'İmralı'da yok etme politikası yürütülüyor’

  • 09:01 15 Nisan 2018
  • Güncel

 

İSTANBUL - PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın tecrit altında tutulmasını değerlendiren HDP MYK üyesi Ayşe Berktay, "Sadece tecrit ifadesini kullanmak İmralı tecridini yeterince yansıtmıyor. Orada bir yok etme politikası yürütülüyor. İktidar kendi egemenliğini orada kurmaya çalışıyor" dedi. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit devam ederken, Türkiye'de Olağanüstü Hal (OHAL) adı altında iktidarın hayata geçirdiği hak ihlalleri ise hız kesmeden sürüyor. Abdullah Öcalan ile görüşmelerin yapılmasına izin verilmezken, ailesinin ve avukatlarının tüm başvuruları reddediliyor. HDP MYK üyesi Ayşe Berktay, tecrit ve seçime dair değerlendirmede bulundu. İmralı'daki tecritle birlikte hem Türkiye'deki hem de Ortadoğu'daki gelişmelerin art arda birbirini takip eden bir sarmal haline dönüştüğüne değinen Ayşe, savaş ve imha politikalarına karar verildiğinde tecrit uygulamasının gündeme geldiğini söyledi. 
 
‘Tecrit uygulamaları ülke politikasına yansıyor’
 
Tecrit uygulamalarının ülke politikalarına birebir yansıdığını ifade eden Ayşe, “Tecrit ağırlaşıyor, müdahaleler sertleşiyor. Egemenler açısından bir seçim yapılması söz konusu. 'Hegemonik politikalar mı izlenecek yoksa demokratik tercihi mi ön plana çıkaracağız' meselesi var önlerinde ve burada tercihlerini savaş politikalarından yana koyduklarını da tecridi yani İmralı koşullarını ağırlaştırarak topluma göstermiş oluyorlar" diye belirtti. 
 
‘Tecritle çözüm yolu engelleniyor’
 
İktidarın tecridi ağırlaştırarak çözüm yolunu engellediğini dile getiren Ayşe, savaş politikalarını engelleyebilme gücüne sahip ve halkı uyarabilecek olan bir gücün de aynı zamanda engellendiğini belirtti. Ayşe, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin, ülkede gelişen kaos ortamının, ekonomik krizin, KHK'ların ve savaş çığırtkanlıklarının tümünü tecritle ilişkilendirebileceklerini vurguladı. Bir tıkanmışlık durumunun var olduğuna dikkat çeken Ayşe, “Hukukun askıya alındığı bir hadisedir, tecrit hadisesi. Sadece tecrit olarak ifade etmek de bu durumu sıradanlaştırıyor. Sadece tecrit ifadesini kullanmak İmralı tecridini yeterince yansıtmıyor. Orada bir yok etme politikası yürütülüyor. Hem fiziki hem de düşünsel anlamda bir yok edişten söz etmeliyiz. İktidar kendi egemenliğini orada kurmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. 
 
'Değiştirmek için çaba göstermeliyiz'
 
"Bu yok etme politikasına karşı onların görmediği, görmek istemediği bir direniş politikası da geliştiriliyor. Bu ikisini beraber değerlendirmek gerekiyor. Başarıya ulaşmış, kazanmış bir yok etme politikası yok" diyen Ayşe, önlerinde bir seçim sürecinin de olduğunu hatırlattı. OHAL'in devam ettiği bir süreçte seçimden bahsetmenin çok anlamlı olmadığına vurgu yapan Ayşe, "Seçimle ilgili konuşmaktan ziyade, seçim için sağlıklı koşulların olup olmadığını konuşmak gerektiğine inanıyorum. Seçimde ‘kim kimle ittifak yapar’ düşüncesinden öte seçim için güvenli ortamın olup olmamasıyla ilgileniyoruz. Tabi ki diğer saydıklarımız da önemli ama 'bu koşullarda seçim yapılamaz' deyip bu koşulları değiştirmek için çaba göstermeliyiz" dedi.