Hogir artık fotoğraftaki yaşında kalacak

  • 09:01 16 Mayıs 2018
  • Güncel

 

MARDİN- Nusaybin'de hafriyatların içinde bulunan maddenin patlaması sonucu yaşamını yitiren Hogır Kayran'ın ardında sadece iki fotoğrafı kaldı. Teyzesi Meyrem Kayran, "Yeter artık çocuklar ölmesin" dedi.  
 
Mardin'in Nusaybin ilçesinde 2 yıl önce ilan edilen ve daha sonra kaldırılan sokağa çıkma yasakları döneminde yaşanan çatışmalarda yıkılan evlerin hafriyatlarında bulunan patlayıcılar can almaya devam ediyor. Son olarak koyunları otlatan Hogır Kayran (11), hafriyatların arasından çıkan bir maddenin patlaması sonucu yaşamını yitirdi. İki yılda 5 çocuk, buldukları maddelerin patlaması sonucu yaşamını yitirirken, yerle bir edilen mahallerde halen patlayıcıların bulunması ihmalleri de göz önüne seriyor. 
 
'Evde iki fotoğrafı bulunuyor'
 
Üzerinde mavi okul önlüğü bulunan Hogır'ın ailesinde sadece iki fotoğrafı bulunuyor. Tıpkı Diyarbakır'ın Lice ilçesinde koyunlarını otlatan ve askeriyeden atılan havan topu ile bedeni paramparça edilen Ceylan Önkol gibi. Fotoğraflarda hiç büyümeyecek olan Hogir'ın evinde büyük bir sessizlik ve öfke hâkim. Hogır'ın teyzesi Meryem Kayran, "Hogır kuzu gibi biriydi" diyor. 
 
Hogır'ın gün boyu mahallede koyunlarını otlatıp oyunlar oynadığını söyleyen Meryem, Hogir'in ailesinin en büyük çocuğu olduğunu belirtiyor. Meryem, Hogırın yaşına rağmen sokağa çıkma yasakları döneminde Nusaybin'den çıkmak istemediğini ifade ederek, "Hogır bir annesini bir de Nusaybin'i çok severdi. Yasak sırasında buradan çıkmadı çıkmak da istemedi. Ben elinden zorla tutup çıkardım onu. Dışarıda kaldığımız zamanlarda burayı çok özlüyordu. Hogır sabahtan akşama kadar Nusaybin'den bahsediyordu" diye ekliyor. 
 
‘Bu evin içine de bir bomba düşürdüler’
 
Meryem, olayın yaşandığı günü ve tepkisini şöyle dile getiriyor: "Hogır ile en son evdeydik. Öğle yemeğini yedi, sonra kalktı 'hayvanımı çıkaracağım' dedi ve gitti. Şimdi diyorlar Hogır gitmiş o hafriyatların arasında kalmış gezmiş. Yağmurdan dolayı açığa çıkan o patlayıcıyı çıkarmış oynamış. Hiç de öyle değil, yağmurdan dolayı açığa çıkmıştı. Zaten oradaydı bomba, ben gittiğimde bile hala yeğenimin kanları oradaydı. Bomba toprak altından çıkmamıştı. Beton yığınının önünde bulunuyordu. Olaydan sonra olay yerinde yeni bir bomba daha görmüşler. Bu evin içine de bir bomba düşürdüler. Yeter artık, çocukların ölmesi yetmedi mi? Şehirler yıkıldı, insanların çocukları öldürüldü, şehirde çocuk bırakmadılar. Kim kaldı ki burada kimseyi bırakmamaya söz vermişler sanki."