Tek tip kıyafete karşı yeni bir mücadele alanı kuruluyor!

  • 09:04 9 Ocak 2018
  • Güncel

 

Zülal Koçer
 
İSTANBUL - Tek tip kıyafet uygulamasına karşı oluşturulan platform 16 Ocak tarihinde basına deklere edilecek. İçerisinde hukukçular ve insan hakları örgütlerinin olduğu platform hakkında bilgi veren Gülseren Yoleri, “Bu uygulamanın ortadan kaldırılması gibi bir temel amacımız. Fakat meydana gelecek sorunlara karşı her cezaevi ile ilgilenecek ekipler oluşturmayı planlıyoruz” dedi. 
 
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın 2017 yılının Temmuz ayında gündeme getirdiği ve son KHK ile yasallaşan cezaevlerinde tek tip kıyafet uygulamasına yönelik tepkiler büyüyor. Tek tip kıyafet uygulaması ilk gündeme geldiğinde insan hakları ve hukuk örgütleri bir araya gelerek ortak açıklamalar yapmışlardı. Aralarında İnsan Hakları Dernekleri’nin yer aldığı bu birliktelik 16 Ocak tarihinde kuruluşunu deklare ederek tek tip kıyafet uygulamasına karşı geliştirilecek mücadele yollarını ve tutsaklarla dayanışma ağını oluşturacak. İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri tek tip kıyafet uygulamasına karşı kurulacak olan platformun hangi çalışmaları yürüteceğinden bahsetti. 
 
‘Duyar duymaz irkildik’
 
Gülseren, tek tip kıyafet uygulamasına karşı neden ortak bir oluşumun kurulmasına ihtiyaç olduğunu şöyle anlattı: “Cumhurbaşkanı öç alma ve işkence amaçlı bir uygulama olduğunu aslında kendi cümleleriyle ifade etti. Yine bu açıklamada Guantanamo Cezaevi referans alındı. Biz bu konuşmaları duyar duymaz irkildik. Çünkü tek tip elbise Türkiye’de 1983-84 senelerinde uygulanmak istenmiş ve ağır işkencelerle sonuçlanmıştı.”
 
Gülseren, o dönem tek tip kıyafet uygulamasından vazgeçilmesinin sebebinin tutsakların mücadelesi olduğunu söyleyerek, “Ama çok zor bir dönemdi. Pek çok mahpusun canına mal olmuştu. Öte yandan biz tek tipin daha sonra da dönem dönem gündeme geldiğini görmüştük. 1987’de gündeme getirilmişti, ardından 2003’te AKP tarafından gündeme getirilmişti” dedi.
 
‘Bu uygulamanın yasallaşmayacağını düşünüyorlardı’
 
Uygulamanın bugüne kadar her gündeme geldiğinde tepkiler sonucu rafa kaldırıldığını ifade eden Gülseren, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın Temmuz ayında yaptığı açıklamadan hemen sonra harekete geçtiklerini ve bir toplantı yaptıklarını söyledi. 
 
Toplantının ardından bir platform oluştuğunu ancak platformun kendini deklere etmediğini belirten Gülseren, “Bizim dışımızdaki örgütlerin çoğu aslında bu uygulamanın yasalaşmayacağını düşünüyordu. Yani uygulamaya sokulmayacağı fikri daha hâkimdi” dedi. 
 
‘Tecrit ağırlaşacak!’
 
Fakat İHD olarak kaygılarının haklı olduğunu gördüklerini söyleyen Gülseren,uygulamanın cezaevleri dışında yaratacağı olumsuzluklara da dikkat çekti.  Gülseren uygulama ile birlikte oluşabilecek ihmallere dair, “Örneğin yargılamaları etkileyecek, sağlık ve tedavi hakkına erişimi yakından etkileyecek, yine mahkumun aile ve avukat görüşünü, diğer iletişim yollarını engelleyecek yani dolayısıyla tecridi de ağırlaştıracak” ifadelerine yer verdi.
 
‘Toplum, her taraftan saldırı altına alınmak isteniyor’
 
Gülseren tek tip kıyafet uygulaması ile birlikte yargı muafiyeti getirilmesinin birlikte yorumlanması gerektiğine dikkat çekti. Gülseren, “Tek tipe karşı bu kadar tepki varken, bu uygulama ile pek çok hak ihlalinin olacağı bir süreç yaşatılacağı ortadayken diğer yandan böyle bir kararın alınması toplumun daha fazla baskı altına alınmak istendiğini bize gösteriyor” diyerek tek tipleştirmenin aslında tüm toplumu tek tipleştirilmek anlamına geldiğini ifade etti. 
 
“Bir toplumu itaat altına almak istiyorsunuz, bunu nasıl yapacaksınız? O’nu her taraftan sıkıştırmak zorundasınız, yani itiraz edebilecek hali kalmayacak duruma getirmelisiniz. Bugün yapılan budur” diye konuşan Gülseren, “Özetle yapılmak istenen toplumu kötürümleştirmek, itiraz edemez hale getirmek” dedi. 
 
Acil durumlar için bir ekip oluşturulacak
 
Gülseren hukuk ve insan hakları örgütleri ile ortak kurdukları oluşumun, uygulama devreye girdiği zaman ortaya çıkacak acil sorunları çözen hukukçulardan oluşacağını söyleyen Gülseren, “Her bir cezaevi için bir ekip oluşturmayı planlıyoruz. Yine bu sorunların kamuoyuna duyurulması, yetkili yerlere duyurulması ve bir anlamda yaşanabilecek olumsuzlukların engellenebilmesi sağlanacak. Bunun dışında raporlamalarımız olacak. Tabi bu uygulamanın ortadan kaldırılması gibi bir temel amacımız da olacak” dedi.
 
Tek tipe karşı çeşitli eylem ve etkinlikler de gerçekleştireceklerini ve bu noktada kitle desteğinin önemli olduğunu kaydeden Gülseren, “Birlikteliğe ne ad verileceği, içerisinde hangi dernek ve örgütlerin yer aldığı ve çalışmaların ayrıntıları ise 16 Ocak’ta yapılacak toplantı ile duyurulacak” diye konuştu.