Tarım işçisi kadınlar 8 Mart'ta da çalışmak zorunda!

  • 09:08 7 Mart 2018
  • Emek/Ekonomi

 

Filiz Zeyrek
 
ADANA - Bir saatlerini dahi kendilerine ayırmalarına izin verilmeyen tarım işçisi kadınlar 8 Mart günü de çalışmak zorunda! "Bir gün bile halimizi anlatacak, derdimizi haykıracak bir alana çıkamadık" diyen kadınlar yine de hemcinslerine mesajlarını yolluyor: "Biz alanlarda olmasak da bizim de sesimiz olacaksınız." 
 
Savaş ve ekonomi politikaları nedeniyle kendi topraklarını terk etmek zorunda kalan yüzbinlerce insanın buluşma noktası oldu Çukurova'nın verimli toprakları. Ekmek için yola düşenler toprağı işlerken hiçbir zaman karşılığını alamadı. En çok da kadınlar sömürüldü bu düzende. Güvencesiz tarım işçisi kadınlar. Şimdi onlar 8 Mart'ta dahi gidemiyor ama yine de mesajlarını gönderiyorlar hemcinslerine. 
 
'Hiç bir zaman da emeğinizin karşılığını almadık'
 
Şafak sökmeden yeşil sebze toplamak için tarlaya giden Lütfiye Timur, günde en az 10 saat çalışıyor. Günde 50 TL alan Lütfiye çalışma koşullarını şöyle anlatıyor: "Sabah 05.00'te buraya geliyoruz ve işe koyuluyoruz. Öğlen arası sadece bir saat. Dinlenme şansımız hiç yok. Çok fazla zorlanıyoruz, sağlık sorunları yaşıyoruz. Yazın Adana çok sıcak, kışın da yağmurlu ve çamur oluyor. Aldığımız para ekmek almak bir yana kıyafetlerimizdeki çamurları yıkamaya yetmiyor. Hele kadın işçi olmak daha çok zor, hem evde çalışıyoruz hem de tarımda."
 
'Kendi toprağımızı işlemek isterdik' 
 
12 yıldır tarlalarda çalışarak mevsimine göre çıkan ürünleri toplayan Lütfiye, bu yaşam koşullarında 5 çocuk büyütüyor. "Çok emek verdim ama hiçbir zaman emeğin karşılığını alamadım" diyen Lütfiye, "Mardin'den göç ettik. İsterdik ki kendi toprağımızda kendi işimizi yapalım ama izin vermediler. 8 Mart günü büyük ihtimalle etkinliklere katılamayacağız çünkü çalışmak zorundayız. Çünkü bir gün işe gitmesek diğer gün aç kalırız. Yine de diyorum ki yaşasın 8 Mart" diyor. 
 
'Kadınların emeğinin karşılığı verilmesini istiyorum'
 
6 çocuğunu okutmak için çalışan Azize Şahin bir buçuk yaşındaki bebeğini evde bırakıp geliyor. Bütün gün bebeğini düşünen Azize, "Bebeğim daha çok küçük ve bakıma bana ihtiyacı var ama çalışmak zorundayım onlara bakabilmek için. Onu evde bensiz düşündükçe içim sızlıyor ama yapacak bir şey yok" diyor. 
 
10 yıldır tarım işçisi olan Azize, bir de eve gidince verdiği emeği anlatıyor. Yıllar önce Batman'dan göç eden Azize, "O günden beri sürekli çalışıyoruz. Gönül isterdi memlekete olmayı ama bu şartlarda çok zor gitmek. 8 Mart'ta dileğim kadınların özgür olması ve kadına yönelik şiddetin son bulması. Emeğimizin karşılığının verilmesini istiyorum" dedi 
 
'Bir gün bile halimizi anlatacak, derdimizi haykıracak bir alana çıkamadık'
 
30 yıldır tarım işçisi olan Leyla Timur 20 yıl önce eşini kaybedince 6 çocuğuna tek başına bakmaya başlıyor. Aldığı paranın yaşamın idame ettirmesine yetmediğini, faturaları bile ödeyemediğini belirten Leyla şöyle devam ediyor: "Gördüğünüz gibi sürekli çamur içerisindeyiz ama başka çaremiz yok. Geçim için bu işten başka bir şansımız yok. Benim birçok hastalığım var ona rağmen çalışıyorum. Aldığımız 50 TL  ancak su, elektrik faturasına yetiyor. Her şeye zam var emekçiye zam yok. Bizi geçim derdine hapsetmişler. Bir gün bile halimizi anlatacak, derdimizi haykıracak bir alana çıkamadık. 8 Mart'ta biz alanlarda olmasak da anlam ve önemini biliyoruz.  8 Mart tüm kadınlara kutlu olsun" dedi 
 
'Çocuk istismarına ve şiddete karşı daha güçlü ses çıkarmalarını istiyorum'
 
Öğretmen olmayı hayal eden ancak yaşam koşulları nedeniyle okuyamayan 19 yaşındaki Emine Şahin de tarlada çalışıyor. 4 yıldır çalışan Emine, "Öğretmen olmak bir yana öğretmenimi bile 4. sınıfta bırakmak zorunda kaldım. Annem çalışırken ben de evde kardeşlerime baktım. Onlar büyüyünce de tarlaya gelmeye başladım" diye anlatıyor. Emine 8 Mart mesajını işe şöyle veriyor: "8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü bir emekçi kadın olarak tüm dünya kadınlarına kutlarım. Ben kadınlardan artık çocuk istismarlarına ve kadına yönelik şiddete karşı daha güçlü ses çıkarmalarını istiyorum.  Belki biz kendimizi çok katamıyoruz ama ses çıkaran tüm kadınları destekliyorum."