‘Kadın Üniversitesi İstemiyoruz’ kampanyasının startı verildi

  • 15:55 20 Ocak 2021
  • Güncel
İSTANBUL -  YÖK’ün gündemine aldığı kadın üniversitelerine karşı kadınlar, “Kadın Üniversitesi İstemiyoruz” kampanyasının startını verdi.
 
Kadın Üniversitesi İstemiyoruz Kampanya Grubu, YÖK'ün (Yüksek Öğretim Kurumu) 2021 yılı için gündemine aldığı kadın üniversitelerine karşı başlattıkları kampanyanın startını Kadıköy'de bulunan Beşiktaş İskelesi'nde yaptığı açıklama ile verdi. Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada, "Kadın üniversitesi istemiyoruz" pankartı açılırken, "Kadın üniversitesi kadınları tecrit eder", "Kadını değil faili ötekileştirin" dövizleri ve mor kurdeleler taşındı. Kampanya grubu adına basın metnini Zelal Baydemir ve Meltem Çuhadar ortak okudu.
 
‘Saldırının yeni adı kadın üniversiteleri’
 
Kadınların her alanda mücadele ettiği belirtilen açıklamada, eğitim krumlarında cinsiyetçi zihniyetlerin dayatılmaya çalışıldığı kaydedildi. Açıklamda, "Şimdi de kadınları ve LGBTİ+'ları daha fazla dışlayan, ayrıştıran yeni bir saldırıyla karşımızdalar. Bu saldırının yeni ismi 'Kadın Üniversiteleri'dir" diye belirtildi. 
"Kadın Üniversitesi İstemiyoruz" kampanyasının startının verildiğinin deklere edildiği açıklamada, 2021'in Kadın Üniversitesi'ni ortaya atanların değil, "Kadın Üniversitesi İstemiyoruz" diyerek isyanı örgütleyenlerin yılı olacağı vurgulandı.
 
‘AKP iktidarı toplumu muhafazakarlaştırma çabasında’
 
Açıklamada, "Kadın Üniversitesi" ile ayrımcılığın körükleneceğinin altı çizilerek, "Kadın üniversitesi, iktidarın erkek egemen zihniyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun tek bir projeyle sınırlı olmadığını, öncesiyle sonrasıyla iktidarın kadın politikalarının bir parçası olduğunu biliyoruz. AKP iktidarının, iktidara geldiğinden bugüne toplumu muhafazakarlaştırma çabasıyla doğrudan ilişkili olan bu proje, kadınları toplumsal hayattan tecrit edecek, bu şekilde kadınları daha kolay denetlemenin ve kontrol etmenin yöntemlerini arayacak bir projedir" sözlerini kullandı. 
 
İktidarın "Kadın Üniversitesi" ile cinsiyet kimlikleini ikiye indirerek transfobik eylemleri meşrulaştırmaya çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, "İktidarın yıllardır kadınların birbirinden inançları, politik düşünceleri, tarzları, sosyallik anlayışlarıyla ayrıştırmaya çalışmasının yeni halidir. Kadınları birbirinden ayrıştırarak 'makbul kadın' anlayışının oluşturulması için bir araçtır" denildi. 
 
‘Üniversiteye de topluma da verilen bir mesaj’
 
Söz konusu üniversiteye gitmeyen kadınların toplumsal baskıya maruz kalabileceği uyarısında bulunulan açıklamada, “Kadın üniversitesinin, üniversite içinde açığa çıkan bütün erkek şiddeti olaylarında faili gizleyerek sorumluyu kadın ilan edecek bir proje olduğunu tahmin etmek zor değildir. Sadece üniversiteye yönelik değil aynı zamanda topluma da verilen mesaj, kadınların şiddete uğramamak için bir köşede izole edilmesi gerektiğidir” ifadelerine yer verildi.
 
‘Güvenle var olabileceğimiz alanlar istiyoruz’
 
Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “Her gün bu yollarda yürürken yüz yüze geldiğimiz şiddet, taciz, tecavüz tehlikesine dair çalışma yürütmemiştir. Kadın üniversitesi çalışmalarına başlayan mekanizmalar; üniversite içinde kimliğimizden dolayı saldırıya maruz kaldığımızda failleri korumuş, etkin soruşturma yürütmemiş, üniversite içinde bu tür saldırılara ilişkin birimler kurmayı ısrarla reddetmiştir.  Biz, kadın üniversitesiyle tecrit edilmeyi kabul etmiyor, güvenle var olabileceğimiz alanlar istiyoruz."
 
‘Sokaklara çıktığımızda bizi durduramazlar’
 
İktidarın saldırılarını her alanda sürdüreceğinin kaydedildiği açıklamada, “Bizler özgürlüğümüz için bir araya gelerek sokaklara çıktığımızda bizi durduramaz, susturamazlar. Bundan böyle sesimizin ulaştığı bütün kadın ve LGBTİ+ları  'Kadın Üniversitesi İstemiyoruz' sözüyle, istediklerimizi elde etmek için mücadelemizi büyütmeye çağırıyoruz” denildi. 
 
Açıklama, “Sokakları da meydanları da kampüsleri de terk etmiyoruz” ve “ Kadın üniversiteleri istemiyoruz” sloganları eşliğinde çekilen halayla son buldu.