Sur, kediler, Beritan ve Zınar

  • 09:06 1 Şubat 2018
  • Güncel

 

Medine Mamedoğlu 
 
DİYARBAKIR - “Kimse kalmadı” denilen Sur'da hala birileri direnişini sürdürüyor. Kimsenin görmediği ya da görmek istemediği kediler, güvercinler, Zınar, Beritan ve içinde yaşadıkları çadır hala o kocaman boşluğun içinde dimdik, tarihi talana karşı direniyor. 
 
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” aylar sürdü. Yasağın kaldırılmasının ardından tarihi Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde “kentsel dönüşüm” adı altında yıkım başladı. 2017 yılının Mayıs ayında başlayan yıkımın ardından geri ye koca bir boşluk ve o boşluğu mesken edinen kediler ile güvercinler kaldı.  
 
Hasırlı, Savaş, Cemal Yılmaz mahalleleri talan edildi 
 
İlçede Aralık ayında başlayan çatışmaların ardından 9 Mart 2016'da yapılan “Operasyonlar bitti”  açıklamasıyla 4 mahallede kepçelerle yıkım başladı. “Sadece hasar gören evler yıkılacak” açıklamasına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 25 Mart 2017 tarihinde ilçenin yüzde 82'lik kısmında "Vatandaşların mağduriyetlerini gidermek" iddiasıyla “acele kamulaştırma” kararı aldı. Kararın ardından Hasırlı, Savaş ve Cemal Yılmaz mahalleleri adeta talan edildi. 
 
Yakıldı, yıkıldı Toledo olamadı!
 
Talanın üstü hükümet tarafından yapılan "Toledo yapacağız", "Turist eksik olmayacak", " Yılda 1 milyon turist hedefimiz var" açıklamalarıyla örtülmeye çalışılırken, iki yılın sonunda esnaf iflas etme noktasına geldi, çöplerin dahi toplanmadığı ilçede uyuşturucu kullanımı ve fuhuş olayları arttı. 
 
Bu da AKP'nin Toledosu!
 
Çatışmalardan sonra kayyımın atandığı ilçede her köşeye bir polis noktası kuruldu. “Güvenliğin” her sokağın ablukaya alarak sağlanmaya çalışıldığı 
"Toledo olacak"  denilen Sur adeta karakola çevrilirken, ilçeye yapılması planlanan 6 karakolun inşasına da kısa süre sonra başlanacağı belirtildi. 
İlçede yapımına devam eden evler için proje değiştirme kararı alındı. Yıkılan tarihi evlerin yerine “Geleneksel konutlar” adı altında binaların inşa edildiği ilçede evler dışında cafe, butik otel ve “eğlence merkezleri”nin de yapımına başlandı.
 
Herkes 3 maymunu oynadı 
 
Göz göre göre yıkılan Sur gerçekliği karşısında herkes 3 maymunu oynarken,  gönderilen tebligatla iki mahalle daha yıkımın yeni merkezi oldu. İlçeye yeni kepçelerin gönderilmesinin ardından sessizliğini bozan halk, aylarca yıkıma karşı direndi. Ocak ayında ailelere gelen, “Evlerinizi boşaltın” tebligatı sonrasında 38 sokak için yıkım kararı alındı. Yıkım kararına rağmen Sur'u terk etmeyen aileler “Kentsel dönüşüm” kararını kabul etmedi.
 
Boşluk ve iki ev...
 
Bir ay boyunca susuz ve elektriksiz şekilde yaşamaya çalışan Sur halkı, neredeyse her gün polisler tarafından tehdit edildi. 2017'nin Mayıs ayında başlayan ve 7 ay süren yıkımdan geriye kocaman bir boşluk ve  iki ev kaldı. Aylarca direnen aileler, tehditle ve darp edilerek evlerinden zorla çıkarıldı. Boşluğa rağmen günlük hayatın halen devam ettiği Suriçi'nde tarihi de olmak üzere binlerce ev yıkıldı.
 
Bellek talanı 
 
Biz bütün bunları düşünerek hafızamızı yoklarken gün be gün büyüyen yıkımla eskiden zor bulduğumuz Sarkis Kilisesi caddenin tam karşısından bize bakıyor. Önümüzdeki kocaman boşluktan sonra gördüğümüz tek şey olan bu kilise de kaderine terk edilmiş bir şekilde "Sıra ne zaman bana gelecek" diyerek bekliyor. Caddenin karşısında kiliseye doğru yürümeye başladığımızda sadece hafızamızı zorluyoruz. Acaba o muydu kadınlarla altında oturduğumuz ağaç, "Ölsem de gitmem" diyen evin taşları mı bu acaba? Bellek katliamını Sur’da bire bir yaşıyoruz. Bir halkın belleğinin nasıl talan edildiğine her gün, her ay tanıklık ediyoruz. 
 
Beritan, Zınar, kedi ve güvercinler hala Sur'da…
 
İlçede koca bir sessizlik yüzümüze hücum ederken birden karşımıza Zınar ve Beritan çıkıyor. Sanki bütün arkadaşları yeniden yanlarında, evleri hiç yıkılmamış kaldıkları yer çadır değilmiş gibi gülerek koşuşturuyorlar. Zınar'ın kocaman gözleri, Beritan'ın gülen yüzü hala ilçeyi ziyaret edenleri karşılamaya devam ediyor. “Kimse kalmadı” denilen Sur'da hala birileri direnişini sürdürüyor. Kimsenin görmediği ya da görmek istemediği kediler, güvercinler, Zınar, Beritan ve içinde yaşadıkları çadır hala o kocaman boşluğun içinde, dimdik tarihi talana karşı direniyor.