınlara ve kadın örgütlerine yapılmıştır. Gözaltına alınan tüm kadınların yanındayız. Tek adam rejiminin tüm zorbalıklarına karşı yan yana durmaktan ve mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Operasyonlar, gözaltılar mücadelemizden geri adım attıramayacak. Gözaltına alınan mücadele arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın” denildi.
 
Gözaltına alınan kadınların isimlerinin okunduğu açıklama, slogan ve zılgıtlarla sona erdi.