'Başkanlık sistemi için toplum kutuplaştırılmak isteniyor'

  • 09:06 13 Mart 2018
  • Siyaset

 

Melike Aydın
 
İZMİR - Başkanlık sistemini hukuki kılıflara uydurmak için seçim sisteminin yeniden şekillendirildiğini belirten HDP PM üyesi Arife Çınar, toplum kutuplaştırılarak parlamenter sistemin ortadan kaldırılmasının söz konusu olduğunu söyledi.
 
Partili cumhurbaşkanlığını içeren 15 Nisan 2017'de yapılan referandumun ardından 2019 seçimlerin için AKP-MHP ittifakı yapılırken HDP PM üyesi Arife Çınar, seçimlerin yine antidemokratik bir şekilde hukuki kılıf uydurularak gerçekleştirileceğini dile getirdi. 2019 seçimlerinin erken bir tarihe alınabileceğini ifade edene Arife, 1 Kasım seçimlerinden sonra 'devletin bekası' söylemleri üzerinden milliyetçiliğin, muhafazakarlığın ve cinsiyetçiliğin bilenerek tehlikeli bir sürecin örüldüğünü vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: "AKP iktidarı 1 Kasım seçimlerinden sonra baskı ve milliyetçilik dalgasıyla yeri geldiğinde askerlerin ölümleriyle bile Kürt ve Türk milliyetçiliği yaratarak oylarını arttıracağı üzerinden hareket etti. Fiilen 2014 yılından beri başkanlık sistemini uyguluyor. Bu uğurda yeni yöntemler geliştirdiler bunlardan biri de 'yerli ve milli seçim ittifakı'dır " dedi.
 
'HDP'li vekillerin tutuklanması ile parlamenter sistemi ortadan kaldırılma süreci başladı'
 
AKP ile ittifakta yer almayanların "aynı topluma değil dışarıdaki bir düşmana hizmet ettiği" gibi bir algının yaratılarak hem toplumsal alanda hem de politik alanda kutuplaşma yaratıldığını ifade eden Arife, Türkiye'de Laz, Kürt Türk, Alevi Sünni, kadın herkesin yerli olduğunu söyleyerek, HDP'li vekillerin tutuklanmasıyla başlayan süreçle çoğulcu parlamenter sistemin de ortadan kaldırılmasının söz konusu olduğunu ifade etti.
 
'Seçim sistemi milliyetçi ve muhafazakar bir iktidar hedefliyor'
 
AKP'nin MHP ile hareket ederek milliyetçiliği iktidar için kullandığını belirten Arife, MHP'nin İYİ Parti kurulduktan sonra tabanını kaybetmesi sonucu baraj altında kalmasına karşı Meclise taşınabilmesi için yeni sistemler üretildiğini vurguladı. Arife, "Bir yandan Meclise MHP'den vekil gönderilme çabası, bir yandan milliyetçilik duygusunun daha fazla işletilmesi, bir yandan da MHP'nin devletten alacağı fonu da sağlamanın önü açılacak. Öte yandan BBP ile seçim ittifakı içinde. BBPnin seçmeninin az olması nedeniyle belli isimler aday gösterilerek vekil göndermek mümkün olacak. Yani başkanlık sisteminin yasallaşması için, HDP'nin baraj altında kalması için ellerinden geleni yapacaklar" dedi.
 
'CHP ve İYİ Parti de tekçi zihniyete sahip'
 
Referandum sürecinde oluşan "Hayır" cephesinde her partinin kendi cephesinden "Hayır" dediğini hatırlatan Arife, yine tekçi zihniyette bir CHP ve İYİ Parti ile karşı karşıya olunduğunu belirtti. Farklı dil, kültür, inanca sahip her kesimin ve kadınların HDP tarafından temsil edildiğini belirten Arife, parlamenter sistemin çoğulcu demokrasi anlayışının da tehlikede olduğunu ifade etti. Arife "İYİ Parti ve CHP cumhuriyetin ortaya koyduğu parlamenter sistemi boşa çıkaracak başka bir sistemle, AKP ile karşı karşıyalar. Oy pusulasında ittifak olarak yazacak ama her partinin amblemi olacak. Bunlar yapılırken Türkiye'de milliyetçilik, dincilik, cinsiyetçilik üzerinden var olan kaba bir iktidarla karşı karşıyayız. Bunun adı diktatörlüktür" dedi.
 
'Efrîn'e saldırı da bunun bir parçası' 
 
AKP'nin başkanlık sisteminin gerçekleşmesi için her yöneteme başvuracağının altını çizen Arife, Efrîn'e saldırının da bunun bir parçası olduğunu belirtti. Erkek egemen sistemin daha yoğun işletilmesi ile en fazla zararı kadınların göreceğini vurgulayan Arife, kadının yaşamının her alanında baskı altında olacağına işaret etti. Arife OHAL halinde zaten seçimlerin demokratik bir şekilde gerçekleşmeyeceğini belirterek,  "Her siyasi partiden sandık görevlilerinin yerine memurlar atanacak. KESK'e bağlı sendikalarda yapılan ihraçlara baktığımızda AKP iktidarı yandaşı olan kamu görevleri ile gerçekleştirecek. Her haliyle demokratik bir seçim olmayacak" dedi.