Leyla Güven: Kadın kurumlarıyla omuz omuzayız

  • 09:02 6 Ekim 2020
  • Güncel
AYDIN - “Em Xwe Diparêzin” kampanyası kapsamında Ege kentlerinde kadınlarla bir araya gelen  TJA aktivisti ve DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, kampanyaya ilişkin “Gül ve dikeninde olduğu gibi özsavunmamızı geliştireceğiz” dedi.
 
Tevgera Jinên Azad’ın (TJA) “Em Xwe Diparêzin” (Kendimizi Savunuyoruz) kampanyası 15 Eylül’de Diyarbakır’da yapılan bir etkinlikle duyurulduktan sonra, diğer kentlerde de kampanyanın startı verildi. Ege kentlerinde kampanyanın başlangıç etkinliklerine TJA aktivisti ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven de katıldı. Leyla, “Em Xwe Diparêzin” kampanyasının bölge ve Türkiye’deki kadınlar için neden önemli olduğunu anlattı.
 
‘Her alanda önce kadına saldırılıyor’
 
Kampanyanın hem Türkiye hem de bölgede süreceğini dile getiren Leyla, kadınların sorunlarının sadece Türkiye ve bölge ile sınırlı olmadığını, evrensel olduğunu belirtti. Kadına yönelik şiddet, ayrımcılık, eşitsizliğin dünyanın her yerinde olduğunu ifade eden Leyla, “Kampanyanın amacı gelişen bu şiddet koşullarına karşı kadın olarak kendin olabilmek ve kendi özsavunmamızı geliştirebilmemiz için kendimizi savunuyoruz, ‘Em xwe diparêzin’ dedik. Her alanda kendimizi savunmak zorundayız. Çünkü saldırı sadece kadın kimliğimize gelmiyor. Birçok kimliğimize saldırılıyor. Örneğin biz anneyiz, Kürt’üz, Türk’üz Aleviyiz. Erkek egemen zihniyet her alanda ‘Önce kadını vurun’ anlayışıyla kadına saldırıyor. O nedenle önce bizim refleks gösterip kadın kimliğimizi sahiplenip, bütün diğer alanlarda saldırıları boşa çıkarmamız, diğer kimliklerimizi de ortaya çıkarmamız gerekir” şeklinde konuştu.
 
‘Kadınlarla el ele omuz omuzayız’
 
Kampanya dolayısıyla bölgede olduğu gibi İzmir, Aydın, Denizli ve diğer kentlerde de çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Leyla mücadelenin uzun erimli olduğuna işaret etti. Leyla, kadını yok sayma gibi politikaların en az 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu dile getirirken, “Dolayısıyla onları hemen sonlandırmak imkansız gibi görünüyor ama imkansızı gerçekleştireceğiz. Çünkü ütopyanın imkansız olan değil henüz gerçekleşmemiş olan olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu konuda TJA olarak Kürdistan’dan örgütlüyoruz ama Türkiye'deki bütün kadın kurumlarıyla da istişare içindeyiz, el ele omuz omuzayız. Nasıl ki İstanbul Sözleşmesi için eylem ve etkinliklerde ortaklaştıysak gene bu kampanya vesilesiyle de ortaklaşacağız” dedi.
 
‘Erkeği dönüştürme projesi’
 
Kampanyanın aslında erkeği dönüştürme projesi olduğunun altını çizen Leyla, erkeğin erk zihniyetten kaynaklanan tüm davranış ve tutumlarından arınması gerektiğini vurguladı. Leyla, “Erkek arkadaşlarda hem değişim dönüşümü sağlamak hem aile olgusunu demokratikleştirmek hem özgür eş yaşamı örmek için bir altyapı çalışmasıdır. Kampanyamız çok amaçlıdır. Hiçbir erkek bundan sonra öyle çok rahat elini kolunu sallayarak kadına şiddet uygulayamayacak. Psikolojik şiddet de ekonomik şiddet de sosyal kültürel şiddet de uygulayamayacak. Gül ve dikeninde olduğu gibi özsavunmamızı geliştireceğiz. Bize elini uzatanlar bilmelidir ki biz de karşılığını vereceğiz kurbanlık koyun değiliz” diye konuştu. 
 
Leyla, kadınların her yerde kendisini savunacağını yinelerken, Türkiyeli kadınlarla mücadeleyi en üst aşamaya taşıyacaklarını sözlerine ekledi.