İki şehir arasında iki emekçi kadın

  • 09:01 12 Haziran 2018
  • Emek/Ekonomi

 

Melike Aydın 
 
AYDIN - Milas-Söke yolu üzerinde bulunan dinlenme tesisinde çalışan Ümmühan Kaya ve Necmiye Meres, köyde tarım yapamadıkları için burada gözleme yaparak geçimlerini sağlamaya çalışıyor. 
 
Tarım politikaları köylerin boşalmasına ve köy kültürünün yok olmasına neden olurken, tohumun bozulması, yapay gübre ve tarım ilaçları nedeniyle verim de alınamıyor. Üretimi pazarlarda yer bulamayan köylüler, geçimleri için başka işler yapmak zorunda bırakılıyor. Düşük ücret ve uzun çalışma saatleri koşullarında çalışan kadınlar, el emeklerini başka yerlerde satarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Muğla’nın Milas ilçesi ile Aydın’ın Söke ilçesi arasındaki yol üzerinde bulunan dinlenme tesisinde çalışan Ümmühan Kaya ve Necmiye Meres, gözleme yapıp satıyor. 
 
İki çocuk annesi Ümmühan Kaya (40), kent merkezinden uzak ama köylerine yakın sayılan dinlenme tesisinde 7 yıldır odun ateşinde gözleme pişiriyor. Geçimin her geçen gün zorlaştığını belirten Ümmühan, çalışmak zorunda olduklarını söylüyor. Çocuk okutmanın devletin bir sorumluluğu olması gerektiği fikriyle daha önce tanışmadığını ifade eden Ümmühan “Çocuğumun geleceği için kaygılanıyoruz. Evlatlarımız da bizim için kaygılanıyor. Gün geçtikçe iş olanakları azalıyor. Burada ne kadar çalışacağımız belli değil. Şimdilik ayaklarımızın üzerinde duruyoruz. Dışarıya giden çok ama dışarının ortamına güvenemiyoruz” diyor. 
 
’12 saat çalışıyoruz’ 
 
Köy çevresinde iş bulmanın zor olmadığını ancak yevmiyelerin karın doyurmadığını kaydeden Ümmühan, “Burada 12 saat çalışıyoruz sabah 7 akşam 7… garantisi de yok ama köye yakın diye pek önemsemiyoruz. Allah’tan kayınvalidem var, evi ben yokken idare ediyor. Köyde ekim oluyor zeytinimiz var. Bizim dışımızda arıcılar var kamyonda çalışanlar var ama ekim alanları azaldı kimse uğraşmak istemiyor. Her şey pahalı ve sıkıntılı. Tohumu, gübresi, sürmesi, mazotu hep gider” diye konuşuyor.  
 
‘Kadınlar ev dışında çalışmalı’
 
Ümmühan’la birlikte 4 buçuk senedir çalışan Necmiye Meres de, yine buraya yakın başka bir köyden. Daha önce lokantada çalışan Necmiye, eşinin 35 yıl marangozluk yaptığını ama iş kazası nedeniyle çalışmadığını belirtiyor. Oğlunun 10 yıl garsonluk yaptığını, benzinlikte geçici işlerde çalıştığını kaydeden Necmiye, “Aldığıyla ancak kendisi geçiniyor. Bize faydası yok. Biz de çalıştığımızı ona ayırırız. Bizim tarlamız bile yok evimiz var sadece” ifadelerini kullanıyor.  
 
Kadınların ev dışında çalışmasının, maddi gelire sahip olmasının önemli olduğunu belirten Necmiye, şöyle devam ediyor: “Kadın çalışmalı, çalıştı mı kendini ezdirmezsin. Bir şey alırken eşine sormuyorsun ama hiç çalışmamış olsam her eksiği erkekten istemek zorunda kalırım. Kendin çalışınca kendin karar verip alıyorsun.”