'Tarihten gelen mücadelemiz 'Em Xwe Diparêzin' kampanyasıyla devam ediyor'

  • 09:06 15 Ekim 2020
  • Güncel
BATMAN - TJA Batman aktivistleri başlattıkları "Em Xwe Diparêzin” kampanyasına ilişkin konuşarak, "Erkekler tarih boyunca kadınların ne giyeceğine, ne yiyeceğine, ne konuşacağına hep karar vermek istedi. Biz kadınlar da tarih boyunca bunlara karşı mücadele ettik. Bugün mücadelemiz 'Em xwe diparezin' sloganıyla devam ediyor" dedi.
 
Tevgera Jinên Azad’ın (TJA) tecride, tacize, tecavüze, siyasi soykırıma ve inançlara yönelik saldırılara karşı 15 Eylül ‘de başlattığı “Em Xwe Diparêzin” (Kendimizi Savunuyoruz) kampanyası etkinliklerle devam ediyor. Kadınlar bu kampanyayla yaşamın her alanında “özsavunma”nın önemine dikkat çekiyor. TJA Batman aktivisti Gülistan Sönük, "neden kendimizi savunuyoruz ve savunma ihtiyacını duyuyoruz" sorularına cevap verdi. 
 
'Tarih boyunca bir saldırı vardı'
 
Tarih boyunca kadınların erkek egemen zihniyetin saldırısıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Gülistan, bu saldırıların kimi zaman devlet eliyle kimi zaman ise toplumdaki erkek tarafından gerçekleştirildiğini vurguladı. Gülistan, "Kadını dönemin siyasi atmosferine göre din, toplum değerleri, aile değerleri, kız kardeş, eş adı altında dört duvar arasına sıkıştırıyorlar. Kendi yarattıkları değerlerle bizleri dört duvar arasına sıkıştırmaya çalıştılar. Bu duvarlar arasında kadının ne giyeceğine, ne yiyeceğine, ne konuşacağına hep erkekler karar vermek istedi. Kadını bu sınırlara sığdırmak istediler. Biz kadınların da tarihten bugüne bütün bunlara karşı verdiğimiz bir mücadele var. Bu mücadele bugün kendini 'Em xwe diparezin' sloganıyla devam ettiriyor" dedi.
 
'Kürt kadını topluma öncülük ediyor'
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın “kadın özgür olmadan toplum özgür olmaz” sözünü hatırlatan Gülistan, kadın şahsında toplumun sesinin kısıldığını belirtti. Özellikle Kürt kadınlarına yönelik bir saldırının olduğunun altını çizen Gülistan, bunun iyi bilinmesi ve çözümlenmesi gerektiğini vurguladı. Bütün saldırılara rağmen Kürt kadınının Ortadoğu'ya, Türkiye'ye öncülük ettiğini ifade eden Gülistan, şunları söyledi: "Özellikle son dönemde devlet polis ve uzman çavuşlar eliyle Kürt kadınlarına saldırıyor. Hem fiziki hem de psikolojik bir saldırı var. Kendilerine pilot şehirler seçiyorlar ve buralarda kadınlara yöneliyorlar. Bu dönemde Batman onlar için pilot şehir. İpek Er şahsında Kürt kadını ve Batmanlı kadınların sesini kısmak istediler. Böyle bir saldırı ile Kürt kadını ve toplumuna mesaj veriliyor. 'Topraklarınızı işgal ettik, dağlarınız bombalıyoruz, belediyelerinize kayyım atıyoruz, siyasetçilerinizi tutukluyoruz. Size de istediğimizi yaparız' mesajı veriliyor. 1990'lı yıllarda Mardin'de Musa Çitil eliyle bu suçlar işlendi. Bir dönem Bingöl'de işlendi. Hepsi cezasız kaldı. Bugün Musa Orhan, Musa Çitil'in cezasız kalmasından cesaret alarak tecavüz suçunu işledi."
 
'Kadınlarla bir araya geliyoruz'
 
Kürtlerin doğasız, tarihsiz, dilsiz ve kültürsüz bırakılmak istendiğine işaret eden Gülistan, "Biz de bütün bu saldırılara karşı kendimizi savunuyoruz. Batman'da mahalle mahalle, sokak sokak, köy köy geziyoruz. Kadınlarla bir araya geliyoruz. Maruz bırakıldığımız saldırılara karşı bilinçlendiriyoruz. Kadınları dinliyoruz. Ortak tartışmalar yürütüyoruz. Bu ağır süreçten hep birlikte nasıl çıkabilirizi konuşuyoruz. Bedellerle elde ettiğimiz haklarımızı nasıl koruyabileceğimiz üzerinde duruyoruz. Kampanya boyunca ve kampanyadan sonra bu çalışmalar devam edecek" diye konuştu.
 
'Sistemin karşısında duran yegane güç kadınlar'
 
AKP-MHP iktidarının Kürt kadınları üzerinde yürüttüğü kirli politikalara karşı durmak için kampanyayı başlattıklarını söyleyen TJA Aktivisti ve Batman Belediye Eşbaşkanı Songül Korkmaz da şu anda Kürt coğrafyasında ilk hedefte kadınların olduğunu belirtti. Sistemin bilinçli bir şekilde kadınlara saldırdığını dile getiren Songül, "Kadınlara neden saldırıyor? Çünkü AKP-MHP faşizminin karşısında duran tek güç şuanda kadınlar. O yüzden kadınlar daha çok hedef haline getirildi. Ve her gün şiddetle yüz yüze kalıyoruz. Sokakta, kaldırımda nasıl yürüyeceğimize, otobüslere nasıl bineceğimize, giyim ve kuşamımıza kadar bir müdahale söz konusu. Tabi ki müdahalelere karşı durmak için bizler de kadınlar olarak bu kampanyanın elzem olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
 
‘Köylere ağırlık verdik’
 
Songül, Kürt halkının doğasına, kültürüne, diline dönük bir saldırı söz konusu olduğuna işaret ederek, "Kürdistan ormanlarında bilinçli bir yangın çıkarılıyor. Cudi, Gabar dağlarında ormanlar yakıldı. Köylülerin söndürmesine bile izin verilmedi. Birçok yerde bu yangınlar hala devam ediyor. Bütün bu politikalara karşı durmak için kampanya çok önemli. Kadınlarla temas kuruyoruz. Bugüne kadar gitmediğimiz köylere gittik. Çünkü köydeki kadının bize ulaşma imkanı çok zayıf. Bundan dolayı bizler de köylere ağırlık vermeye karar verdik. Hedefimiz bu güne kadar ulaşamadığımız bütün kadınlara ulaşmaktır. Çocuklarımızı istismardan koruyacağız. Gençlerimizin ‘aşk’ adı altında kandırılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.