Özgürlük mücadelesinin üç fidanı: Sakine, Fidan, Leyla... (2)

  • 09:06 8 Ocak 2018
  • Dosya

 

Sara, Rojbîn ve Ronahî'ye sözümüzdür, kazanacağız!
 
Filiz Zeyrek
 
ADANA - PKK'nin öncü ve kurucu kadrolarından Sakine Cansız, KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan, Avrupa Kürt Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in katledilmelerinin üzerinden geçen 5 yıl geçti.  Sakine, Fidan ve Leyla’nın mücadele bayrağını devralan kadınlar ise “Onlara sözümüz var. Biz özgürlüğü onlara sunacağız ve kadın mücadelesini özgürlükle taçlandıracağız” diyor. 
 
PKK'nin öncü ve kurucu kadrolarından Sakine Cansız (Sara), KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan (Rojbîn), Avrupa Kürt Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in (Ronahî), 9 Ocak 2013 günü Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda katledilmelerinin üzerinden 5 yıl geçti. Bu süre zarfında Fransız yargısının mahkemeyi geciktirmesi sonucu, katil zanlısı olarak yargılanan Ömer Güney’in 17 Aralık 2016 tarihinde bulunduğu cezaevinde ölmesiyle dava hukuken düştü. Ancak geçen yılın Nisan ayında aile avukatlarının katliamın arka planındaki güçlerin açığa çıkartılması talebiyle yaptığı başvuru sonucunda yeni bir soruşturma başlattı. Bu soruşturma çerçevesinde dava savcısının elinde bulunan belge ve kanıtlar, gerekse medyada çıkan ses kayıtları Türk İstihbarat Servisi’ni (MİT) işaret etmesine rağmen Fransa mahkemesinin herhangi bir adım atmaması dikkat çeken bir diğer nokta. Katliama ilişkin KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından 3 Ocak günü yapılan açıklamada ise Ağustos ayında alıkonulan MİT üyeleri Erhan Pekçetin ile Aydın Günel itiraflarına yer verilerek, Paris Katliamı’nın planlayıcısının MİT yöneticisi olduğu açıklandı.
 
‘Sistem her biçimi ile mesaj gönderiyor’
 
Paris katliamının 5.yılı vesilesi ile konuşan HDP Merkez Kadın Koordinasyonu ve PM Üyesi Ayşe Berktay Sakine, Fidan ve Leyla’nın hedef seçilmesinin bir tesadüf olmadığını belirterek, “Üç kadın arkadaşımızın ağızlarına ve yüreklerine ateş etmeleri öyle tesadüfi değildi. Ağızlarına ateş edilmesi konuşmasına, sözüne; yüreğine ateş edilmesi de, cesaretine, iradesine, yürekliğine karşı gösterilen düşmanlıktandı. Sistem yok ederken aynı zamanda her biçimi ile mesaj gönderiyor.  Kadın mücadelesine karşı ağır bir darbeydi” dedi. 
 
‘9 Ocak uluslararası bir gün ilan edilsin’
 
Katliamın yıl dönümü olan 9 Ocak tarihinin uluslararası bir gün olarak kabul edilmesi yönünde kadınların ısrarından bahseden Ayşe, “9 Ocak’ın devlet şiddetini teşhir eden ve kadınların mücadelesini yansıtan bir gün olarak kabul edilmesi gerekiyor. Sara, Rojbin ve Ronahi arkadaşlarımız şahsında katledilen tüm kadınların anısını gündemde tutacağımız ve kendimize yeniden bir söz vereceğimiz bir güne ihtiyacımız var. Onlar da bunu hak ediyor. Onlara sözümüz var. Biz özgürlüğü onlara sunacağız ve kadın mücadelesini özgürlükle taçlandıracağız” diye konuştu. 
 
‘Devlet sağır dilsizi oynuyor’
 
Ömer Güney isimli failin cezaevinde ölmesinin çözümsüzlük yaratmak amacı ile planlanmış olabileceğini söyleyen Ayşe, “MİT’in bu işin içinde olduğuna dair açıklamalar ve belgeler var. Bir MİT görevlisinin bu katliamı organize ettiği açığa çıktı. Aynı zamanda İmralı heyeti ile adaya giden ve devlet tarafından görevlendirilen bu isme ilişkin bir açıklama yapılmadı” dedi. 
 
Devletin sağır ve dilsizi oynadığını belirten Ayşe, “Ana akım medya da bu konuya dair bir haber yapmadı. Ne kadar sessiz kalırlarsa kalsınlar bu cinayetin faillerin ortaya çıkacağını ve bu faillerin asla ve asla cezasız kalmayacağını bizzat kadınların bunun hesabını soracağını bilsinler” diye ifade etti. 
 
Sakine, Fidan ve Leyla’nın özgürlükten taviz vermeyen kadınları temsil ettiğini söyleyen Ayşe, “Onların tüm kadınlara bıraktığı mücadele bayrağını devralacağız ve kazanacağız” dedi. 
 
‘Katliamcı politikalara karşı azalmıyoruz, artıyoruz’
 
HDP MYK Üyesi Gülsüm Ağaoğlu ise devletin bu tür politikalarına yabancı olmadıklarını, kadınların ise bu katliama siyasette daha çok yer alarak cevap verdiklerini belirtti. AKP’nin bu nedenle Kürt kadın siyasetçilere yöneldiğini ifade eden Gülsüm, “Onların katliamcı politikaları devreye girdikçe bizim sayımız azalmıyor, aksine artıyor” dedi. 
 
‘Mutlaka kazanacağız’
 
Kadının direngenliğinden, dönüştürücülüğünden ve aklından kaygı duyanların  bu katliamı gerçekleştirdiğini dile getiren Gülsüm, “Mutlaka kazanacağız” mesajı verdi. 
 
 Kadının direngenliği,  kadının dönüştürücülüğü,  kadının kendi içinde, sakladığı hayat dönüştürme enerjisi,  akılı,  iradesi, onlar için son derece bir kaygı verici. Kadına tüm gücü ile saldırıyor, haklarına, kazanımlarına saldırıp ellerinden almaya çalışıyor.  Toplumda yeri olan siyaset sahnelerinden silmek istiyor. “Haklılığımızı davamızdan ve mücadelemizden alıyoruz” diyen Gülsüm, tüm devrimci kadınlar için direnmeye devam edeceklerini söyledi.   
 
YARIN: Mücadele arkadaşları Sakine’yi anlatıyor…