‘Mücadeleyi örmek için sokaklardayız’

  • 22:44 25 Kasım 2020
  • Güncel
İZMİR / MANİSA - İzmir’de KCDP, Manisa’da Manisa Kadın Platformu ve Soma ilçesinde ise Soma Kadın Platformu 25 Kasım dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamalarda kadınlar, “Şiddete karşı mutfaktan sokaklara, fabrikalardan okullara mücadeleyi örmek için sokaklardayız” çağrısı yaptı.
 
Türkiye ve bölge kentlerinde süren 25 Kasım eylemleri kapsamında İzmir ve Manisa’da da kadınlar alanlara çıktı. İzmir’de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) ve Kadın Meclisleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Şiddeti, cezasızlığı, şüpheli ölümleri, kadın cinayetlerini durdurmak için İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız” yazılı pankartın açıldığı basın açıklamasında “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganları atıldı. Kadınlar adına basın metnini KCDP İzmir Sözcüsü Hilal Susuz okudu. 
 
‘İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı hayatta olacaklardı’
 
“Şiddeti, cezasızlığı, şüpheli ölümleri, kadın cinayetlerini durdurmak için İstanbul Sözleşmesi'ni uygulatacağız” diyen Hilal, kadınların kendi hayatları hakkında karar verdikleri için katledildiklerini söyledi. Bu yıl 269 kadının katledildiğine işaret eden Hilal, “152 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Pınar, Melek, Emine, Fatma, Özlem, Esma.. isimlerini sayamadığımız nicesi pandemi ya da deprem değil, erkek şiddeti ile öldürüldü. 1 gün içinde 4 kadın öldürüldü. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı her biri hayatta olacaktı” diye konuştu.
 
‘Failler cesareti yargıdan alıyor’
 
Kadınların her gün yaşam mücadelesi verdiğini dile getiren Hilal, kadınların yaşam haklarının korunması için mücadele verdiğini, ancak alınan koruma kararlarının etkin uygulanmaması sonucu mahkeme önlerinde katledildiklerini belirtti. Hilal, “Kadınlar öldürülüyor ve üzeri intihar, kaza diye örtülmeye çalışılıyor. Şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden kadınların yakınları, tüm şüphelerin üzerine gidiyor. Bilimsel yöntemlerle, adalet mücadelesiyle gerçeğin açığa çıkması için mücadele ediyoruz. Failler bu cesareti nereden alıyor çok iyi biliyoruz. Sorumluluklarını yapmayan kolluk kuvvetinden alıyor. Görevini yerine getirmeyenler hakkında işlem yapmayan, kadınlar için adalet sağlamayan yargıdan alıyor. Yasaları uygulamayanlardan, mekanizmaları işletmeyenlerden, siyasi irade ortaya koymayanlardan alıyor” ifadelerini kullandı.
 
‘İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız’
 
“İstanbul Sözleşmesi’nin, 6284 sayılı yasanın uygulanmamasının kadınların hayatına mal olduğunu” ifade eden Hilal, “Ama biz kadınları yaşatacak olan İstanbul Sözleşmesi için meydanları doldurduk. İstanbul Sözleşmesi yaşatır dedik, saldırıları püskürttük. Şimdi de şiddeti, cezasızlığı, şüpheli ölümleri, kadın cinayetlerini durdurmak için: İstanbul Sözleşmesi'ni uygulatacağız” dedi.
 
‘Cinsiyetçi eğitime karşı mücadelemizi kampüslere yayacağız’
 
Hilal, açıklamasına şöyle devam etti: “Her alanda olduğu gibi üniversitelerde de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonuçlarını yaşıyoruz. Biz ölmek değil yaşamak istiyoruz. Cinsiyetçi ve gerici eğitime karşı, eşit yaşam hakkımız için mücadelemizi her kampüse yayacağız. İşçi kadınlar da asla yalnız yürümeyecek. Mağazalarda, marketlerde, tekstil atölyelerinde, fabrikalarda tüm emek veren kadınların uğradıkları hak gasplarına karşı da birlikte mücadele ediyoruz. ‘Ev işi ile meşgul’ bahanesi ile işgücü bile sayılmamaya, ev içi emeğimizin hiçe sayılmasına karşı mücadele ediyoruz. İşsizliğe, güvencesiz, esnek çalışma koşullarına, daha düşük ücretle çalıştırılmaya, kıdem tazminatı gaspına, sendikasızlığa karşı mücadele ediyoruz. Fikrimizle, aklımızla, örgütlü gücümüzle kadınların eşit yaşam mücadelesini büyütüyoruz. İşçi kadın meclisleri ile üniversite kadın meclisleri ile Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadın Meclisleri olarak, birbirini hiç tanımayan binlerce, milyonlarca kadınla, tüm kadınların şiddetten ve sömürüden kurtulduğu eşit ve özgür bir dünyayı da yaratacağız.”
 
‘Yaşamak istiyorum’
 
Ardından konuşan boşanma aşamasında olduğu Mehmet Y.’nin katletmeye çalıştığı Emine Y., “Ben de yaşamak istiyorum tüm kadınlar gibi” dedi. Fail hakkında uzaklaştırma kararı olduğu halde saldırıya uğrayarak katledilmeye çalışıldığını kaydeden Emine, “Kapımın önünde yapmadığı hakaretler kalmadı ama yine bir şey yapılmadı. İşe giremiyorum korkuyorum, evden çıkamıyorum korkuyorum. Neden? Boşanmak şiddetten kurtulmak istedik diye. Benim Aralığın 16’sında davam var. O davada bütün kadınları yanımda istiyorum. Ben adalet istiyorum bu duruma düşen her kadın için. Evden çıkamaz hale geldik. Hepimizin suçu sadece kurtulmak. Biz adalet istiyoruz” diye konuştu.
 
Açıklama, konuşmaların ardından “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” sloganları ile sona erdi.
 
Manisa
 
Manisa Kadın Platformu da 25 Kasım nedeniyle Manolya Meydanı’nda bir araya geldi. “Yaşamı savunuyoruz 25 Kasım’da alanlardayız” yazılı pankartın taşındığı basın açıklamasında kadınlar “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Kadınlar yürüyor mücadele büyüyor”, “Susma haykır şiddete hayır” sloganları attı. Basın metnini Platform adına Ayşe Dubaz okudu. OECD ülkeleri içinde kadına yönelik şiddet ve katledilen kadın sıralamalarında birinci durumda olan Türkiye’de erkek şiddetinin giderek arttığını ifade eden Ayşe, “Devlet tüm olanakları şiddeti önlemek için seferber edilmesi gerekirken failler pandemi koşullarında hiçbir önlem alınmadan evlerine gönderiliyor. İstanbul sözleşmesi ve 6284 gibi kazanımların yok edilmek isteniyor. Kadın cinayetlerinin yüzde 59'u eski koca/koca, yüzde 20'si erkek akraba, yüzde 16'sı eski sevgili/sevgili tarafından işlenirken, şiddete karşı savunmasız bırakılmamız için nafaka hakkının gaspı, arabuluculuk gibi hazırlıklarla boşanmaların önlenmesinin hesapları yapılıyor” dedi.
 
‘Mücadeleyi örmek için sokaklardayız’
 
Saruhalı’da boşanmak istediği için şiddete maruz bırakılan kadın ve Alaybey’da eski erkek arkadaşı tarafından katledilen Gülnur Kocabaş için ve Vestel gibi pandemi döneminde işçileri ölüme terk eden fabrikada ucuz iş gücü olarak çalıştıran kadınlar için hesap soracaklarını söyleyen Ayşe “Hayatın her alanında özellikle pandemide yoğunlaşan bu şiddete karşı mutfaktan sokaklara fabrikalardan okullara mücadeleyi örmek için sokaklardayız. Emeğimiz bedenimiz ve kimliğimiz üzerindeki erkek egemen sömürü düzenine karşı sokaklardayız” şeklinde konuştu.
 
Basın açıklaması sloganlarla sona erdi.
 
Soma
 
Soma Kadın Platformu ise Soma Kaymakamlığı önünde yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’de kadınlara, LGBTİ+’lara ve çocuklara yönelik şiddette cezasızlığın özel bir politika olarak uygulandığını vurguladı. Açıklamada, “Biz kadınlar yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele ederek ve birbirimizle dayanışarak kazanacağımızı biliyoruz. Yılmadan ve bıkmadan yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz; ‘kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir’ ve bu şiddeti önlemenin en önemli yolu toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşamın her alanında sağlanmasından geçer. Tüm bunların hayata geçirilmesinin tek yolu da kadın mücadelesinden ve kadın dayanışmasından geçer” ifadeleri kullanıldı.
 
Açıklama, “Hakkımız olanı ancak sokaklarda olarak alacağımızı, evde, işte,  sokakta, cezaevinde, okulda ve yaşadığımız her yerde mücadeleyi büyütürsek kazanacağımızı biliyoruz ve VAZGEÇMİYORUZ!” ifadeleri ile sona erdi.
Açıklamanın ardından “Jin jiyan azadî” sloganları atıldı.