'İhraçlardan sonra okullarda cinsel istismar suçları arttı'

  • 09:03 13 Mart 2018
  • Güncel

 

Duygu Ciniviz
 
DİYARBAKIR - Eğitim Sen'li öğretmenlerin KHK'ler ile ihraç edilmesi, sürgün ve baskının bir politika olduğunu belirten Eğitim Sen Diyarbakır 1 No'lu Şube Sekreteri Mizgin Yavuz, ihraç ve sürgün politikalarında sonra okullarda cinsel istismar suçlarında artış yaşandığına dikkat çekti.
 
Darbe girişimin ardından ilan edilen OHAL'le birlikte çıkarılan KHK'lerle yüzlerce öğretmen ihraç edilirken, görevden uzaklaştırma, sürgün ve baskılar eğitim sistemine ciddi şekilde yansıdı. 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yıl Sonu Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu'nu açıklayan Eğitim Sen, 2017 yılının ilk beş ayında 182 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığına dikkat çekti. Eğitim Sen üyesi öğretmenlerin ihraç edilmesinin ardından okullarda çocuklara dönük istismar suçlarını değerlendiren Eğitim Sen Diyarbakır 1 No'lu Şube Sekreteri Mizgin Yavuz, "Tüm bu saldırılar karşısında aslında çocuklar üzerinden toplum şekillendirilmeye çalışıyor" dedi.
 
'Failler korunuyor'
 
Yaşananları bir politika olarak değerlendirdiklerini belirten Mizgin, her dönem kadın ve çocuk üzerinde bir baskı yaşandığını, eğitim alanında cinsel istismarda artış yaşandığının gözlemlendiğini aktardı. Mizgin, "Lokal olarak Diyarbakır iline baktığımızda dahi sürekli gündemde bir çocuk istismarı, okullarda taciz haberleriyle her gün karşılaşmaktayız. Yaşananları değerlendirirken bunun bir politika sonucu gerçekleştirildiği kanısına varmak mümkün. Çünkü cinsel istismar olaylarını gerçekleştiren failler bir süre korunuyor, saklanıyor, herhangi bir işleme tabii tutulmuyor. Yaşanılanlara toplum tarafından tepki gösterildiği anda ise adli, idari soruşturma evresi başlatılıyor" diye konuştu.
 
'Asıl hedef çocuklar'
 
Cinsel istismar ve cinsel saldırılar ile toplumun şekillendirilmek istendiğini vurgulayan Mizgin, çocukların saldırıların hedefi haline getirildiğini belirtti. Mizgin değerlendirmesine şöyle devam etti: "Tüm bu saldırılar karşısında aslında çocuklar hedef haline getirilerek toplumu şekillendirmeye çalıştıklarını görmemiz gerekiyor. Özellikle kız çocukları eğitim hayatının dışına çıkarma çabası içindeler. Bunu da cinsel istismar, taciz ve sözlü taciz ile yapmak istiyorlar." Toplumun saldırılar karşısındaki tepkisinin yetersiz olduğunun altını çizen Mizgin, herkesin yaratılmak istenen ortamın farkında olduğunu ancak tepkilerin çok cılız olduğunu dile getirdi. Mizgin ayrıca iktidarın da tüm toplumsal olayları bastırmak, engellemek için OHAL'i bahane ettiğini dile getirdi. 
 
'Cinsel saldırı olaylarında artış yaşanıyor'
 
Eğitim Sen'li öğretmenler olarak özellikle bölgede yaşanan savaşa karşı sessiz kalmadıklarını ifade eden Mizgin, OHAL ile birlikte eğitimin engellendiği ve çocukların rahatça okula gidemediği bir süreçten geçtiklerini söyledi. Mizgin, savaşa ve eğitim hakkının gasp edilmesine karşı sendikal haklarını kullanarak greve gittiklerine değinerek, grev hakları karşısında yine soruşturma, sürgün ve ihraçlar ile mücadelelerinin engellenmek istendiğini aktardı. Yaptıkları sendikal faaliyetlerin bedeli olarak 'Ceza Politikası' ile karşılaştıklarının altını çizen Mizgin, "Bir yandan baktığımızda yaptığımız grev ile haksızlıklara karşı sesimizi yükselttik ve ceza politikaları ile karşılaştık öte yandan taciz, cinsel saldırı ve istismara maruz bırakan öğretmen, müdür, okul personelleri ise hiçbir ceza almadan görevine devam edebiliyor. Ancak şu gerçekliği unutmamak gerekiyor; Eğitim Sen'li öğretmenlerin ihraçlarının ardından okullarda cinsel saldırı suçlarında artış yaşanıyor" diye vurguladı.
 
'Ses çıkarmaya devam edeceğiz'
 
Cinsel istismarlar ile çocuklar ve kadınların eve hapsedilmek istendiğini belirten Mizgin, bu saldırıların iktidarın kadın politikasının bir sonucu olduğunu ifade etti. Mizgin, "Çocukları ve kadınları sokaktan çekip eve hapsetme, mahkum etme ve direngenliği kırma politikasıdır. Ancak biz Eğitim Sen'li emekçiler olarak politikaların farkındayız ve ses çıkarmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Açığa almalar, sürgünler ve ihraçlar ile okullardan uzaklaştırılmış olabilir ancak toplumdan uzaklaşmadık, yaşamın her yerinde varız. Her zaman direndik, direnmeye devam edeceğiz" dedi.