Fotoğrafta 7 yaşında, hafızalarımızda 12 yaşında kaldı

  • 09:25 27 Eylül 2020
  • Güncel
 
Safiye Alağaş
 
DİYARBAKIR - Ceylan Önkol'un katledilmesinin üzerinden 11 yıl geçti. 12 yaşında katledilen Ceylan, 7 yaşında ilkokula başladığında çekilen fotoğraf ile hafızlarımızda kaldı.
 
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde Şenlik köyüne bağlı Xambaz mezrasında 12 yaşındaki Ceylan Önkol, 28 Eylül 2009 tarihinde koyunları otlatırken Yayla Karakolu’ndan atılan havan topunun isabet etmesi sonucu katledildi. Ceylan, katledildikten sonra ailesinin yaşadığı Yayla Demirlibağ (Dolek) mezrasında defnedildi. Ceylan12 yaşında katledildi ancak hepimiz onu 7 yaşında okulda çekilen fotoğraftaki haliyle tanıdık. Ceylan'ın katledilmesinin simgesi olan, Sezen Aksu'nun bakışlarına beste yazdığı fotoğraf hepimizin hafızasına "ceylan bakışlı" çocuğu kazıdı. Ceylan'ın annesi Saliha Önkol, Ceylan ile birlikte çekilen bebeklik fotoğrafları olduğunu ancak Ceylan katledildikten sonra gazetecilere verdiğini ve kendisine tekrar geri getirilmediğini söyledi.
 
Ceylan'ın katledilişinin ardından ailesi ve avukatları Ceylan’ın ölümüne ilişkin Diyarbakır 2'nci İdare Mahkemesi’ne 100 bin TL maddi, 150 bin TL manevi tazminat davası açtı. Mahkeme, Ceylan’ın ailesine 28 bin 208 lira 85 kuruş maddi tazminat ödenmesine karar vererek, manevi tazminatın ödenmesini ise reddetti.
 
Ceylan'ın katledilişinin yıldönümünde, doğduğu, ancak 12 yaşına kadar büyüyebildiği evini ziyaret ediyoruz. Evin salonuna girdiğimizde Ceylan'ın vesikalık fotoğrafı büyütülerek duvara asıldığını görüyoruz. Aynı çerçevede Ceylan'dan bir yıl sonra dünyaya gelen yeğeni Ceylan'ın bebeklik fotoğrafı bulunuyor. Duvarda asılı olan ve cezaevinde yapılan bir Şahmeran çizimine Ceylan'ın ismi yazılı. Ancak çerçevenin sol köşesinde Ceylan'a ait minik bir vesikalık fotoğrafı sıkıştırılmış. 7 yaşında okulda çekilen bu ilk fotoğraf Ceylan, katledildikten sonra çoğaltılmış. Çerçeveye sıkıştırılan fotoğraf eski ve kimilerine göre saklanamayacak kadar yıpranmış. Ailesi ise her şeye rağmen onlarca kopyası bulunan internette bulunan fotoğrafı saklıyor.
 
'Acısı yüreğimde'
 
Ceylan'ın bir türlü aklından gitmediğini belirten Saliha, şunları söylüyor: "Acı yüreğimde kalmış. Yüreğim parçalanıyor. Hep onu hayal ediyorum. Ceylan'ı parçalamışlardı. Onun bedeninin parçalarını topladım. Nasıl unutabilirim. 7 yaşındaydı çok çalışkandı. 12 yaşına gelene kadar da bana hep yardım ederdi. Bana derdi 'anne sen yapma ben yaparım.'  Etrafımdaki kimse Ceylan gibi değildi. Kuran okuyor, namaz kılıyordu. İnşallah Allah Ceylanımın hakkını yerde bırakmayacak. Allah bu öldürülen gençlerin hakkını yerde bırakmasın.  Gençler, öğrenciler, suçsuz günahsız, hepsi öğrenci ve öldürülüyor.  Okula giden, işine gücüne giden gençler öldürülüyor. Kimin hesabı soruluyor.  Nerede hak arayacağımızı bilmiyoruz. Benimde elimden bir şey gelmedi. İşte görüyorsunuz hala adalet bekliyorum. Acaba sonuç ne olacak? diye sürekli kendi kendime soruyorum. Ne zaman sonuçlanacak? Ne oldu? Ne bitti? kafamın içinde sorular sürekli dönüp dolanıyor."
 
Ceylan yaşamını yitirdikten bir yıl sonra ablasının kız çocuğu dünyaya geliyor. Adını Ceylan koyduklarını ifade eden Saliha, torununu Ceylan diye çağıramadığını dile getiriyor. Saliha, "Ben adının Ceylan olmasını istedim. Bu kez de Ceylan diyemiyorum. Bana çok ağır geliyor. Sanki yeniden aynı acıyı yaşıyor gibiyim. 9 yaşına geldi hala onu 'bebek' diye çağırıyorum. Torunumu çok seviyorum. Bütün ihtiyaçlarını ben karşılıyorum. Okul ihtiyaçlarını ben karşılıyorum ama bir türlü Ceylan diye çağıramadım" diyor.
 
'Giyindi, kuşandı gitti'
 
Ceylan'ın tek bir fotoğrafının olmasının nedenini sorduğumuzda Saliha'ya, Ceylan'ın fotoğraf çekmeyi sevmediğini dile getiriyor. Saliha, şöyle devam ediyor: "7 yaşından sonra hiç fotoğraf çekmedi. Bir türlü fotoğrafını çekemiyorduk. Öldürüldüğü günün sabahı, dedi 'anne ben hayvanları otlatmaya götürüyorum', 'Ceylan ben gidiyorum, senin bugün okulun var' dedim. Zaten o gün pazartesiydi. Ondan büyük oğlum okula gitti. Ne yaptıysak o gitmek istemedi. Dedi 'Ben bugün gitmiyorum. Ben hayvanların yanına gidiyorum.' Gitti. Giyindi, kuşandı, şapkasını taktı, gitti..."
 
'Ağaç ekti, mezardan toprak alıp gitti'
 
Ceylan'ın mezarının başında bir çam ve gül ağacı ekili. Mezarının başına geldiğimizde Saliha, "Ceylan öldürüldükten sonra buraya bir kadın geldi. Adını hatırlamıyorum. Kim olduğunu dahi hatırlamıyorum. Onun da çocuğu öldürülmüştü. Geldi mezarın başına gül ağacını ve çam ağacını ekti. Ceylan'ın mezarından biraz toprak aldı gitti. Ben de mezarlığa her geldiğimde suluyorum" diyor.