‘Kadın cinayetlerinin asıl faili erkek egemen kapitalist sistemdir’

  • 21:17 25 Kasım 2020
  • Güncel
İZMİR - İzmir Kadın Platformu, gerçekleştirdiği 25 Kasım eyleminde İpek Er, Aleyna Çakır ve Nadira Kadirova'nın faillerinin dışarıda olduğu hatırlatılarak, “Biz biliyoruz ki kadın cinayetlerinin asıl failli erkek egemen kapitalist sistemdir” denildi.  
 
İzmir Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Kıbrıs Şehitleri Caddesi Halkbank önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından basın açıklamasının Türkçesini Nuray Öztürk ve Nazlı Can Özdemir, Kürtçesini ise Jiyan Akar okudu. “Kriz şiddet erkek egemen sistem, pandemi deprem bir aradayız yaşamı savunuyoruz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada sık sık “Kadın cinayetleri politiktir”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat emiyoruz”, “ Jin jiyan azadî”, “Biji berxwedana jinan”, “Kadınlar birlikte güçlü”, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” sloganları atıldı. Basın açıklamasında Halkaların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da söz aldı. Açıklamanın ardından ise Tiyatro Sardunya müzik dinletisi gerçekleştirdi.
 
‘İzmir’de 19 kadın cinayeti yaşandı’
 
Dominik Cumhuriyeti’nde 60 yıl önce devlet tarafından katledilen Mirabal Kardeşlerin anılmasıyla başlanan açıklamada, “Türkiye’de ve Kürdistan’da kadınların şiddete uğramadığı, çocukların istismara maruz kalmadığı gün yok” denildi. Ekonomik kriz, savaş, tecrit, pandemi ve deprem her yeni gelişmeyle kadına yönelik şiddetin katlanarak arttığının belirtildiği açıklamada, “Şüpheli olarak kayda geçen ölümlerle beraber 2020 yılının ilk 10 ayında toplam 453 kadın yaşamını yitirdi. Bu süre içerisinde İzmir’de ise 19 kadın cinayeti yaşandı. İpek Er'in, Aleyna Çakır'ın ve Nadira Kadirova'nın katilleri hala sokaklarda ellerini kolları sallayarak geziyor. Biz biliyoruz ki kadın cinayetlerinin asıl failli erkek egemen kapitalist sistemdir” sözlerine yer verildi.
 
‘Kadın katliamları politiktir’
 
Kadınların boşanmak istediği, “hayır” dediği, şiddetten kaçmak için sığınak bulamadığı, uzaklaştırma kararı alınmasına karşın erkekten korunmadığı, erkeklerin cezasız bırakıldıkları için katledildiği ifade edilen açıklamada, haksız tahrik indirimleri, iyi hal indirimleri, hakim inisiyatiflerinin failleri cesaretlendirdiğinin altı çizildi. Kadın katliamlarının arttığı ve şiddetin vahşileştiği, şiddeti önlemek için devlet nezdinde somut bir adım atılmadığı belirtilen açıklamada, “Tersine, kazanılmış haklarımıza göz dikiliyor. Bu şiddeti önleyecek mekanizmaları oluşturacak İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı yasa, nafaka hakkı tartışmaya açılıyor. Bu yüzden diyoruz ki kadın cinayetleri politiktir. Bugün İstanbul Sözleşmesi’ni pazarlık konusu haline getirmeye çalışmak, Türkiye’de kadınların en önemli kazanımlarından birini yok saymaya çalışmaktır. İstanbul Sözleşmesi’ni savunan kadınlara saldırmak yaşamın ta kendisine saldırmak, çocukların özgürlüklerine saldırmaktır” denildi.
 
‘Krizin yükü kadınların omuzlarında'
 
Kadınların haklarını korumak için sokağa çıktığında devlet şiddeti ile karşılaştığı, pandemi önlemleri adı altında eylemlerin kısıtlanıp yasaklandığı ancak kadınların mücadeleye devam edeceği dile getirilen açıklamada, “Ülke ekonomisinde yaşanan krizin yükü en çok biz kadınların omuzlarına yüklenirken, pandemi nedeniyle artan işsizlik ve ev içi bakım yükü yaşamlarımızı katlanılamaz hale getiriyor. Kadınları giderek daha fazla oranda güvencesiz ve niteliksiz işlere mahkum eden, bakım yüklerini arttıran, şiddeti derinleştiren, kadınları çaresizleştiren bu sömürü düzenini kabul etmiyoruz” ifadeleri kullanıldı. 
 
Açıklamada ayrıca İzmir depremine de değinilerek, yaraların dayanışma ile sarılacağı belirtildi. 
 
Kadınlar özgür yeni bir yaşam ve kadın devrimi istiyor
 
Ardından konuşma yapan HDP Milletvekili Serpil Kemalbay ise dünyada eşitlikçi, özgürlükçü ekolojik kadınlar için özgür yeni bir yaşan ve bir kadın devrimi istediklerini söyleyerek, kadınların sadece erkek şiddetine karşı değil onu besleyen devletlere karşı da mücadele ettiğini dile getirdi. Devletlerin failleri koruduğunu ifade eden Serpil, “İpek Er’in katili eğer aramızda dolaşıyorsa Pınar Gültekin’in katili indirim hayaliyle kurmaca hikayeler anlatıyorsa eğer Nadira Kadirova’nın katilinden hesabı sorulmuyorsa bütün bunların sebebi erkek egemen kapitalist sistemdir. Bu sistem kadınların emeğine bedenine göz diktiği için kadınlara böyle düşman. Makbul kadın istediği için kadınlar isyan ettiği kabul etmediği için düşman. Hem evin içinde en tanıdığı tarafından hem de sokakta öldürülüyorlar. Bizler kadınlar olarak böyle birlikte olduğumuz için biliyoruz ki 21. yüzyıl kadın yüzyılı olacak ve bizler tam da beklediğimiz hayal kurduğumuz kadınların özgür olduğu dünyayı el birliği ile yaratacağız” diye konuştu.
 
Cezaevlerine selam gönderdi
 
Kadınların emeklerini savunmak için omuz omuza olduğunu söyleyen Serpil,  “Biz erkek ve devlet şiddetine karşı kadınların özgürce yaşamasına engel olan her türlü erkek egemen anlayışa karşı omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Birlikte pandemide de yoksullukta da kadınlar olarak dayanışacağız. Kadınlar yeni bir yaşamı inşa edecek. Mirabal Kardeşlerden ‘eşbaşkalık mor çizgimizdir’ diyen zindandaki kız kardeşlerimize selam olsun” dedi. 
 
Açıklama Tiyatro Sardunya’nın müzik dinletisi ve halaylarla son buldu.