'Barış'ın adına bile tahammülleri yok: 10 Ekim Derneği kapatıldı!

  • 13:04 13 Şubat 2018
  • Güncel

 

ANKARA -  10 Ekim Ankara katliamının ardından mağdur aileleri tarafından kurulan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kapatıldı. 
 
DAİŞ çetelerinin 10 Ekim 2015 günü Ankara Garı’nda düzenlenecek “Barış Mitingi”ne yönelik gerçekleştirdiği katliam ardından kurulan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kapatıldı. Ankara Valiliği Dernekler İl Müdürlüğü, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin tüzüğünde “noksanlıklar” olduğu iddiasıyla kapatılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe vermişti.
Dernek hakkında açılan davanın 6’ncı duruşmasında savunma yapan Avukat Aydın Erdoğan, mahkemede şunları söyledi: “Bir derneğin kapatılabilmesi için kamu düzenine aykırı suç işleme gibi maksatları içeren bir tüzüğe sahip olması gerekiyor. Halbuki bizim derneğimiz ülke tarihimizde yaşanmış en ağır bir katliamın mağdurları arasında dayanıma ve bu katliamın toplum vicdanına unutulmaması için çalışmalar yapmaktadır. Düzeltilmesi mümkün olan ve düzeltilmiş olan bu taleplere rağmen derneğin kapatılması için dava açılması düzeltilmiş tüzüğün mahkemeye dosyası ile birlikte davanın başında sunulmamış olması ancak bir kaç yazışmadan sonra mahkemeye gönderilmiş olması açıkçası yaralayıcı bir durumdur. Bu derneğin kurucuları bunu hak etmiyor.
 
Derneğimiz kongre yaparak gözden kaçmış olan ve artık uygulanabilirliği kalmamış olan tüzüğün 5. Maddesindeki üyeliğin askıya alınması ile ilgili düzeltmeyi de yapmak istemiştir. Fakat valilik kongre yapmaya izin vermemiştir. Bize göre bir dernek ya da başka bir tüzel kişilik kooperatif, sendika ve benzeri yasa ile her türlü yasaklanmamış her türlü tüzüğü yapabilir, dolayısıyla ihraç (üyelikten çıkarma) prosedürü devam eden bir üyenin üyelik haklarından geçici olarak mahrum bırakılması anlamına gelen üyeliği askıya alması tüzüğünde düzenlemesi hukuki hiçbir engel yoktur, dolayısıyla en başından itibaren söylediğimiz gibi derneğin kapatılması gerektirir hiçbir neden yoktur. En başından itibaren söylediğimiz gibi derneğin kapatılması gerektirir hiçbir neden yoktur. Bununla birlikte biz sayın mahkemeden eğer derhal davanın reddi yönünde bir karar oluşturma söz konusu değilse bize bir mehil vererek kongreyi yapıp bu düzeltmeleri yapmaya hazırız. Çünkü bu derneğin mahkeme kararı ile kapatılması açıkçası müvekkillerimizi, dernek kurucularını ve başlangıçta çok sayıda kurucu ile karmanın külfetine katlanmamak için kurucu olmayan ama bu derneği izleyen bütün mağdurları ve o mağdurların mensubu oldukları sendikalar, meslek örgütleri gibi her kesimi doğrudan etkileyeceği gibi halkın çok büyük bir bölümünü de derinden yaralayacaktır. 
 
Halbuki hiçbir değişiklik yapılmamış olsa idi bile bu derneğin kuruluşu ile mevcut tüzüğü ile bir yaprak dalından koparılmış olmayacaktır. Valilik hangi hukuki menfaati korumak için bu derneğin kapatılması istemektedir. Bu derneğin ihlal ettiği hiçbir kamu menfaati ve hiçbir bireyi mağdur etmemiştir, ancak bu derneğin kapatılması halinde hiçbir ciddi nedeni olmayan sebeplerle toplum vicdanında 10 Ekim Katliamı’nın açtığı yaralara benzer yaralar açacaktır. Bu yanlışa izin verilmemelidir. Davanın reddini talep ediyorum.”
 
Avukatların savunmaları ardından mahkeme, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin HMK’nin 60’ıncı maddesi gereği feshine, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 15’inci maddesi uyarasında Dernekler Kütüğünden kaydının silinmesi için derneği ait para, mal ve hakların derneğin amacına en yakın ve en fazla üyeye sahip Anadolu Barış ve Kardeşlik Derneği’ne devrine karar verdi.