El emeği seccadeler ile yoksulluğa karşı mücadele ediyor

  • 09:04 10 Şubat 2018
  • Emek/Ekonomi

 

Hikmet Tunç/Zeynep Turgut
 
VAN - Zorunlu göçün dayattığı yoksulluğa karşı yıllardır el emeği seccadeler dokuyarak mücadele eden Ferinaz Çoban, “Ailemle beraber savrulduğum topraklarda yeniden yeşermesini öğrendim. Kadının kendi alternatifini oluşturması dünyanın en güzel duygusudur” diyor. 
 
90’lı yıllarda köy boşaltma politikaları sonucu Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı bir köyden Van'ın Tuşba İlçesine taşınan Ferinaz Çoban, zorunlu göç ile dayatılmak istenen yoksulluğa karşı yıllardır mücadele ediyor. Engelli iki akrabası ve 12 nüfusluk ailesinin bakımını, tezgâhta dokuduğu el emeği seccadeler (mezer) üreterek üstlenen Ferinaz, göçten önce tarım ve hayvancılık yaptığını söylüyor. 
 
‘Koruculuğu kabul etmeyince…’
 
Koruculuk dayatmalarına karşı köylerini terk etmek zorunda kaldıklarını söyleyen Ferinaz, “Köyde kendi tarımımızı kendimiz yapıyorduk. Koruculuğu kabul etmeyince köylerimiz yakıldı” diyor.
 
‘İmkânlarımı oluşturmak zorundaydım’
 
Tezgâhın başında büyük emeklerle dokuduğu seccadeleri satarak geçini sağladığını ifade eden Ferinaz, “ Maddi imkânlarımı oluşturmak zorundaydım. Ne yapabilirim arayışına girdikten sonra annelerimizden öğrendiğim mezer dokuma işi geldi aklıma. Ancak önce tezgâh kurmak gerekiyordu. Tezgâh kurabilen ustaları aradık. Ustaların da katkılarıyla birlikte evimin bir odasına tahtadan tezgâhımızı kurduk” diye anlatıyor. 
 
‘En kötü şey topraksızlıktır’
 
17 yıldır bu işi yaparak yoksulluğa savaş açtığını ifade eden Ferinaz, “Müşterilerimiz genelde kadınlardan oluşuyor. Çünkü kadınlar el emeğinin değerini biliyor. Göçle birlikte doğduğumuz topraklardan zorla koparıldık. Bir insanın maruz kalabileceği en kötü şey topraksızlıktır. Fakat ben ailemle beraber savrulduğum topraklarda yeniden yeşermesini öğrendim. Kadının kendi alternatifini oluşturması dünyanın en güzel duygusudur” diyor.