Efrîn saldırısı sonrası cezaevleri: Askeri sayım, koğuş baskınları, işkence...

  • 09:09 10 Mart 2018
  • Güncel

 

İZMİR - Cezaevlerindeki son duruma ilişkin bilgi veren İHD Hapishanelerden ve Örgütlenmeden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Necla Şengül, Efrîn saldırısıyla birlikte cezaevlerindeki tutsakların, "Kalkın ulan size Afrin'in hesabını soracağız" gibi sözlerle tehdit edildiğini belirterek, "tek tip" kıyafetin provasının yapıldığını söyledi.  
 
İHD Hapishanelerden ve Örgütlenmeden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Necla Şengül, cezaevlerindeki son duruma ilişkin bilgi verdi. Hasta tutsaklar hakkında 2008'den bu yana yapılan çalışmalar dahilinde zaman zaman Adalet Bakanlığı ile görüşmeler yapıldığını belirten Necla, hasta tutsakların listelerinin verilmesine rağmen bakanlığın yaklaşımının olumsuz olduğunu söyledi. 
 
'Bakanlık hasta tutsaklar için bir şey yapmıyor'
 
Bu yüzden birçok hasta tutsağın yaşamını yitirdiğini belirten Necla, bakanlık için hasta tutsakların cezaevinde ölmesinin bir şey ifade etmediğinin altını çizdi. Necla, son yıllarda hasta tutsakların dışarıda dahi yaşamını sürdüremeyecek duruma geldikten sonra tahliye edildiğini belirterek, 402 tutsağın bir gün bile cezaevinde kalmasının tedavilerinin önünde engel olduğunu söyledi. Necla, cezaevlerinde doktor sayısının yetersiz olduğunu, 200 cezaevine 1-2 doktorun düştüğünü ve bu doktorların tutsağa hizmet verecek durumda olmadığını, sağlık imkanlarının acil müdahaleye imkan vermediğini, başka hastanelere nakledildiklerini ve ring araçlarında elleri kelepçeli ve kötü muameleye maruz kaldığını ekledi.
 
Doktorlar ırkçılık yapıyor
 
Kimi doktorların tutsakların tedavisinde engel oluşturduğunu ve kimliğinden dolayı ötelediğini ifade eden Necla, muayenelerin ters kelepçeli biçimde doktorun veya jandarmanın sorun çıkarmasıyla da zorlaştırıldığını belirtti. Adalet Bakanlığının cezaevlerini küçük bir şehir, kendilerinin de o küçük şehri yöneten belediye başkanı gibi gördüklerini belirten Necla, "Ölüm sayılarını söyleyince şu kadar ilçede şu sayıda insan ölmüyor mu gibi yanıtlar veriyorlar. Oysa o ilçedeki insanlar gezebiliyor, doktorunu hastanesini seçebiliyor acil durumlarda jandarmanın hazırlanmasını beklemiyor birçok hapishanede ambulans yok" şeklinde konuştu.
 
'Tutsaklar koğuş baskınlarında darp ediliyor' 
 
Tutsakların beslenme, havalandırma gibi sorunlarla karşılaştıklarını, çatışmalarda yakalanan tutsakların yaralarının kapanmadığını, şarapnel parçalarının vücutlarında bulunduğunu birçok hastanın kanser, epilepsi gibi hastalığa sahip olmasına rağmen hala tahliye edilmediğini belirten Necla, koğuş baskınlarında tutsakların darp edildiğini ifade etti. 
 
'Tek tip provası yapıldı'
 
Tek tip elbise dayatması için ön yoklamaların Efrîn'e saldırıların başlatıldığı günün ertesinde yapıldığını ifade eden Necle, aynı gün Rize, Elazığ, Kırıklar, Osmaniye cezaevlerinde ayakta sayıma direnen tutsakların robokop kıyafetli gardiyanlarca darp edildiğini söyledi. Tek koğuşta 3 kişi kalan tutsaklara saldıran 15 kişinin, tutsakları sırtarında sandalyeler kırarak darp ettiğini söyleyen Necla, İHD olarak tutanak tutuklarını ancak doktora yaraların izinin geçmesinden sonra çıkarıldıklarını belirtti. 
 
'Efrîn'in hesabını soracağız'
 
Tutsakların darp edilirken, "Kalkın ulan size Afrin'in hesabını soracağız" gibi sözlerle "tek tip" kıyafet dayatmasının ön hazırlığının yapıldığını söyleyen Necla, "Rize Kalkandere'de 14 kişi ailelerine telefonda söyledikten sonra başvuru yaptı. Bu ülkede 12 Eylül'de, Diyarbakır Cezaevi'nde büyük direnişler oldu. Mahpuslar deneyimli. Biz inanmak istiyoruz ki devlet bir an evvel bu tür uygulamalara çözüm bulacaktır. Bu mahpusların da sahipleri vardır" dedi.