TJA: Herkesi cezaevlerinin sesi olmaya çağırıyoruz

  • 13:32 13 Ocak 2021
  • Güncel
 
DİYARBAKIR - Açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yapan TJA, "Sustuğumuz her haksızlık ve hukuksuzluk kendi içinde büyüyerek etki alanını genişletiyor. Bu nedenle bütün muhalif kesimleri hak ihlalleri karşısında durmaya cezaevlerinin sesi olmaya çağırıyoruz" dedi.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) 27 Kasım 2020 tarihinde cezaevlerinde başlatılan süresiz dönüşümlü açlık grevi eylemine ilişkin Diyarbakır Koşuyolu Parkı'nda bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekilleri Remziye Tosun, Semra Güzel, HDP, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe örgütleri, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), 78'liler Derneği, Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) yöneticileri katıldı.
 
Açlık grevinin talepleri sıralandı
 
Basın açıklamasını TJA aktivisti Beritan Önen okudu. Açlık grevinin 48'ci gününde olduğunu hatırlatan Beritan, tutsakların taleplerini şöyle sıraladı: "15 Şubat 1999’dan bu yana İmralı Adası’ndaki Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında olan Sayın Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılması, İmralı Cezaevi’ne sevk talebi, CPT’nin işkenceyi, insanlık dışı muameleyi önleme sorumluluğunu, bağımsız bir kurum olmanın gerekliliklerini yerine getirmesi başta İmralı olmak üzere, bütün cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini yerinde gözlemleme ve gereğinin yapılmasını talep ediyor."
 
'Hak ihlalleri işkenceye varan boyutta'
 
Cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin işkenceye dönüştüğünün altını çizen Beritan, tutsakların tek kişilik hücre, darp, işkence, beslenememe, hijyenik olmayan ortamda yaşama ve keyfi disiplin cezaları gibi uygulamalara maruz bırakıldıklarının altını çizdi. Hasta tutsakların tedavi süreçlerini aksatıldığını ifade eden Beritan, "Kelepçeli muayene dayatması ve ilaçların verilmemesi, anneleri ile birlikte kalmak durumunda olan çocukların ihtiyaçlarının gözetilmemesi, ziyaretçilere yönelik onur kırıcı muameleler ve çoğu kez ziyaret hakkının engellenmesi, çıplak arama uygulamaları, mahrem alanlara kameralar konulması, havalandırma boşluklarının tel örgülerle çevrilmesi gibi en temel hakların ihlal edildiği, onur kırıcı uygulamaların söz konusu olduğuna dair bilgiler neredeyse her gün basında yerini alıyor. Tecrit içerde veya dışarda her gün yeni bir hak ihlali doğuruyor, halklara ve muhalif kesimlere olan tahammülsüzlük aykırı renge sahip bir karıncaya dahi yaşam hakkı vermiyor" diye konuştu.
 
‘Yasaları uygulayın’
 
İktidara ve bütün yargı mercilerine çağrıda bulunan Beritan, "Çok geç olmadan yasalarınızı uygulayın, zindanların taleplerini yerine getirin. Toplumsal her tepki iktidar tarafından terörize ediliyor toplum tek tipleştirilerek nefes alamaz hale getiriliyor. Sustuğunuz her haksızlık, her hukuksuzluk kendi içinde büyüyerek etki alanını daha çok genişletip sistem eleştirisi yapan her kesimi yok etmeyi hedefliyor. Bu nedenle muhalif bütün kesimleri, demokratik kitle örgütlerini bu hak ihlallerinin karşında durmaya ve cezaevlerinin sesi olmaya davet ediyoruz" dedi.