Oğlunun arkadaşlarının mezarlarında teselli buluyor

  • 09:01 17 Ekim 2020
  • Güncel
MARDİN - Oğlunun 5 yıldır cenazesini arayan Birgül Karaduman, oğlu gibi çatışmalarda yaşamını yitiren gençlerin mezarlarına giderek ailelerle dayanışma ile teselli buluyor.  
 
Mardin'in Nusaybin ilçesinde 2015-2016 yılları arasında yaşanan sokağa çıkma yasaklarında onlarca kişi yaşamını yitirirken,  ailelere teslim edilmeyen cenazeler Mardin, Urfa ve Malatya’da bulunan kimsesizler mezarlığına defnedildi. Cenazesi yıllardır ailesine teslim edilmeyenlerden biride Abdullah Karaduman. Aile fertlerinden kan örneği alınmasına rağmen hala oğlunun cenazesini teslim alamayan Birgül Karaduman, oğlunun çatışmalarda yaşamını yitiren arkadaşlarının mezarlıklarına her gün giderek teselli buluyor. 
 
Oğlunun cenazesini 5 yıldır arıyor
 
5 yıldır oğlunun kemikleri için mücadele ettiğini söyleyen Birgül bu süreçte gitmedikleri yerin kalmadığını ifade etti. Birgül, " Benim oğlumun cenazesi 5 yıldır yok. Nusaybin'de sokağa çıkma yasaklarında yaşamını yitirdi. Gitmediğimiz yer bakmadığımız cenaze kalmadı ama 5 yıldır cenazeden bir kemik dahi bulamadık. Ben oğlumun mezarı yok diye her gün burada oğlumun arkadaşlarının gömülü olduğu mezara gidip kokularını içime çekiyorum. Oğlum yok biliyorum ama en azından o koku ile biraz da olsun onu hatırlıyor huzurlu oluyorum. Beş yıldır gitmediğim şehir kalmadı her yere gittik her yere kan örneği verdik ama bir sonuç alamadık" diye konuştu.
 
‘Benim oğlum sadece Abdullah değildi’
 
Birgül, çatışmalarda yaşamını yitiren gençlerin aileleri ile dayanışma içinde olmanın kendilerine güç verdiğini belirterek," Eşim haftada bir iki kez Mardin'de ki kimsesizler mezarlığına gidiyor. Ben burada o orda gidip Fatiha okuyor. Bazen bana neden her gün mezarlığa gidiyorsun diyorlar. Benim oğlum sadece Abdullah değildi orada bulunan gençlerin hepsi benim çocuğum. Oraya gidip o çocukların ailesi ile konuştuğumda birbirimizi anlıyoruz o bile bana iyi geliyor. Çünkü acımız aynı onların ağladığı mezara ben de ağlıyorum ben de her gün gidiyorum.  Oğlumun cenazesi yok ama onlar var" dedi.
 
‘O çocuklar dünya malı için kendi canlarını vermediler’
 
Aileler olarak yaşamadıkları acının kalmadığını ifade eden Birgül, " Bizim bir olmamız lazım. Bir olmadan hiç bir şey yapamayız. Bu süreç nereye kadar böyle gidecek.  Bu süreçte çaresizlik ölümden bile zor geliyor bizim için. Ben oğlumun nerde olduğunu bilmiyorum şu an nerede gömülü olduğunu da bilmiyorum ama mezarlığa gidip o toprağı koklamak bile bana iyi geliyor. Çünkü hepsinin aynı olduğunu biliyorum. O çocuklar dünya malı için kendi canlarını vermediler. Allah onların hakkını ve buna sebep olanların hakkını vermesin. Hepsi gençti hepsi anne babalarının çocuğuydu. Dünya zevkleri onların gözlerinin önüne gelmedi. Şeref ve namus yolunda yaşadılar" şeklinde konuştu.
 
'Bu işkenceler yetmedi mi?'
 
Tek talebinin çocuğunun bir mezarı olması olduğunu söyleyen Birgül, " Ciğerimiz zaten eridi ne olsa da artık düzelmez en azından çocuklarımızın kemiklerini versinler. Benim tek isteğim çocuğumun cenazesini bulmak. En azından bir mezarı olsun artık. Nereye kadar bu eziyeti ve zulmü yaşayacağız. Bize çektirdikleri işkenceler yetmedi mi?"  diye sordu.