Kadınlar dilleri, kültürleri, hakları için adalet istiyor!

  • 09:02 23 Şubat 2021
  • Güncel
Gülistan Azak
 
DİYARBAKIR - HDP Kadın Meclisi’nin başlatmış olduğu “Kadınlar için Adalet” kampanyasına destek vereceklerini söyleyen kadınlar, neden adalet istediklerini, “Dil, kültür, cezaevleri, kadın hakları, çocuklar, işçi, emekçiler için adalet istiyoruz, erkek yargıya karşı adalet istiyoruz” sözleriyle ifade etti.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi “Kadınlar için Adalet”  sloganıyla 10 Şubat’ta başlattıkları kampanyanın startını verdi. Adaletsizliğe en fazla maruz bırakılanın kadınlar olduğuna dikkat çeken HDP Kadın Meclisi, 8 Mart’a kampanya sloganıyla hazırlanıyor.
 
Kadın Meclis’i 8 Mart’a giderken hemcinslerine, “Eşit, özgür bir yaşam için, savaşa karşı barışı savunmak için, yaşanılabilir bir toplum için, yaşam alanlarını savaş ve yoksulluktan kaynaklı terk etmek zorunda kalan mülteci ve göçmen kadınlar için, gasp edilen haklarımızı geri almak ve kazanımlarımıza sahip çıkmak için adaletsizliğe karşı isyanımızı haykırarak örgütlü direnişimize dönüştürelim” diyerek ‘adalet’ çağrısında bulunuyor.  
 
Kadın Meclisi’nin başlatmış olduğu “Kadınlar için Adalet” kampanyasını kadınlara ve diğer kadın örgütlerine sorduk. Kadınlar HDP Kadın Meclisi’nin kampanyasına neden destek vereceklerini belirterek, erkek yargıya dikkat çektiler.
 
‘Erkek-devlete karşı adalet hemen şimdi sağlansın istiyoruz’
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Beritan Önen, adaletin önemine ve ihtiyacına dikkat çekerek,  “Erkek yargı kadın katillerine, taciz ve tecavüzcülerine, çocuk istismarcılarına ödül gibi cezalar verirken, özsavunmasını uygulamak zorunda kalan kadınlardan intikam alır gibi ceza yağdırıyor.  Caydırıcı cezalar yerine verilen iyi hal indirimleri bu noktada erkekleri cesaretlendiriyor. 6284 etkin bir şekilde uygulanıp caydırıcı cezalar verilsin diye adalet diyoruz. Kadınların yıllarca erkek zihniyeti ile mücadele edip uğruna bedeller verdiği bütün hak ve kazanımları koruyabilmek için adalet diyoruz. Çıplak arama gibi insanlık onuruna yapılan işkenceye karşı adalet diyoruz. Cezaevlerinde gittikçe artan hak ihlallerine, haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı adalet diyoruz. En önemlisi aslında bu saydıklarımın hepsini kapsayan tecride karşı adalet diyoruz. Kısacası yaşamımızın her alanını tahakküm altına almaya çalışan erkek-devlete karşı adalet hemen şimdi sağlansın istiyoruz” dedi.
 
‘Özgür bir yaşam için adalet diyoruz’
 
Rosa Kadın Derneği’nden Meral Tekin, eşitliğin olmadığı erk zihniyetin hakim olduğu bir sistemde adaletten söz edilemeyeceğini belirterek, “Bizler her gün koruma-uzaklaştırma kararlarına rağmen öldürülürken, yasama, yürütme. Yargı işlemez hale geliyor. Erkek ‘kutsal adaletle’ korunuyor. Nefret söylemiyle yaşamımız elimizden alınıyor, ayrımcı dille toplumdan izole ediliyoruz, emeğimiz sömürülüyor, çocuk yaşta evlendirilerek çocukluğumuz çalınıyor. Hak savunuculuğu yaptığımız için yargılanıyoruz. Biz kadınlar korunmayı değil özgür, eşit, adil bir yaşamı savunuyoruz. Bu sebeple kazanımlarımız gasp edildiği için, üstü örtülmek istenen kadın cinayetleri için, özgür bir yaşam için adalet diyoruz” diye belirtti.
 
‘Yasaklar adalet mücadeleme engel olamaz’
 
Kayıp yakınlarından Aynur Ayşin ise yıllardır meydanlardan adalet isteyen isimlerden biri. Aynur, 8 Mayıs 1994 günü Lice'ye bağlı Yorulmaz köyü ve çevresinde operasyon yapan askerlerce köylerinin yakıldığını ve babası Mehmet Can Ayşin’in kaybettirildiğini aktardı. 27 yıldır gerçek adaleti beklediğini ifade eden Aynur, “Kaybedenlerin yanında durulmaktan vazgeçilsin. Kayıpların akıbeti açığa çıkartılsın. Bu suçun sürdürücülüğünden vazgeçilsin istiyorum. Babamı, yakılan köyümü istiyorum. Büyük adaletsizliklere maruz kaldık. Ancak gerçek adaletin bir gün sağlanacağını biliyoruz. Bu umutla mücadeleye devam ediyoruz. Bir Cumartesi Annesi olarak sesimi duyurduğum meydan da yasaklandı. Ancak yaşadığım sürece adalet mücadelemi sürdüreceğim. Yasaklar buna engel olamaz” sözlerine yer verdi.
 
‘Adalet için yaşamlarını ortaya koydular’
 
Tutsak yakını Necime Yaşaer, görüşleri nedeniyle yıllardır cezaevinde tutulan çocuğu, eşi ve diğer siyasi tutsaklar için adalet istedi. Necime, “Adalet bu topraklarda çok görülmeyen bir şey. Kadına, çocuğa karşı suç işleyenler dışarıdayken birçok insan adalet istediği için içerideler. Yine Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak, Sabahat Tuncel, Leyla Güven gibi isimler tutuklanarak kadın mücadelesi susturulmaya çalışılıyor. Bugün cezaevlerinde tutsaklar açlık grevindeler. Ne için? Adalet için, hukuk için.  Adalet, hukuk için yaşamlarını ortaya koydular. Bizler de dışarıda onlara yani adaletin sesi olmaya çalışıyoruz. Adalet herkese lazım. O nedenle herkes için adalet diyoruz. Adalet için herkes sesini birleştirmeli”  ifadelerini kullandı.
 
‘Anadilimiz için adalet istiyoruz’
 
Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği’nden (MED-DER) Kürtçe öğretmeni Seyhan Şaşmaz ise, “Bir Kürtçe öğretmen olarak kesinlikle dilimiz için adalet istiyoruz. Çünkü bizim işimiz eğitim. Her şey için adalet gereklidir.  Çocuklarımızın Kürtçe okula gitmelerini ve anadillerinde eğitim almalarını istiyoruz. Bütün Kürt aileler çocuklarıyla Kürtçe konuşmalı ve çocuklarına Kürtçe öğretmelidir. Kürt çocuklarının kendi dillerinde eğitim almaları ve kendi dillerinde büyümeleri en büyük adalettir” diye konuştu.