Hayvan Hakları Yasası talep edildi

  • 19:56 29 Kasım 2020
  • Güncel
İZMİR - Hayvan Hakları Kolektifi Hayvan Hakları Yasası’nın çıkarılması talebiyle bir araya geldi.
 
Hayvan Özgürlüğü Kolektifi Hayvan Hakları Yasasının çıkarılması talebiyle Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Hayvan Özgürlüğü Kolektifi adına Merve Ülgentay okudu. Açıklamada “insana hayvana yeryüzüne özgürlük” “son kafes kırılana dek mücadele sürecek” “erk sistemi yıkıp brokoli ekeceğiz” “yaşasın hayvan özgürlüğü” “erk, deri, et hepsi cinayet” sloganları atılırken “Tüm türlerin özgürlüğü için vegan ol” pankartı açıldı.
 
‘Depremde hayvanlar için hiçbir destek sunulmadı’
 
Hayvan hakları özelinde hak temelli yaklaşımın asgari koşulunun veganlık olduğunu, türlerin özgürlüğü ve yaşamı için, sömürüsüz, eşit bir dünya kurmak ve tüm ezilenlerin yanında olmak için vegan olduklarını ifade eden Merve, canlıların barınma, beslenme ve sağlık haklarının olduğunu ama yeterli bir biçimde karşılanmadığını 30 Ekim İzmir Depremi’nde de somut olarak ortaya çıktığını belirtti. Çadır alanlarındaki canlıların tüm ihtiyaçlarının karşılanması ve enkaz alanlarında kaybolan canlıların aranması konusunda yalnızca veganlar ve diğer hayvanseverlerin çabaladığını dile getiren Merve, “Çadır alanlarında depremzede hayvanlar için sosyal mecralarda aksi iddia edilirken aslında hiçbir şekilde fiziksel ve psikolojik destek sunulmadığını bulunduğumuz bütün alanlarda gördük. Böylelikle ilgili birimlerin afet vb acil durumlar için yeteri kadar hazırlıklı olmadığını ve ancak yeterliymiş gibi yansıtıldığını bizzat görmüş olduk” diye belirtti.
 
‘Hayvanlar yasada eşya statüsünde’
 
Savaşların türler arası tek taraflı sömürü ve yok ediş olduğunu, laboratuvarlarda işkence edildiğini, satılmak için tecavüze maruz bırakılarak zorla çoğaltıldıklarını ifade eden Merve, “2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun hayvanları hissedebilen bireyler olarak değil, bir “mal” olarak gördüğünü, hayvanlara uygulanan şiddetin, tacizin ve tecavüzün bir suç olarak değil, “kabahat” olarak kabul ettiğini, hayvanların yaşam hakkının gasp edilmesinin görmezden geldiğini, barınaklarda ve petshoplarda hayvanların tutsak edilmesine önayak olduğunu, insan menfaati için hayvan üretimini ve satışını desteklediğini biliyor ve bu kanuna razı olmuyoruz” diye konuştu.
 
‘Hayvan Hakları Yasası eksik ama çıkarılmalı’
 
Ekonomik çıkarların hayvanların yaşamlarından daha üstün tutulduğu için Hayvan Hakları Yasası’nın çıkarılmadığını dile getiren Merve şöyle devam etti: “Sömürenlerin oy potansiyelinin yok olmasından korkuluyor, hayvana yönelik eziyet ve tecavüzün Türkiye'de yaygın olması sebebiyle cezaevlerinin yetersiz kalacağı ve adliyelerin iş yükünün artacağı bahane ediliyor, belediyelerin hayvanlar üstündeki şiddet içeren uygulamalarının suç kapsamına alınmasından kaçınılıyor. Hayvan Hakları Yasası’nı destekliyor ancak yeterli bulmuyoruz. Bizler, tür ve ırk ayrımı yapılmadan tüm hayvanların yaşamlarının korunduğu, güvence altına alındıkları ve hayvan sömürüsünü sonlandırmaya yönelik bir yasanın gerekliliğini savunuyoruz.”
 
Açıklama sloganların ardından sona erdi.