'Diren'in talepleri cezaevindeki pek çok transın talebi'

  • 09:03 11 Şubat 2018
  • Güncel

 

Zülal Koçer 
 
İSTANBUL - Cezaevlerindeki LGBTİ'lerin karşı karşıya oldukları sorunlara dair konuşan KADAV aktivisti Beyza Bilal ölüm orucundaki Diren Coşkun için cezaevi yönetiminin sorumlu davranmaya çağırarak, "Diren'in bu talepleri aslında cezaevindeki pek çok transın, özellikle geçiş sürecine başlamak isteyen transın talebidir" dedi. 
 
Trans tutuklu Diren Coşkun, cezaevindeki hak ihlallerine, ameliyat ve tedavi hakkının engellenmesine karşı 18 gündür ölüm orucunda. İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Demokratik Kadın Hareketi Sözcüsü Kıvılcım Arat ise Diren'in sesinin duyurmak için başladığı ölüm orucunun 6'ıncı gününde. Diren’in taleplerini ve cezaevindeki LGBTİ tutukluların yaşadığı sorunları anlatan Kadınlarla Dayanışma Vakfı'ndan Beyza Bilal ve Derya Özata cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı dayanışma çağrısı yaptı. 
 
'Trans kadın erkek cezaevine yerleştirilebiliyor'
 
Beyza, trans tutukluların kendi beyanlarına göre değil, devletin verdiği kimliğe göre koğuşlara yerleştirildiğini ve ilk sorunun oradan başladığını belirterek, "Eğer bir kişi hüküm giydikten sonra cinsiyet kimliğine dair açık beyanda bulunuyorsa, o zaman kişiler LGBTİ koğuşlarına yerleştirilebiliyorlar. Ancak kişi henüz mahkeme sürecine girmediyse ki girmek zorunda da değil, kişinin beyanı üzerinden değil devletin vermiş olduğu kimlikler üzerinden cezaevine yerleştiriliyor. Böyle olunca bir trans kadın erkek cezaevine yerleştirilebiliyor" diye konuştu.
 
'Pek çok tacize maruz bırakılabiliyorlar'
 
Trans bir kadın mahpusun erkek cezaevine yerleştirildiğinde karşı karşıya kaldığı sorunlardan bahseden Beyza, "Hiçbir ihtiyacını gideremez durumda kalıyor. Çünkü kantinde tıraş köpüğü satılıyor, cımbız yok örneğin. Yine aramalarda bir erkek görevli tarafından aranıyorlar. Kişi bedenine dokunulmasını istememesine rağmen bu mümkün olmuyor ve süreç içerisinde pek çok kez tacize maruz bırakılabiliyorlar" diye anlattı. 
 
'Güvenliği sağlaması gereken yönetim'
 
LGBTİ koğuşlarında kalan tutsakların da pek çok haktan mahrum bırakıldığına işaret eden Beyza "LGBTİ mahkûmların diğer mahkûmlarla bir araya gelmeleri mümkün değil, güvenlik gerekçe ediliyor. Böyle olunca atölye gibi bir takım haklarından mahrum kalabiliyorlar. Sosyalleşemiyorlar örneğin, cezaevi güvenliklerini sağlayamayız diyor" ifadelerini kullandı. 
 
Bu durumun cezaevlerindeki LGBTİ tutsakların tutuklu bulunma halini daha da ağırlaştırdığına dikkat çeken Beyza, "Oysa burada güvenliği sağlaması gereken cezaevi yönetimi" dedi. 
 
'Tecridin sona ermesini istiyor' 
 
Diren'in ölüm orucuna başlamasına dair konuşan Beyza ilk olarak Diren'in taleplerine dikkat çekti. Beyza "Diren, ameliyat sürecinin başlatılması, lazer epilasyon ihtiyacının karşılanması, hapishanede kendisine dönük transfobik söylemlerin sonlandırılması ve üzerindeki tecridin kalkmasını talep ediyor. Diren'in bu talepleri aslında cezaevindeki pek çok transın, özellikle geçiş sürecine başlamak isteyen transın talebi" diye konuştu.
 
Süreç uzatılıyor
 
Beyza, ülkede bir süredir hukukun ve adaletin işletilme biçiminin sorunlu olduğu ve bunun eski haline ve işlerliğine getirilerek sorunların bir ölçüde çözülebileceğine işaret etti. 
 
Beyza, Diren'in ve Kıvılcım'ın sağlıklarından endişe ettiklerini dile getirerek cezaevi yönetimini sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. 
 
Cezaevi yönetiminin konunun asıl muhatabı olduğunu ifade eden Beyza, özellikle Diren'in durumuna ilişkin iletişimin güç olması sebebiyle daha fazla kaygılı olduklarını ve durumun her geçen gün kritikleştiğini söyledi. 
 
'OHAL cezaevindeki LGBTİ tutsaklara ulaşmayı zorlaştırdı'
 
Derya Özata ise OHAL ile birlikte cezaevindeki LGBTİ'lere dönük hak ihlallerinin arttığını kendilerinin de onlara ulaşmakta, ihtiyaçlarını ulaştırmakta güçlük çektiklerini ifade etti. Kurumsal olarak ulaşmakta zorluk çekmeleri üzerine bireysel olarak cezaevindeki LGBTİ tutsaklara ulaşmaya çalıştıklarını söyleyen Derya, kimlikleri nedeniyle LGBTİ tutsakların hak ihlallerine maruz bırakıldıklarına dikkat çekti.
 
LGBTİ tutukluluklara dönük uzun süredir bir çalışmalarının olduğu bilgisini veren Derya, bu dönemde de Diren'in eylemine destek olarak ölüm orucuna başlayan Kıvılcım ile dayanışma gösterdiklerini ve süreci takip ettiklerini ayrıca bu alanda olan çalışmalarını da Diren'in durumunu dikkate alarak hızlandırdıklarını söyledi. 
 
'En büyük kaygımız bu desteği Diren'e ulaştırmamak'
 
Diren'in sesinin karşılık bulduğunu, pek çok kesimden destek geldiğini ifade eden Derya "Şuan en büyük kaygımız bu desteği Diren'e iletememek. Cezaevi yönetiminin bizleri Diren'le görüştürmemesinden, avukat yasağı getirmesinden dolayı endişe duyuyoruz" dedi.
 
Derya son olarak LGBTİ tutsakların pek çok tutsağa göre daha yalnızlaştırıldığını belirterek dayanışma çağrısı yaptı: "Mektup arkadaşlığı yapabilirler onlarla, bu alanda çalışma yürüten kurumlara kıyafet desteği sunabilirler, maddi destek sağlayabilirler. KADAV, LGBTİ dernekleri, Hapiste LGBTİ Ağı üzerinden bu destekler sağlanabilir."